Gripli Hastaya Kemoterapi Uygulandığı İddiası

Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Prof. Dr. Fuat Gündoğdu: 'İddia edilenin aksine gribal bir enfeksiyonun kanser diye nitelendirilerek buna yönelik bir tedavinin uygulanması söz konusu değildir. Hastaya üniversite hastanemiz ile diğer hastanelerde yapılan tetkiklerde hiçbir şekilde gribal enfeksiyon ibaresi yer almamaktadır' 'Öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince değerlendirilerek hazırlanan raporda, hastanın takip/tedavisinde görevi kötüye kullanma ile ilgili bir durumun söz konusunu olmadığı, üniversite hastanesi çalışanlarının hastanın tanısı için gerekli tüm işlemleri yaptığı, tedavinin uygun olduğu, çalışanların olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı ve ceza soruşturması açılmasının gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır'

Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Gündoğdu, gripli hastaya kemoterapi uygulandığı iddialarına ilişkin, "İddia edilenin aksine gribal bir enfeksiyonun kanser diye nitelendirilerek buna yönelik bir tedavinin uygulanması söz konusu değildir. Hastaya üniversite hastanemiz ile diğer hastanelerde yapılan tetkiklerde hiçbir şekilde gribal enfeksiyon ibaresi yer almamaktadır." dedi.

Gündoğdu, basında yer alan grip olduğu öne sürülen bir hastaya kemoterapi uygulandığına ilişkin haberlerle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Haberin asılsız olduğunu, hastanın üniversite hastanesinde yapılan biyopsi sonucu ile Ankara Üniversitesinde yapılan biyopsi sonucunun örtüştüğünü, tedavide bir hata olmadığını ve hastanın şifa ile taburcu edildiğini belirten Gündoğdu, gribal bir enfeksiyonun kanser diye nitelendirilerek buna yönelik tedavi uygulanmasının da söz konusu olmadığını vurguladı.

Gündoğdu, "Hastaya üniversitemiz ile diğer hastanelerde yapılan tetkiklerde hiçbir şekilde gribal enfeksiyon ibaresi yer almamaktadır. Sonuç olarak bu olayda herhangi bir ihmal, dikkatsizlik veya usul hatası olmayıp, tıbbi açıdan hastaya son derece dikkatli ve özenli yaklaşılmış, tüm işlemler tıbbın gereklerine uygun şekilde yerine getirilmiştir. Gerçeklerle örtüşmeyen bu asılsız iddialarda bulunanlar hakkında üniversitemizin gerekli yasal haklarını kullanacağını kamuoyuna arz ederiz." dedi.

Hasta Yılmaz Kızıloğlu'nun 3 yıl önce halsizlik, kilo kaybı ve yüksek ateş şikayetiyle başvurduğu üniversite hastanesinde tedavi gördüğünü ifade eden Gündoğdu, hastaya KBB, iç hastalıklar ve hematoloji bölümlerince yapılan konsültasyonlar ve diğer tetkikler neticesinde kan değerlerindeki anormallik nedeniyle biyopsi yapılmasının önerildiğini anlattı.

- "Hastaya romatolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan medikal tedavi uygulandı"

Yapılan biyopsinin pataloji raporunda kesin tanı ve kanaate varılamaması nedeniyle Kızıloğlu'nun biyopsisinin bizzat hastane tarafından, Ankara Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalına gönderildiğini vurgulayan Gündoğdu, şöyle konuştu:

"Hastanın raporu ile patoloji sonuçlarının değerlendirilmesiyle hasta bilgilendirilerek bizzat kendisinin yazılı onayı alınmış ve tedaviye başlanmıştır. Hastanın genel durumunun da bozuk olması nedeniyle hastaya lenfoma ve vaskülit ile seyreden immünolojik-romatolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan medikal tedavi uygulanmıştır. Ankara'ya gönderilen biyopsinin sonucu, 20 Ağustos 2015 tarihinde üniversite hastanemize rapor halinde iletilmiş ve bu raporda tüm bulgular öncelikle 'vaskülitle seyreden immünolojik- romatolojik kökenli hastalıkların lenf nodülünde gözlenen ikincil değişiklikler olduğunu desteklemektedir' denilerek üniversite hastanemizin patoloji raporuyla örtüşen ifadelere yer verilmiştir."

Gündoğdu, hastaya verilen kemoterapi ilaçlarının lenfoma hastalarında kullanıldığı gibi romatolojik ve immünolojik hastalıklarda da kullanıldığını ve hasta Kızıloğlu'nun yapılan tedaviler sonucu şikayetlerinin sona erdiğini vurguladı.

Tedavide kullanılan ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkan saç dökülmesi, bulantı gibi durumların da geçici olduğunu ve bu durumun tıbben bilindiğini anlatan Gündoğdu, "Hastaya yapılan tedavide bir hata olmadığı açıktır. Hasta şifa ile hastanemizden taburcu edilmiştir. Tedavi sonrası çekilen PET raporu, hastanın tedavi öncesinde çeşitli organlarında gözlemlenen büyüme ve bozulmanın düzeldiğini göstermiştir. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi hekimlerince hastanın tanısı için gerekli tüm işlemlerin ayrıntılı bir şekilde yapıldığı, tedavisinin de doğru bir şekilde planlandığı ve uygulandığı anlaşılmaktadır. " diye konuştu.

- "Bilirkişi heyeti görevi kötüye kullanma ile ilgili bir durumun söz konusu olmadığını rapor etti"

Prof. Dr. Gündoğdu, hasta Kızıloğlu'nun sağlığına kavuşmasının ardından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına hastane çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015 yılına ait verilen görevsizlik kararı ile dosyanın üniversitemize gönderilmesine karar verilmiş, üniversitemize intikal eden dosya ile ilgili ivedilikle soruşturmacı tayin edilmiştir. Dosya, konu üzerinde bilirkişi inceleme yapılması amacıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesine (KTÜ) gönderilmiş, KTÜ İç Hastalıkları Anabilim Dalı (İmmünoloji-Romatoloji, Onkoloji ve Hematoloji) öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince değerlendirilerek hazırlanan raporda, hastanın yatışından sonra klinik, laboratuvar ve patolojik bulgularla ilgili, hekimler tarafından yapılan işlemlerde ve hastanın takip/tedavisinde görevi kötüye kullanma ile ilgili bir durumun söz konusunu olmadığı, üniversite hastanesi çalışanlarının hastanın tanısı için gerekli tüm işlemleri yaptığı, tedavinin uygun olduğu, çalışanların olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı ve ceza soruşturması açılmasının gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır."

Söz konusu dosyayı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına 2 yıl önce gönderdiklerini belirten Gündoğdu, Kızıloğlu'nun bu süreçten iki yıl sonra üniversiteye başvurarak dosyanın akıbeti hakkında bilgi aldığını ve Danıştaya olayla ilgili itirazda bulunduğunu da söyledi.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile