Haiti Devlet Başkanına suikastta flaş detay!

Haiti Devlet Başkanına suikastta flaş detay!

Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin yaşamını yitirdiği suikastta yeni bir iddia ortaya atıldı. Suikasttaki saldırganların kendilerini ABD ajanı olarak tanıttıkları öne sürüldü.

Tüm dünyayı şoke eden Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin evine düzenlenen ve karısının da ağır şeklde yaralanmasına sebep olan suikastta detaylar gün yüzüne çıkmaya başladı.

ABD'den İngiltere'ye kadar pek çok ülkeden peş peşe kınamaların geldiği suikastta, Başkan Moise 'ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) ajanı olduklarını iddia eden' silahlı kişiler tarafından canice öldürüldü.

Fransızca konuşulan ülkenin başbakanı tarafından yapılan açıklamaya göre, bazıları İngilizce ve İspanyolca konuşan bir grup 'yabancı', Çarşamba günü gece saat 1 civarında Port-au-Prince'in yukarısındaki tepelerde Moise'nin evine girdi.

53 yaşındaki Moise vurularak öldürüldü, 47 yaşındaki First Lady Martine ise Başbakan Claude Joseph'in 'nefret dolu, insanlık dışı ve barbarca bir davranış' olarak nitelendirdiği saldırı sonucu ağır şekilde yaralandı. First Lady tedavi için Miami'ye nakledildi.

Bir görgü tanığı tarafından kaydedildiği iddia edilen görüntülerde, Amerikan aksanlı biri megafona 'DEA operasyonu. Herkes geri çekilsin. DEA operasyonu. Herkes geri çekilsin, geri çekilin.' diye bağırıyor.

Devlet Başkanı Moise'in evinin bulunduğu Pelerin 5 mahallesinde olduklarını söyleyen birinin, sosyal medya platformu Instagram'a yüklediği videoda daha sonra silah sesleri patlıyor.


SUİKASTÇİLER 'PARALI ASKER' ÇIKTI


Bir hükümet kaynağı Miami Heral gazetesine yaptığı açıklamada, saldırganların narkotik ajanı taklidi yaptığını ancak kendilerinin aslında 'paralı asker' olduklarını söyledi.

Moise, Haiti'yi bir diktatörlüğe dönüştürmekle, bu yılın başlarında görev süresi sona erdikten sonra başkanlığı bırakmayı reddetmekle, korku yaymak için silahlı çeteleri kullanmakla ve iktidarını güçlendirmek için anayasayı değiştirmeye çalışmakla suçlanıyordu.

EL BOMBASI VE İHA'LARLA SALDIRDILAR


Moise, bir beyin cerrahı olan Ariel Henry'yi yeni başbakan olarak aday göstermesinden bir gün sonra öldürüldü. Son dört yılın sekizinci başbakanı olan Henry, görevi bu hafta Nisan ayında geçici olarak atanan Joseph'ten devralacaktı.

Dün gece sakinler, yüksek sesle mermiler duyduklarını ve mahallede siyahlar içinde koşan adamlar gördüklerini bildirdi. Ayrıca bir el bombasının patladığı ve insansız hava araçlarının konuşlandırıldığı iddiaları da vardı.

Bir komşu tarafından çekildiği ileri sürülen diğer videolar, tüfekli adamların başkanın evinin önüne geldiğini gösteriyor. Videoda görünen kişilerin ülkenin güvenlik güçleri mi yoksa paralı asker mi oldukları belli değil.

BAŞBAKAN OHAL İLAN ETTİ


Daha önce ülkenin yönetimini üstlendiğini söyleyen Başbakan Joseph, Çarşamba günü kendisine ek yetkiler veren bir OHAL ilan etti. Başbakan, 'Az önce olağanüstü bir bakanlar kurulu toplantısına başkanlık ettim ve ülke genelinde OHAL ilan etmeye karar verdik' dedi.

Başbakan Joseph, polis ve silahlı kuvvetlerin 'Devletin devamlılığını garanti altına almak ve halkı korumak için her türlü tedbiri' aldığını söyledi.

'ŞİDDET SARMALI BAŞLAYABİLİR'


Avrupa Birliği dış politika sorumlusu Josep Borrell, saldırının 'istikrarsızlık ve şiddet sarmalı' başlatma riski taşıdığı konusunda uyardı. Borrell şunları ekledi: 'Bu suikastın failleri bulunmalı ve adalete teslim edilmelidir.'

BIDEN: ŞU AN ŞOK İÇİNDEYİM


ABD Başkanı Joe Biden, suikast nedeniyle 'şoke' olduğunu ve çok daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu söyledi. ABD Başkanı yaptığı açıklamada, 'Başkan Jovenel Moise'nin korkunç suikastını ve First Lady Martine Moise'e yapılan saldırıyı duyduğumuz için şok içindeyiz ve üzgünüz' dedi.

'Bu iğrenç eylemi kınıyoruz. First Lady Moise'nin iyileşmesi için en içten dileklerimi gönderiyorum' diyen Biden, gazetecilere yaptığı açıklamada olayı 'son derece endişe verici' olarak nitelendirdi.

BORIS JOHNSON: İĞRENÇ BİR EYLEM


İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Twitter'da 'Bay Moise'nin ölümü karşısında şok ve üzüntü duyduğunu' belirterek, bunu 'iğrenç bir eylem' olarak nitelendirdi ve sükunet çağrısı yaptı.

KENDİSİNE SUİKAST YAPILACAĞINI SÖYLEMİŞTİ


Başkan Moise'nin ölümü, kendisinin bir diktatör gibi davrandığı ve seçim yapmayı reddettiği iddiaları üzerine ülkedeki kitlesel protestolar sırasında polisin Şubat ayında bir suikast planını bozduğunu iddia etmesinin ardından geldi.

Buna karşılık, üst düzey bir yargıç ve bir polis memuru da dahil olmak üzere komplonun arkasında olduğunu söylediği 23 kişi tutuklandı. Moise, o sırada ulusa seslendiği bir konuşmada, 'Hayatıma kast edildi. Saraydaki güvenlik şefime teşekkür ediyorum. Bu insanların amacı hayatıma kastetmekti ama planları suya düştü' dedi.

15 BİNE YAKIN İNSAN CİNAYETLER NEDENİYLE KAÇTI


Moise'nin ölümü, aylarca süren şiddetli gösterilerin ve başkanın iktidarda kalmak için silahlı çeteleri kullandığının iddia edilmesinin üzerine, ülkeyi tamamen kargaşaya sokma riski taşıyor. 14 bin 700'den fazla insan cinayetler nedeniyle evlerini terk etti.

Ülkede sadece 10 seçilmiş yetkili var ve başkanın ölümü halinde iktidara kimin geleceği konusunda yasal bir çerçeve yok. Bazı raporlar, bir sonraki başkanın Yüksek Mahkeme başkanı olması gerektiğini öne sürdü ancak yargıç da yakın zamanda Kovid-19'dan öldü.

Başbakan Joseph'in resmi olarak Moise'nin yerine geçmesi için Haiti parlamentosunun onayına ihtiyacı olacak ancak yakın zamanda seçim olmaması nedeniyle yasama organı fiilen feshedilmiş durumda.

HAVALİMANI KAPATILDI


Port-au-Prince'in genellikle işlek olan caddeleri, Çarşamba sabahı Haitililer haberle şok içinde uyandığında büyük ölçüde boştu. Ülkenin ana havalimanı olan Toussaint Louverture Uluslararası Havalimanı, diplomatik ve insani uçuşlar dışında kapatıldı.

Bu arada Dominik Cumhuriyeti, Haiti ile olan kara sınırının 'derhal kapatılması' emrini verdi. Ülkeler Hispaniola adasında 400 kilometrelik bir sınırı paylaşıyor. Dominik Devlet Başkanı Luis Abinader, Twitter'da cinayetin 'Haiti ve bölgedeki demokratik düzeni baltaladığını' söyleyerek cinayeti kınadı.


SEÇİM İSTEYEN BİNLER SOKAKLARI DOLDURMUŞTU


Binlerce kişi, Moise'nin iktidara tutunabilmek için anayasada kapsamlı değişiklikler yapma çabalarının ortasında istifa etmesi ve seçim yapılmasını talep etmek için bu yılın başlarında başkentin sokaklarını doldurdu.

Muhalifler, 2017'de iktidara gelen başkanın görev süresi sona erdiği için önceki yıl seçimleri yapamamasının ardından, 7 Şubat'ta görevi bırakması gerektiğini savunuyorlardı.

DİKTATÖRLÜK İTHAMLARINI REDDETMİŞTİ


Moise, beş yıllık görev süresinin 2022'de sona ereceğini iddia etti - Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşmiş Milletler, 2021'in sonuna kadar yapılacak özgür ve şeffaf bir seçim çağrısında bulundu.

Geçen yıl bir röportajda, Moise yolsuzluk iddialarına karşı kendini savundu ve ülkeyi bir diktatörlüğe çevirdiği ithamlarını reddederek 'Bu krize bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Kararnameyle yöneten ilk başkan ben değilim' dedi.

Moise ayrıca, hükümet sözleşmelerini denetleme yetkilerini sınırlayarak ve yalnızca başkana cevap veren bir istihbarat teşkilatı oluşturarak mali uygunsuzluk ve yetki gaspı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı.

Moise, tek bir yasama organı bırakarak Senato'yu kaldırmak ve hükümeti düzene sokmak amacıyla başbakanlık görevini yalnızca kendisine cevap veren bir başkan yardımcısıyla değiştirmek istemişti.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile