Kadina Yönelik Siddet Izleme Komitesi 2021 Yili 15'Inci Toplantisi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakani Derya Yanik: '1 Temmuz'da yürürlüge koydugumuz 20212025 dönemini kapsayan 4. Ulusal Eylem Planimiz, kadina yönelik siddetin her biçimiyle mücadeleyi hedeflemektedir' 'Siddet olaylari, magdurun basina gelen bir durum olarak yansitilmamalidir, bu bir suçtur ve magdur öne çikarilmamalidir. Ayrica magdurun kimligi saklanmali ve magdur için risk teskil edecek detaylar desifre edilmemelidir. Magdurun yakinlarini üzecek bir dilden de uzak durulmali, yasanan aci hiçbir sekilde normallestirilmemeli'

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakani Derya Yanik, 2021-2025 dönemini kapsayan 4. Ulusal Eylem Plani'nin, kadina yönelik siddetin her biçimiyle mücadeleyi hedefledigini belirterek, "Toplumun her kesimini etkileyen bu sorun, muhakkak ki toplumun genel duyarliligini gerekli kilmaktadir. Bizim is birligimiz ne kadar güçlü olursa, inaniyorum ki siddetin önlenmesindeki basarimiz da o kadar yüksek olacaktir." dedi.

Yanik, Dikmen Hakimevi'nde, Kadina Yönelik Siddet Izleme Komitesi 2021 Yili 15'inci Toplantisi'nda yaptigi konusmada, kadina yönelik siddetle mücadelenin tüm dünyada oldugu gibi Türkiye'de de tüm kurum ve kuruluslarla birlikte yürütülen ve bakanlik olarak hassasiyetle üzerinde durduklari önemli bir konu oldugunu söyledi.

Siddetle ilgili birçok arastirmanin, siddetin neden arttigini sorguladigini ifade eden Yanik, farkli disiplinlerin yaptigi arastirmalarin sorunun farkli yönlerini öne çikardigini belirtti.

Yanik, "Ancak yayginlasan siddet olaylarinin münferit hadiselerle izah edilemeyecegi açiktir, meseleye daha bütüncül bakmak sorunun çözümü adina büyük önem arz etmektedir." diye konustu.

Bakan Yanik, toplumsal düzenin belirleyici ilkesinin adalet oldugunun altini çizerek, söyle devam etti:

"Adalet, ancak her hak sahibine hakkinin teslim edilmesi ile tesis edilebilir. Adalet içeren bir düzen, suç içeren pek çok fiilin vuku bulmasini önleyebilir. Herhangi bir suç söz konusu oldugunda ise suçun hak ettigi cezayi bulmasini saglar, kamu vicdanini rahatlatir ve kamu güvenligi tesis edilir. Yasalar, hangi eylemlerin suç teskil ettigini ve bu suçlara iliskin yaptirimlari ilan ederek adalet mekanizmasini çalistirir. Söz konusu ceza maddeleri ayni zamanda caydirici islevler de ortaya koyar. Yasalar bu anlamda devlet ve toplum arasinda önemli sözlesmelerdir."

Türkiye'nin insan haklari ve uluslararasi hukuk çerçevesinde iç hukukuna kazandirdigi 6284 Sayili Ailenin Korunmasi ve Kadina Karsi Siddetin Önlenmesine Dair Kanun'un bu anlamda örnek oldugunu dile getiren Yanik, söyle konustu:

"Kadin ya da erkek, siddet magdurlarini koruyan ve yardim talep edilmesini kolaylastiran bu kanun, kabul edildigi tarihten itibaren birçok insana güvenli bir liman olmustur. 6284 sayili kanunla birlikte, Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gibi temel hukuk metinlerimizde kadin-erkek firsat esitligini saglayan ve siddetle mücadeleyi güçlendiren düzenlemelerin yapilmasi, mevzuatta sagladigimiz önemli gelismelerdendir.

Ülkemizde siddetle mücadele, Ulusal Eylem Planlarimizin öncelikli konulari arasinda yer almaktadir. Ilki 2007 yilinda yürürlüge giren Kadina Yönelik Siddetle Mücadele Ulusal Eylem Planlari ile kadina yönelik siddetle mücadeleye özel politikalari uygulamaya devam ediyoruz."

- "Toplumsal huzuru saglamak adina hiçbir fedakarliktan kaçinmayacagiz"

Türkiye'de kadina yönelik siddetle mücadelenin, kadin-erkek arasinda bir çatisma ya da yaris mevzusu olmadigini vurgulayan Yanik, "Nitekim geçmisten günümüze toplumsal hafizamiz da böylesi bir gerilimden uzaktir. Ortak sorunlarda dünyadaki çogu ülke, bu sorunlarin çözümü asamasinda bazi evrensel normlari kabul etmektedir. Buna ragmen her toplum, yasadigi problemlere çözüm ararken, yine kendi kültürel degerlerinden beslenmektedir. Bizim milletimiz için de ayni durum söz konusudur." dedi.

Yanik, kadina yönelik siddetin, pek çok ülke gibi Türkiye'de de mücadele edilen kritik bir alan olduguna dikkati çekti.

Bakan Yanik, "Ancak sundugumuz çözümlerin, kendi kültürümüzün ve milli-manevi degerlerimizin karsisinda olmasi mümkün degil. Bu alanda yasa yapicilar ve içinde bakanligimizin da yer aldigi bazi bakanliklar hakkinda öne sürülen manipülatif yaklasimlarin farkindayiz. Fakat her seye ragmen her hak sahibinin hakkini alincaya kadar yaninda olacagimizi, toplumsal huzuru saglamak adina hiçbir fedakarliktan kaçinmayacagimizi da ifade ediyorum." diye konustu.

Geçmisten bugüne kadinlari itibarsizlastirmaya odakli bazi toplumsal aliskanliklarin siddeti normallestirdigini, hatta besledigini ifade eden Yanik, yasal düzenlemelerin ötesinde toplumsal farkindaligin önemini vurguladi.

Yanik, sunlari kaydetti:

"Öyle ki insani hayata hazirlayan bütün kurumlarin hakkaniyet anlayisi kazanmasi, unuttugu degerleri hatirlamasi gerekiyor. Tam da bu sebeple biz, kadinlarin haklarina ve esit imkanlara ulasmasini bir çatisma alani olarak görmedigimizi özellikle vurguluyoruz. Adaletin saglanmasi, farkliliklar arasinda kurulan birlige dayanir. Farkli ihtiyaçlara hak ettigi imkanlari sunamayan sistemler, toplumda ayrimcilik ve haksizlik yasanmasina yol açarlar. Dolayisiyla firsatlara esit düzeyde erisim, toplum hayatinda bir birlik ve huzur ortami tesis edecek, çatisma ve siddeti disarida birakacaktir. Bu anlamda çalismalarimiz yalnizca kadinlari degil, dezavantajli bütün gruplari kapsamaktadir. Toplumsal birligi saglamak adina tam bir kenetlenme ve dayanisma, bizim için vazgeçilmez bir hedeftir."

- "Magdur için risk teskil edecek detaylar desifre edilmemeli"

Kadina yönelik siddet olaylarinin aktarim diline iliskin degerlendirme yapan Yanik, "Siddet olaylari, magdurun basina gelen bir durum olarak yansitilmamalidir, bu bir suçtur ve magdur öne çikarilmamalidir. Ayrica magdurun kimligi saklanmali ve magdur için risk teskil edecek detaylar desifre edilmemelidir. Magdurun yakinlarini üzecek bir dilden de uzak durulmali, yasanan aci hiçbir sekilde normallestirilmemeli." dedi.

Yanik, bakanliginin bu anlayisla çalistigini anlatarak, sözlerini söyle sürdürdü:

"Bizim için esas olan, magdur ya da fail, insanlari içinde bulunduklari siddet sarmalindan kurtarmaktir. Kadina siddet bir kadin sorunu olmanin ötesinde hem aile hem de toplum sorunudur. Siddetle ilgili sorunlarin çözümü kadinlarin omuzlarina birakilamayacak kadar genis bir alani kapsamaktadir. Bu sebeple insana hürmeti öne çikaran, kadinlara hak ettigi itibari sunan bir anlayisin toplumda hakim olmasi için herkesin vicdanina kulak vermesi ve sorumluluk almasi gerekmektedir. Unutmayalim ki siddetin kazanani yoktur."

Bakan Yanik, her zaman siddete karsi sifir tolerans ilkesiyle hareket ettiklerine isaret ederek, siddetle mücadeleyi, yasalarla birlikte çok boyutlu ve paydasli bir sorumluluk alani olarak gördüklerini söyledi.

Kadinlarin aile içinde oldugu gibi toplumsal hayattaki konumlarinin iyilesmesinin, Türkiye'nin gelisimine ve müreffeh bir toplum olmasina katki saglayacagini ifade eden Yanik, kadinlarin ayrimciliga maruz kalmadan, haklardan esit yararlanabilmeleri adina her dönem projeler gelistirdiklerini, siddetin önlenmesi ile ilgili çalismalarin temelini Ulusal Eylem Plani'nin olusturdugunu kaydetti.

Bakan Yanik, sözlerini söyle sürdürdü:

"1 Temmuz'da yürürlüge koydugumuz 2021-2025 dönemini kapsayan 4. Ulusal Eylem Planimiz, kadina yönelik siddetin her biçimiyle mücadeleyi hedeflemektedir. Planda özellikle siddeti önleme ve erken müdahale öne çikmaktadir. Ayni zamanda merkezi ve yerel düzeyde erisilebilir hizmet sunumunu iyilestirmek, çocuk yastan itibaren siddete yol açan tutum ve davranis kaliplarini dönüstürmek, siddet magdurunu güçlendirmek, siddet uygulayani rehabilite etmek gibi bütünleyici unsurlar da Ulusal Eylem Planimizda yer almaktadir.

Bakanligimiz koordinasyonunda, Adalet, Içisleri, Milli Egitim ve Saglik Bakanliklari ile Diyanet Isleri Baskanligi isbirliginde 2020-2021 yillari için hazirladigimiz 'Kadina Yönelik Siddetle Mücadele Koordinasyon Plani' çerçevesinde de 75 faaliyet gerçeklestirdik. 81 ilde valiler baskanliginda toplanan 'Kadina Yönelik Siddetle Mücadele Il Koordinasyon, Izleme ve Degerlendirme Komisyonlari' ile yerel düzeyde izleme ve degerlendirme çalismalarini yürütüyor ve takip ediyoruz."

- "Siddetle Mücadele Irtibat Noktalari olusturduk"

Siddet Önleme ve Izleme Merkezlerinin (SÖNIM) Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet yürüttügünü dile getiren Yanik, "SÖNIM'lerde, Ekim 2021 itibariyle 830 bin 648 kadin, 68 bin 25 erkek ve 106 bin 683 çocuk olmak üzere toplam bir milyon 5 bin 356 kisiye hizmet sunulmustur." bilgisini verdi.

Yanik, SÖNIM'ler disinda, bakanliga bagli 112 kadin konukevi basta olmak üzere 149 kadin konukevinde barinma ve korunma ihtiyaci dogrultusunda 3 bin 624 kapasiteyle hizmet üretildigini söyledi.

Kurumlarin güvenli çatisi altinda misafir edilen kadinlarin beraberindeki çocuklarin ihtiyaçlarinin giderilmesine yönelik mesleki çalismalar da yapildiginin altini çizen Yanik, konukevinde kalan kadinlarin çocuklari için ücretsiz kres ve çocuk kulüplerinden faydalanabildigini ifade etti.

Yanik, sunlari kaydetti:

"Konukevlerinde kalan kadinlar için Milli Egitim Bakanligi is birliginde, Ebeveynlik Becerisini Gelistirme Kurs Programlari düzenliyoruz ve siddete taniklik etmis çocuklarin maruz kaldiklari travmatik etkileri azaltmaya çalisiyoruz. Programa su ana kadar 2 bin 558 kadin katilim saglamistir. Barinma hizmeti saglayan kurumlarimiz, ihtiyaç sahipleri için bir durak olmanin ötesinde hem bir dizi rehabilitasyon merkezi gibi çalismakta hem de sicak bir yuva olmaktadir.

Biz bütün çalismalarimizda insan onuruna yarasir nitelikte hizmetler sunmayi hedefliyoruz. Siddet magduruna daha hizli ulasarak etkin hizmet sunabilmek amaciyla bakanligimiz bünyesinde bulunan 374 Sosyal Hizmet Merkezimizde 'Siddetle Mücadele Irtibat Noktalari' olusturduk."

Adalet Bakanligi ve Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügü ile Jandarma Genel Komutanligi arasinda veri entegrasyonu çalismalarinin tamamlanarak, mahkemeler tarafindan alinan tedbir kararlarinin anlik veri akisiyla SÖNIM'lere iletildigini belirten Yanik, "Veri entegrasyonuna ek olarak Risk Analiz ve Yönetim Modülünü gelistirdik. 81 ilimize yayginlastirdigimiz bu çalismayla siddet magduruna yönelik dogru tespit, nitelikli hizmet, etkin müdahale zincirini güçlendirmeyi hedefliyoruz." dedi.

- "Siddet tekrarini ortadan kaldirmayi ve önleyici tedbirleri gelistirmeyi amaçliyoruz"

Bakan Yanik, magdurun ilk müracaatindan itibaren durumunu her yönüyle analiz ederek karsilasabilecegi riskleri zamaninda tespit etmeyi, yerinde dogru müdahalelerde bulunup, siddet tekrarini ortadan kaldirmayi ve önleyici tedbirleri gelistirmeyi amaçladiklarini aktardi.

Bakanlik bünyesinde bulunan ve siddete maruz kalan ya da maruz kalma riski bulunan kadin ve beraberindeki çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danisma hatti "Alo 183 Sosyal Destek Hatti" hizmetlerinin sürdügünü dile getiren Yanik, WhatsApp ve BIP hatlarinin da ihtiyaci olan kadinlarin erisimine 7-24 açik oldugunu belirtti.

Siddetle mücadelelerinin, siddet magdurlarina odaklanmaktan ibaret olmadigini söyleyen Yanik, söyle konustu:

"Bugüne kadar yapilan çalismalar bize sunu gösterdi ki siddetin kaynagini bertaraf etmeden bu sorunu ortadan kaldirmak mümkün degil. Nitekim siddet döngüsel bir sekilde ilerliyor ve bu döngüyü tam olarak kirmak ve kalici çözümler üretmek için siddet uygulayan taraflarla ilgili de farkli islemler yürütülmesi gerekiyor, ceza sistemlerinin yeterli olmadigini ya da olmayacagini görüyoruz. Bu baglamda, 6284 sayili kanun kapsaminda, hakkinda önleyici tedbir karari bulunanlara yönelik siddet kavrami, öfke kontrolü, kisiler arasi iliskilerde dogru iletisim gibi konularda temel düzeyde farkindalik kazandirmayi hedefledigimiz Aile Içi Siddetle Mücadele Farkindalik Seminerlerini baslatmis bulunuyoruz."

Yanik, özellikle 2022 yili yatirim bütçesinde, siddet uygulayanlara yönelik çok yönlü sosyal hizmet müdahalesi programina yer verdiklerini hatirlatti.

"21. yüz yilin degisen dünyasinda temel degerlerinden beslenmeye devam eden bir milletiz." diyen Yanik, kadina yönelik her türlü siddetin önlenmesinin Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in liderliginde hükümetin en kritik gündem maddelerinden biri oldugunu söyledi.

Yanik, "Toplumun her kesimini etkileyen bu sorun, muhakkak ki toplumun genel duyarliligini gerekli kilmaktadir. Bizim is birligimiz ne kadar güçlü olursa, inaniyorum ki siddetin önlenmesindeki basarimiz da o kadar yüksek olacaktir." dedi.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile