Diyabet Vakfının öncülük ettiği Diyabeti Durduralım Projesi‘nin lansmanı, projeyi himayesine alan Cumhurbaşkanlığında yapıldı. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül‘ün yanı sıra Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bazı milletvekilleri ve çok sayıda sağlık sektörü temsilcisinin katıldığı programın sunuculuğunu şovmen Beyazıt Öztürk ile diyabet hastası tiyatrocu Derya Baykal yaptı. Opera sanatçısı Mesut İlktuğ‘un opera yorumuyla türküler seslendirmesinin ardından toplumun diyabet hakkında yeterli bilgisi olmadığını gösteren sinevizyon gösterildi. Sinevizyonda bir çaycının, "spor yapıyor musunuz?" sorusuna verdiği "Yapmaz mıyız. Akşama kadar sağa sola koşturuyoruz, çay götürüyoruz" cevabı, salonda gülüşmelere neden oldu. Sunucu Beyazıt Öztürk, daha önce de başka bir proje için Çankaya Köşkü‘ne geldiğini anımsatarak, "Köşk‘ün o günkü ile bugünkü durumu arasında çok fark var. Belli ki Hanımefendinin eli değmiş" dedi.
Derya Baykal da kendisinin daha önce Çankaya Köşkü‘ne geldiğini ve "En güzel Türkçe Konuşma Ödülü" aldığını ifade etmesi üzerine Beyazıt Öztürk, "Benim için böyle bir şans hiçbir zaman olamaz. ‘R‘leri söyleyemiyorum" dedi. Baykal, 12 yıldır tip-1 diyabet hastası olduğunu belirterek, hastalığın çok zor olduğunu ancak başarıyla mücadele ettiği için kendisiyle gurur duyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, programda yaptığı konuşmada, projeyi başlatanlara, sunuculuğu üstlenen Beyazıt Öztürk ve Derya Baykal‘a ve sanatçılara teşekkür ve takdirlerini iletti. Herkese, diyabetin önemini hatırlatmak ve hastalıkla mücadelede daha fazla çalışmasını temin etmek için projeyi Cumhurbaşkanlığının himayesine aldıklarını belirten Gül, lansmanın Çankaya Köşkü‘nde yapılmasının bir anlamda devlet kurumları için talimat, sivil toplum örgütleri için teşvik niteliği taşıdığını söyledi.
Abdullah Gül, bugünkü toplantıdan sonra yapılacak faaliyetlere hız verilmesinin önemli olduğunu dile getirerek, "Bu toplantıyla adeta füzeyi ateşleyerek fırlatmış oluyoruz" dedi.
-"SALGIN KELİMESİNİ GÖRÜNCE HAYRET ETTİM"-
Diyabetin, başka hastalıklara altyapı oluşturduğuna dikkati çeken Gül, şunları kaydetti:
"Dünyada da böyle ama işin kötüsü Türkiye‘de çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Sayın Sağlık Bakanı beni dün ziyaret etti. Bana diyabet ve diğer hastalıklarla ilgili iki kitapçık verdi. Türkiye‘de bir çok hastalık neredeyse elimine edilmiş, yok olmuş, yaşam süresi uzamış, çocuk-anne ölüm oranı gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkmış. Kitapçıklardan birinde bir grafiğin altında Türkiye‘de kilo ve obezitenin salgın seviyesine ulaştığı yazıyordu. Salgın kelimesini okuyunca hayret ettim. Türkiye‘de 1998 yılında normal kiloda olanlar nüfusun yüzde 55‘i imiş, oysa 2010 yılında normal kiloda olanların oranı yüzde 27.5 seviyesine düşmüş. Nüfusun yüzde 36‘sı obez, yüzde 36‘sı kilolu. Bu dikkati çekici bir şey. Diyabet, bütün uzuvları rahatsız eden bir hastalık. Bu da diyabete ayrı bir önem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
İnsan hasta olduktan sonra tedavi, hem maddi anlamda hem çekilen acılar açısından maliyetli. Yazık gerçekten... O zaman hastalığı önleyici çalışmalar önem kazanıyor. Savaşlar, depremler, tabii afetler oluyor. Bunların bazılarına bir şey yapamıyoruz ama gelişmişliğin, kalkınmışlığın hastalıklarını üzerimizde taşımamalıyız. Bunun için köklü bir eğitim en önemli nokta. Okullarda çocukların en iyi şekilde eğitilmesi gerekiyor. Bu uğurda harcayacağımız para tedavi giderinin belki yüzde 1‘i olacak."
Diyabet hastalığında beslenme alışkanlığının da önemli bir faktör olduğunun belirtildiğini söyleyen Gül, "Yeme-içme deyince hanımların söz hakkı daha çok. Biz, biraz da onlara bağlıyız. Nihayette önümüze ne gelirse onu yiyoruz" diye konuştu.
Kadınların da bu konudaki düşüncelerinin önemli olduğunu ifade eden Gül, bu konudaki görüşlerini açıklamak üzere eşi Hayrünnisa Gül‘ü kürsüye davet etti.
-"YEMEK KÜLTÜRÜMÜZÜ YENİDEN CANLANDIRMALIYIZ"-
Gül Çiftinden Diyabete Karşı Mücadele
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, diyabetin Türkiye‘de hızla geliştiğini belirterek, "Gelişmişliğin, kalkınmışlığın hastalıklarını, üzerimizde taşımamalıyız" dedi.



















