Başbakan Erdoğan şunları söyledi;
17 Nisan'da yazar ve düşünürlerimiz ile 5 Haziran'da özellikle de spor düyamızın gerek federasyon başkanlarımızın sporda aktif rol almış oyuncularımız ile bir araya geldik. Bu benzeri toplantıları noktaladıktan sonra şimdi bir araya geldik.
Tabi şimdi bu salon dışında bir araya geldik. Alevi vatandaşlarımızı inanç gruplarımızın temsilcileri ile istişareler yaptık. Radyocularımızı bir araya getirdik internet medyası mensuparını bir araya getirdik. Zaman zaman eleştirilerede maruz kaldık. Diğer farklı kesimlerden olsun bu buluşmalarımızı istisma eden bununla ilgili çok çok farklı ifade etmekde azze giriyorum "dalga" geçer oldular.
Davetimizi kabul ederek bizimle bir çok birlikte bir araya gelen ilk kez bizim Başbakanımız devlet ilk kez bizim halimizi ilk halden dinliyor soruyor sorunlarımıza kulak veriyor son derece olumlu tepkilerde aldık.
Elbette mille meseleler hakkında önemli fikirleri vardır. Zira sahnedikleri sinemada oynadıkları bu rollerin bir derinliği vardır. En azından bir senaryoyu bir araya getirip marifetlerini ortaya koyuyorlar. Ülkenin tarihinden eskiden bu güne ülkemizin dış dünya'ya bakışları vs ile bakış açılarını etkiliyorlar. Yazarlarımızın düşünürlerimizin elbette bizim göremediğimizi rolleri göremedikleri oluyorlar.
Bizim toplumumuz çok hızlı değişiyor. Çok hızlı uyum sağlıyor. Bilim'in teknolojinin hızla ilerlediği yaslanamaz bir durumda olduğu durumda bizim halkımız da bu değişikliği çok derinden hissediyor. Buna hızla ayak uyduruyor. Siyasal iletişim stratejilerin değişmemesi asla kabul edilemez.
Yerlerşik medyanın bu toplumdaki iyi okuyamadığı için yıllarca körelmiş statiği savundu korudu. Hep bunu başarı olarak gördüler. Tehdit altları ile bugünüde yarınıda inşa edemeyiz. Bu ülkede nice isimler sakıncalı görüldü. Millet'in gönlünde yer tutan bu isimleri beyeniriz beyenmeyiz.
Nice sorunlar mayınlı arazi olarak görüldüler. Kimse o sorunların yanına yaklaşmadı. Ciddi şekilde olumsuz etkileyen o sorunların üstüne gidilmedi. Açıkçası sorunların üstü örtüldü. Yıllar boyunca nice kavramlar tabulaştırıldı. Hatta düpe düz yasak ilan edildi. Ne yazıkki bunlar tatrışalamadı ve eleştirilemedi. Medyanın bürokrasinin siyasetin dokunmaya yazmaya konuşmaya cesaret edemediği bir çok sorun köy kahvelerinde mahalle kahvelerinde samimi sohbetlerde hiç tereddütsüz konuşuldu. Biz hükümet olarak bu tabuların kaldırılmasının azmini verdik veriyoruz.
Milletin samimiyetini konuşulamayan yazısını eleştirilemeyen eleştirilsin istiyoruz. Her meseleyi tartışalım konuşalım istişare edelim istiyoruz. Her insanın bir fikri olduğuna bu fikirlerin saygın olduğuna inanıyor, ve herkesinkine gidip katkılarını alalım istiyoruz çünkü biz inanıyoruz ki insan kutsaldır. İnsan'ın fikirleri ve değerlide kutsaldır. Şereflidir. İnsan'ı haklarından değerlerinden ayrı düşürürseniz mahrum bırakırsanız insanlığı ortadan kaldırırsınız.
İstişare kültürünün yapıcı eleştiri kültürünün artık siyaset kurumuna da arzuluyor ve bunun cesur adımlarını atıyoruz. Müzakereden uzlaşıdan mutabkıattan özellikle de eleştiriden kaçınan hak eedilmeyen bir hükümet çok ağır bir laflarıdır. İsyanımız dile gelmiştir ancak bunlar yapıcı değil hakaretler karşısında ister istemez verdiğimiz tepkilerdir. Herşeye rağmen demokrasi içerisinde verilmiş olan tepkilerdir.
En az kapısını çaldığım üçtür. Üç kez kapısını çalmışımdır. Kapısın çaldığım en seviyesiz uslüpü kullananlara dahi kimseye sabır göstermişiz ve kapımızı kapatmamışızdır. Bu ülkenin Başbakan'ı Nazım Hiket ve Necip Fazıl Kısakürek'i aynı anda kullanmıştır. Şivan Perver ile Neşat Ertaş'ı aynı yerde kullanmış hiç bir şekilde sorun ve sıkıntı çıkmamış ve umutlarda artmıştır.
1 Mayıs tatil ilan edilmiştir. Gerekli şartlar oluştuğu için Taksim Meydanı 1 Mayıs gösterilerine açılmıştır. Bunları bu iktidar yapmıştır. Korkulan hiç bir şey olmamış bunu bu hükümet yapmıştır. Bu ülke bölünmemiştir. Ama biz bunu konuşmaya başladığımızda aman böyle olur aman böyle bölünür diyorlardı. 24 Saat yayına geçildikten sonra hiç bir şey olmamış ev yayın devam etmektedir. Anayasada yaptığımız değişiklikler birilerinin korkuttuğu gibi olmamıştır. Daha samimi bir atmosfere taşınmıştır. Tehditlerin ne kadar sanal asılsız ne kadar boş olduğu tüm bu ve buna benzer girişimlerde ortaya çıkmıştır. Milli birlik ve Kardeşilk projesinin terörü güçlendirdiğini kızdırdığını sayan zihniyet dün açlıktan bahseden zihniyetlerden farklı değildir.
Terör'den beslenen bu iki karşıt kutubun aynı anda hükümeti topa tutması aniandır. 30 yıldır devam eden terör'ün bitmesinden kardeşliğin pekişmesinden doalyı ranklarını kaybedecek kesim şuanda çok büyük sıkıntıya girmiştir. Terörün Türkiye'ye ekonomik külfiyeti 450 milyarıu bulmuştur. Silah uyuşturucu insan kaçakçılığı'ndaki rolü Terör'ün bir uluslararası piyasasınada oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Dağdaki gençlerin ölümünü bir propoganda olarak kullananlar elbette terörün bitmesini içlerine sindiremeyeceklerdir. Kabul edemeyeceklerdir. Sorunları bu boyutlara getiren bu seviyelere taşıyan hiç kuşkusuz inkar poltikalarıdır. Bu inkar poltikalarına milli birlik ve kardeşilk projesi son derece bir isabet kaydetmiştir. Bugün Güney doğu'da ve doğui'daki kardeşlerimizin istismarlarının altlarından kayıp gittiklerinin farkındadırlar. Tahrik edenler de istismar zeminin de altlarından kayıp gittiğinin telaşı içindesindeler. Provokasyonlarına Şehitleri dahi ilkesiz poltikalarına karşı bunu devam ettiriyoruz.
Türkiye'nin başka seçeneği yoktur arkadaşlar. Bin yıl daha olduğu gibi tekrar bir ve başka şekilde olmaktan başka çaremiz yok. Biz bu projeyi sonuna kadar götürmekte kararlıyız. Bir kez daha silah tüccarlarının kazanmasına izin vermeyeceğiz. İstismar poltikasından kazannalar terörden kazananlar huzursuzluktan kazananlardan kazanamasına izin vermeyeceğiz. Kan ve göz yaşının tekrar akmasına artık daha fazla tahammülümüz yok ve bunu sona erdireceği gibi mücadelemize devam edeceğiz. Açılım boşsa açılımın içini doldurmak isteyenlere sesleniyorum o zaman lüfen bize dolduracak malzeme verin. Sadece açılım boş demek ile olmuyor.
Bu olay sadece bir terör olayını uzaktan seyretmek ile çözüme geçmesi olacak bir teorilerle çözülecek olay da değildir. Bu olay teorik ve pratik ile çözülecek bir olaydır. Tamamen kökü kazılmış bir ülke yoktur. Ne bu srilanca'da ne orada ne burada çözülmüş değildir. Kuşatırsanız işi bitirirsiniz. Adeta bir kanser virüsü gibi bulaşmışsa bunun akibetinin ne olduğunu düşünün. Şimdi işte mücadelesi veriln kolu budur. İşte burada olayın sadece sosyolojik boyutu piskolojik diplomatik bütyün bu boyutları alan iktidar bizim iktidarımız olmuştur. Bütünüyle bunların üstüne gidiyoruz. Netice akşamdan sabaha bunu kimse beklemesin. Biz uzun süreli bir program içerisindeyiz.
Merdivenlerin tamamını bir anda çıkmak mümkün değildir. Dışardan bakıldığı kadar herşey kolay olmuyor. İnsan gibi yaşam her vatandaşımızın hakkıdır. Ama şunuda çok açık söylemek zorundayım hiç bir zaman sınırsız özgürlük olamaz. O da diğer bir özgürlük alanına katar. Benim özgürlüğümün bittiği alan diğer arkadaşımın özgürlüğünün alanıdır. Bunlarda da hassas olmamız gerekiyor. İnsanlara hak ve özgürlüğünü vermek koaly değildir.
Ne huzur ve güvenlik sağlanır. Nede mürreffef bir yaşam sağlanır. Refah ve selameti için büyük bir Türkiye sağlar. Bir üçüncü dünya hali getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Çözümsüzlük kimse için bir neden değildir. Büyük bir tehlikedir. Çözümü tehlike gibi gösterenler ne gibi sıkıntıların çıkacağını bilmemektedirler. Ne yazıkki sırf hükümet başarılı olmasın diye moraller bozulsun diye uğraşanalar var. Bu hükümet başarmasın diyenler Türkiye bu şekilde bu ülke bu şekilde azalsın diye bekleyenler var. BU acıyı yaşamız olanların sporcu duyarlılığın en önemliside kadın duyarlılığın süreç'te etkin rol almasını çözümün bir parçası olması haline gelmesini istiyoruz.
Filistinin kadınları bir dramı çok uzun süredir yaşıyorlar. Irak'tan geriye yüz binlerce dul kadın kaldı. Onların halini bişr düşünelim. 5 milyona yakın yetim öksüz kaldı. Afganistan'da vs dünyanın bir çok ülkesinde savaşların işkencenin hedefi oldukları kadar kör inanışlarında maduru oldular. Belgeseller haberler bizlere ölüm istatistikleri gösteriyorlar. Bombalar istatistikler vs herşeyi gösteriyorlar. Ama onların kadınların annelerin içindeki sızıyı çekemiyor resmedemiyor. Kendi iktidarları savaşarı içerisinde kadınların nasıl bir durum yaşadığını göremiyorlar. Çok şükür bu topraklar tarihi boyunca soykırım görmedi. Bu topraklarda kadınlar etnik duruma tabi tutulmadılar. Ama bu topraklarda anneler ağladı. Dünya barışı için biz bu Anne'lerin çok çok ihtiyacı var.
Bir anne, Benim kocam sribrenica'da iki çocuğum şehit oldu dedi. Bundan sonra bunlar olmayacak değil mi dedi? Fakat bir asalet vardı onda kin yoktu onda intkima yoktu söylediği bundan sonra bunlar olmayacak değli mi ? Yani o bir aydınlık ufka bakıyordu onun kilometre taşlarını barış üzerine döşüyordu. Mesele bu bunu hep birlikte yaşamya devam ettirmeye barışın temel taşlarını döşemeye mecburuz.
Biz yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz. Biz birimizden kız aldık kız verdik. Ama bir şehit haberi duyduğumuzda yüreğimiz parçalanıyor. Bu ülkeyi yöneten büyük küçük herkese sesleniyorum evladınız gözünüz önünde öldürülürse ne yaparsınız? Bu soruyu herkese sorması lazım. Diyarbakırın Maklube Güngör'ü: Hepimiz kardeşiz. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Her türlü fedakarlığa varım. Ooğlunu vatani görevini ypaması için askere gönderdim. Ama oğlum şehit oldu. Oğlum bir daha Anne diyemeyecek olması beni kahrediyor. Ama bir şehit annesi olmakjtanda gurur duyuyorum. Partimin grup toplantısında söyledikerlimi siz hanfendiler ile paylaşmak istiyorum. Anne'liğin ideolojisi siyasetciliği sağcılığı solculuu yoktur. Bİz erkekler emptai çekmekte zorluk çekebiliriz.
Elini yüreğine koymuş boynunu yere koymuş bir kadının bastıracak hiç bir etkili söz yoktur. Bakınız değerli hanfendiler üç çocuğunu şehit etmiş. Sakine hanım gelin kucaklaşalım diye sesleniyor. Evladını vatanına şehit vermiş Maklube hanım vatan sağolsun diyor. Yüreklerindeki cesaret de en ez o kadar büyüktür. Ben bu sorunun en büyük mağduru en büyük mazlumu kadınlar insafiyetliğinde daha çabuk çözüleceğine yürekten inanıyorum. Sizin sesiniz kurşun vızıltılarından çok büyük daha etki yapacak. Ölümleri bitirecek ve gençleri yaşatacak kudrete sahip. Başarılı iş kadınları bilim kadınları işçi temsilicisi hanfendiler sivil toplum örgütlerinin temsilcileri var. Bu salonda Türkiye'nin acılarını dindirmek akan kanı durdurmak göz yaşlarını silmek noktasında burada bulunan ve bulunmayan son derece bütün kadınların etkili olacağına ben inanıyorum.
Güvenlik tedbirleri ile bir saiyasi partinin niyani çözüme kavuşamayacğı açıktır. Üniversite camiyanın medyanın özellikle kadın kuruluşlarının başarıya ulaşması asla ve asla mümkün değildir. Sizlerden istirham ediyorum. Sesinizi yükseltmenizi akan göz yaşına karşı çıkmanızı yüreğiniz ortaya koymanızı istirham ediyorum. Ülkenin tüm kadınlarına seslenmek sitiyorum. Yaşanana acı hepimizin ortak acısıdır. Ne olur çocuklarımıza sahip çıkalım. Bunu kadınlar başarabilir. İnanıyorum ki birinci derecede kadınlar başaracaktır. İsrail'in Nijerya'nın kadınları nasıl başarıyorsa benim ülkemin kadınları da başaracaktır. Biz sesimizi o kadar yüksek çıkartmalıyız ki bu süreci sabote etmelerini bahsetsizn çözüm iradesi hissettirsin.
Kadınlarımızın çağdaş müreffe öz güvenli birer birey olarak siyasal ekonomik hayatta Anayasa'dan türk ceza kanunu'na bir dizi yasal uygulamayı hayata geçirdik. Anayasa'da kadın erkek dğeişikliğinde ilk kez 2004 yılında tanındı. Türk ceza kanunun'da kişiye bağlı kapsamlar içerisinde cezalar ağırlaştırıldı. Eşit işe eşit maaş bizimler birlikte getirildi. Sığınma evi kabul edildi. Diyorum ki kadın derneklere çok daha şık bir ifade bulalım. Çünkü hiç bir hanfendinin ben sığınma gibi bir eve aram değil onun için huzur evi gibi olacak. Bunun adı ne olabilir çok daha huzurlu bir kelime düşünüyorum. Aile mahkemeleri kuruldu. Eğitim ve sosyal dayanışma'da uygulamalara imza atıldı. 2008 yılında yapıldı. Tüm dünya'da kadın erkek işsizlik oranları hızla artartken biz bu paketle bunu arttırmaya istiyoruz.
Şunu özellikle vurgulamak istiyorum, sizlerin de katkılarını alarak kadın istihdamını da üst kuruluna yaparak 25 Mayıs 2010 tarihinde yayınladık. Kadın erkek fırsat olayını tarihi bir belge olmasını taşıyor. Kısa süre zarfında da önemli etkilerini göremeye başlayacağız. Dinamik yapıya alternatif olacağına inanıyoruz.
Böylece yerel meclislerdeki kadın oranımız geçmişe göre yüzde yüzün üstünde arttı. Kadın haklarının sorunlarının erkekler eliyle değil kadınlar eliyle takip edilmesi konusunda her türlü zemini hazırlıyoruz. 12 Eylül'ün paketin'de kadınlara yönelik poztitif duruma karşı olmasıdır. Kadınların güçlü bireyler olarak toplumdaki hak ettikleri yere alabilmeleri için Anayasal durumunu belli etmektedir.
Anayasa değişikliğindeki 4. maddesi ile anayasal çocukların her türlü istismar ve durum için devlet mecbur kıulınıyor. Ne yazık ki bugüne kadar sadece siyasi durumlarla gündeme gelmiştir. Siyasi partilerin elle tutulur hiç bir eleştiri getiremedikleri eminim sizlerden de izlenmiştir. Ben sadece bir şey söyleyeceğim.
Biz, bunun bir partinin paketi değil, tam aksine bunun tamamiyle bir millet projesi olduğunu yapıştırdık. Siyasi polemiklerden değişikliğin neler getireceğini günlük yaşamı nasıl değiştireceğini anlatacağız. Değişiklik paketi belli kişileri zümrelerin isteklerinin alacak bir paket asla değildir. 28 yıldır tekrar tekrar tartışlıan konulara ele aldık. Bugüne kadar Anayasa değişiklikleri ile olmuş olan her durumu en önemli en hayati dfurumu ne olursa olsun şekilde bu paketi hazırladık.
Bizim milletimiz her zaman özgürlüklerden yana olmuştur. Hem doğrudan kadınlarımızı doğrudan ilgilendiren gerekçeyi vermektedir. Bu davetimize katıldığınız için çok çok teşekkür ediyorum. Türkiye'nin demokratikleşmesine hak ve özgürlüğün daha da gelişmesi için eşsiz katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ön yargıların o duyarların yıkılacağına örseleceğine de inanıyorum. Kadın duyarlılığının, şefkatinin bunun içinde samimi gayret içinde olduğumuzu ifade ediyor hepinizi Saygı ile selamlıyorum...
Hükümet başarılı olmasın diye süreci baltalıyorlar
Sivil toplum örgütlerinin kadın temsilcileriyle biraraya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılımın yavaşladığına dair yapılan yorumları reddetti.



















