'Fil Hastalığının Kaderi Değişti'

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Prof. Dr. Karaaltın: 'Son zamanlarda mikro cerrahinin ve süper mikro cerrahinin gelişmesiyle fil hastalığının kaderi değişti. Masaj gibi geçici, hedefe yönelik tedaviler kullanılıyordu. Mikro cerrah olarak, 'madem doku nakilleri yapıyoruz neden lenf düğümlerini nakletmeyelim' dedik. Bunu ilk olarak hayvan çalışmalarında kullandık ve başarıyı ulaştık. 5 yıldır bu ameliyatı yapıyorum' Ameliyatla iyileşen Eroğlu: 'Birçok hastane gezdim ve çeşitli tedavi yöntemleri denedim. Ama kesin tedavi olamadım. En sonunda Mehmet Veli hocamın, lenf düğüm ameliyatı sayesinde sağlığıma kavuştum'

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın, "Son zamanlarda mikro cerrahinin ve süper mikro cerrahinin gelişmesiyle fil hastalığının kaderi değişti. Masaj gibi yöntemler, hedefe yönelik tedaviler kullanılıyordu. Mikro cerrah olarak, 'madem doku nakilleri yapıyoruz neden lenf düğümlerini nakletmeyelim' dedik. Bunu ilk olarak hayvan çalışmalarında kullandık ve başarıyı ulaştık. 5 yıldır bu ameliyatı yapıyorum." dedi.

Anadolu Lenfödem Derneğince düzenlenen "2. Lenfödem Sempozyumu"nda AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Karaaltın, insan vücudundaki üç dolaşım sisteminden biri olan lenfatik dolaşım sisteminin bozulmasının 'fil ayak' hastalığına neden olduğunu söyledi. Lenfatik sistemde lenf düğümlerinin kalp gibi pompa görevi gördüğünü belirten Karaaltın, dolaşım sistemindeki lenf düğüm seviyesinde veya damarlarda problem olduğunda fil ayak hastalığının ortaya çıktığını vurguladı.

Lenf ödemini, "lenf bezleri veya lenf yollarında doğuştan ya da edinsel şekilde oluşan hastalık" şeklinde tarif eden Karaaltın, bu hastalıkta lenfatik sistemlerdeki bozukluk sonucu dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması nedeniyle ilgili vücut bölgesinin şiştiğini anlattı.

Karaaltın, fil ayak hastalığının en önemli belirtilerinin, yaşam kalitesinin düşmesi, şişlik, ayak, bacak ve kollarda çap farkı, hareket kısıtlılığı, ağrı ve enfeksiyon ataklarının olduğunu dile getirdi.

İki test ile lenfödem yani fil ayak hastalığın kesin tanısının konulabileceğini kaydeden Prof. Dr. Karaaltın, "Sintigrafi ile hastaya bir ilaç veriliyor ve hastanın lenfatik damarının nerede tıkandığını görebiliyorsunuz. Ayrı bir bilim dalı, kimisi buna güvenmiyor bu ayrı bir bilim dalı. Ayrıca kızılötesine yakın veya gece görüşü kamera sistemiyle lenfatik damarları görüntüleyebiliyorsunuz." dedi.

- Ödem tutmayla aynı değil

Halk arasında çok sık kullanılan "ödem tutma" ile bu hastalığın karıştırılmaması gerektiğine işaret eden Karaaltın, ödemin kalp yetmezliği veya genel bir dolaşım bozukluğundan kaynaklandığını söyledi.

Prof. Dr. Karaaltın, şöyle devam etti:

"Son zamanlarda mikro cerrahinin ve süper mikro cerrahinin gelişmesiyle fil hastalığının kaderi değişti. Masaj gibi yöntemler, hedefe yönelik tedaviler kullanılıyordu. Mikro cerrah olarak, 'madem doku nakilleri yapıyoruz neden lenf düğümlerini nakletmeyelim' dedik. Bunu ilk olarak hayvan çalışmalarında kullandık ve başarıyı ulaştık."

Karaaltın, 5 yıldır lenf düğümü tedavisini uyguladığını belirterek, "Burada temeldeki mantık, farklı bir bölgeden bir lenf düğümünü alıyoruz ve sorunlu olan yere taşıyoruz. Örneğin ayaktaki en uç kısma, diz arkasına yerleştiriyoruz. Zaman içinde burada o lenf düğümleri hem pompa görevi görüyor hem de damarlanmayı oluşturuyor. " şeklinde konuştu.

"Üç seviyeli lenf düğüm" ameliyatını da Türkiye'de kendisinin uyguladığını anlatan Prof. Dr. Karaaltın, vücudun 3 ayrı yerine lenf düğümü naklettiğini ve tedavinin daha kolay cevap verdiğini söyledi.

Ameliyat ile hastalığın evrelerinin gerilediğini dile getiren Karaaltın, "Bazı hastalarda ameliyat sonrasında 40 santimetreye kadar incelmeler oluyor. Kıyafet bulmakta zorlanıyordu hastalar ama tedavi sonrasında herşeyi rahat giyebiliyorlar. Hafifliyorlar en önemlisi." dedi.

- "12 yıl tanı konulamadı"

Prof. Dr. Karaaltın'ın hastası Kurtuluş Eroğlu ise 12 yaşındayken düşme sonucunda vücudunun çeşitli yerlerinde şişlikler meydana geldiğini ve yıllarca bacaklarında oluşan ağrı ve şişlikle dolaştığını söyledi.

Eroğlu, 8 yıl önce enfeksiyon sonucu hastaneye yattığında kendisinde fil ayak hastalığı tanısı konulduğunu belirterek, "12 yıl boyunca tanı konulamadı. Ama enfeksiyonla hastaneye yattığımda hastalığım netleşmişti. Sol bacağımda sağ bacağıma göre çok büyük bir çap farkı vardı. Birçok hastane gezdim ve çeşitli tedavi yöntemleri denedim. Ama kesin tedavi olamadım. En sonunda Mehmet Veli hocamın, lenf düğüm ameliyatı sayesinde sağlığıma kavuştum." dedi.

İki yıl önce ameliyat olan Eroğlu, fil hastalığına yakalananlara umutlarını kaybetmemelerini, lenf ödem ameliyatı sayesinde sağlıklarına kavuşabileceklerini anlattı.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile