Türk Metal Sendikası Genel Eğitim ve Toplu İş Sözleşme Sekreteri Yavuz Gökçe, Çelik-İş Sendikası Genel Sekreteri Şenel Oğuz'un açıklamalarına cevap verdi. Gökçe, Türk Metal'in Karabük'e ayak basar basmaz işçi kazanmaya başladığını kaydeden Gökçe, "Malum sarı sendika ve yöneticileri, Akbank'tan aldığı bankacılık hesap belgesi ile Türk Metal'in KARDEMİR'de bin 174, Kardökmak'ta 71 üyesi olduğunu iddia etmiş 'Aksini ispatlarlarsa kendimi haddehane meydanın da asarım' demiştir. Biz de 'Aksini ispatlayamazsak, ben kendimi asarım. Asmayan namerttir. Buyursun istediği TV kanalında, kamuoyu önünde bunu ispat etmeye ve tartışmaya hazırım' demiştim. Ama cesaret edip kimse gelemedi. KARDEMİR'de kim sözünün eri, kim mert işçi tarafından gayet iyi bilinmektedir. 9 Haziran tarihinde Karabük'e ilk geldiğimiz gün, üç gün içinde 2 bin 100 işçi akın akın Türk Metal'e geçtiyse malum sendikayı artık istemediklerini açık, seçik net olarak ortaya koymuşlardır. Hatta Sendika Genel Başkanı Sayın Tankut'un istifasına sebep olmuştur. Kendisi de bunu eşi ile konuşarak karar verdiğini Yerel TV'lerde açıklamıştır. Sendika Genel Başkanı bile doğruyu söyleyerek Türk Metal'in çoğunluk üye sayısını kabul etmiştir. Demek ki Çelikişveren'den istifa eden arkadaşlarımızın noter kaydı Sayın Tankut'a gidiyor da, acaba Genel Sekreter'e gitmiyor mu? Yine bu kendi aralarında bir ayrıcalık ve tezatlık yaşadıklarını ortaya koymuyor mu? Yoksa Genel Sekreter bu durumu fırsat bilip, Genel Başkanlık hesabı mı yapıyor? Ancak 29 işçiyi işten atan, 30'a yakın arkadaşımızı ücretsiz izne çıkartan, 100'e yakın kişinin yıllık izinlerini öne çekerek gözdağı vermeye kalkmışlardır. Birçok işçi kardeşimizi ya işten atmakla, ya da ücretsiz izne çıkartma tehdidi ile geri döndürmeye çalışmışlardır. KARDEMİR işçisini ekmekleri ile tehdit etmişlerdir. Ama çoğunluğun Türk Metal'de olduğu meydanlarda açıkça görülmektedir. Bir başka açıklamasında da 'KARDEMİR'de Toplu Sözleşme yetkisi 3 Eylül 2010 tarihinden itibaren başlıyor' diyor. Diğer bir konu ise, Yargıtay yetki başvurusundan kısa bir süre önce işyerine işçi alımını ve bu işçilerin sendikaya üye yapılmasını muvazaalı, yani, danışıklı üye olarak nitelemekte olup bu durumun incelenmesine ayrı önem göstermektedir. Dolayısıyla bir sendikanın yasal çoğunluğunu ya da azınlığını bertaraf atmaya yönelik bu tür gayretleri boşa çıkarmak için Yargıtay sonradan alınan işçileri toplam işçi sayısından düşmektedir. Bu duruma örnek çok sayıda Yargıtay kararlarını biz KARDEMİR işçilerine dağıttık ve malum sendikaya da öğrettik. Bir taraftan 29 kişiyi işten atacaksınız, diğer taraftan 30 kişiyi ücretsiz izine çıkartacaksınız ve ardından işçi alacaksınız yok öyle mama. Kimseye yedirmezler. İşte bu muvazaalı üyeliğin ta kendisidir ve bizim kanıtlamamız içinde bal-kaymaktır. O yüzden Türk Metal Sendikasına üye olmayan veya geri giden arkadaşlara sesleniyorum. Kesinlikle mahkeme 1-2 yıl da sürse Türk Metal kazanacaktır. Bir an önce gelin üye olun. Türk Metal Sendikası mahkeme kararıyla olsun veya olmasın yetkiyi burada yüzde 99 alacaktır. Çelik İşveren yetkiyi alması veya olası bir mahkemeyi kazanma ihtimali yüzde bir bile değildir. Çelik İşveren burada yetkiyi alsa bile emekçinin hakkını nasıl koruyacaktır? Şimdi sermayenin kucağında olan bu malum sendika işverenin karşısına ne yüzle çıkıp hak isteyecek. İşveren 'Hadi git işine, benim sayemde buradasın' deme hakkına sahip olacaktır. Bu sebeplerden dolayı Türk Metal'e üye olmayan veya geri giden arkadaşlara canı gönülden sesleniyorum, gelin Türk Metal'e üye olun ve geleceğinizi güvence altına alalım. 'Her işçinin çocuğu okuyacak diye bir kaide yoktur' diyen zihniyeti ortadan kaldıralım. İşçi çocuğunun da en iyi eğitimi alma hakkı olduğunu ispatlayalım. Biz Türk Metal olarak okuyan işçi çocuklarına karşılıksız burs veriyoruz. Ya onlar? 40 yıldır aidat ödediğiniz Çelik İşveren bir çocuğunuza burs verdi mi? Bırakın burs vermeyi 'İşçi çocuğu okumasa ne olur' diyor ve kendi çocuklarını ise özel kolejlerde, Amerika'larda okutuyorlar. Değerli KARDEMİR işçileri fırsat bu fırsattır. Bu yetki mücadelesinin mahkemeye gitmemesi Çelik İşveren'e üye olan işçilerin elindedir. Haydi, korkmayın, kırın zincirlerinizi, esaretten ve sefaletten kurtulun. Dizlerinizin üzerinde sürünerek yaşamaktansa, ayakta dimdik ölmek bize yakışan bir duruştur. Gelin yüzde 42'lerinizi ve kaybettiğiniz haklarınızı beraber alalım. En az 2.500 TL maaş alın. KARDEMİR işçisi eski onurlu ve parlak günlerine tekrar dönsün. Karabük kazansın, Kardemir işçisi kazansın ve hepimiz kazanalım" dedi.
Gökçe'den Çelik-iş'e Cevap
Türk Metal Sendikası Genel Eğitim ve Toplu İş Sözleşme Sekreteri Yavuz Gökçe, Çelik-İş Sendikası'na cevap verdi.



















