Son günlerde kadına yönelik şiddetin artmasından dolayı PTT Başmüdürlüğü binasının önünde toplanan kadınlar, basın açıklaması yaparak milletvekillerine mektup yolladılar. Basın açıklamasında Kadın Platformu adına konuşan Eğitim-Sen Şube Sekreteri Gülizar Varol, kadına yönelik şiddetin, sıradanlaşmaya çalışıldığı bir noktaya gelindiğine dikkat çekti. Gülizar Varol açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Her gün binlerce kadının şiddet gördüğünü duyuyor, çoğuna tanık oluyoruz. Yazılı ve görsel medyadan şiddete dair haber duymadığımız, okumadığımız gün yok gibi. İstatistik verilerde şiddetin artışı ciddi boyutlarda ortaya koymaktayız. Adıyaman`da kadına yönelik bu şiddet sarmalı içinde boğuşmaktayız. Artık şiddetin ekonomik, sosyal, cinsel, fiziksel, duygusal boyutlarının üzerinde maalesef durmuyoruz. Çünkü şiddet tüm yönlerini aşıp, kadın katliamlarına varan bir boyuttadır. Öncelikle kadının yaşam hakkına kaseden şiddetle mücadele içindeyiz. Basına yansıyan ve açığa çıkarılan kadın cinayetleri azımsayacak bir düzeydedir. Açığa çıkarılan diyoruz çünkü kapalı bir yapıya sahip olan toplumumuzda üstü örtülen, ört bas edilen cinayetlerinvarlığından haberdarız
Ekim 2009 da Adıyaman`ın Kahta ilçesinde yaşayan Medine Memi`nin diri diri toprağa gömülmesi cinayetinden henüz bir sonuca ulaşılmadı. Yargı sistemimiz oldukça ağır ve hantal işlenmektedir. Hayla caydırıcı bir sonuç ortaya çıkmadı. Kaldı ki toplum olarak, sorumluluğunu duyup bir özeleştiri de yapamadık. Kadınlarımız üzerinde estirilen kadın cinayetlerine karşı toplumsal refleks sergileyemedik. Özellikle siz seçilmişlerin bu cinayetlere sessiz kalmaları kadınları yaralamaktadır. Bu tepkisizlikten güçalan eril,gerici, katliamcı zihniyet 28 Aralıkta yine Kahta`da Hacer Akçal`nın cinayeti ile karşımıza çıktı. Bu nasıl bir hukuktur, nasıl bir vicdandır. Devletin koruması altında olan bir kadın devletin gözü önünde katlediliyor. Koruma kararı çıkarılmasına rağmen 21 yaşındaki Hacer`in özel eşyalarını alması için polis eşliğinde şiddet gördüğü ailesinin yanına neden götürüldüğü açıklanmaya muhtaç bir durumdur. Sadece görevli polislerin açığa alınması ile de çözüleceğini düşünmüyoruz. Altında yatan zihniyet,altında yatan gerici yargılar sorgulanıp mahkum edilmelidir. Biz kadınlar, kadına yönelik şiddetin, intiharların, katliamların son bulmasını istiyoruz. Kadın ölümleri istatistik bir sonuç olmaktan çıkarılmalıdır. İnsan hayatı istatistiki olmayacak kadar değerlidir. Her biri yaşamını yaşamak için yaratılmıştır. Başkasını sebep verdiği bir ölüme mahkum edilmemelidir. Sizler, bizlere yasaların eşitlikçi yanına vurgu yapacak ya da yasal değişiklerden bahsedeceksiniz. Ama en mükemmel yasalar yapılsa da yaşamda karşılığı olmadığı zaman bir anlam ifade etmez. Yasalarınkadın açısından yaşamda karşılığı bulunmuyor. Toplumsal gerçekliği, gerici, cinsiyet ayrımcı, eril zihniyeti değiştirmek için bir çaba içine girilmelidir
Bunun için yasalar bütün olarak gözden geçirilmeli, şiddet üreten, ya da şiddeti hafiflendiren bütün maddeler değiştirilmelidir. Bütün yerel yönetimler kapsamında kadın danışmanlık hizmetleri ağırlık kazanmalıdır. Kadın sığınma evleri hızlı bir şekilde artırılmalıdır. Tüm güvenlik birimleri ciddi bir eğitimden geçirilmelidir. İntiharların sosyolojik tahlilleri yapılıp engelleyici tedbirler geliştirilmelidir. Kadın ölümlerinin yaşadığı ailelerdeki bütün kadınlara psikolojik ve ekonomik desteksağlanmalıdır. Okullarda" toplumsal cinsiyet" dersleri zorunlu olarak okutulmalıdır. Medyada şiddeti özendiren programlar kaldırılmalı. Şiddete karşı etkin bir kampanya medya da başlatılmalıdır. Birkaç madde sayma çalıştığımız çözüm önerileri ertelenemeyecek kadar elzemdir. Etkin çözümler geliştirip takipçisi olmakta hepimize öncelikle de siz Vekillere düşmektedir. Bu konuda hassasiyet göstereceğinizi düşünüyoruz"
Basın açıklamasının ardından kadınlar Adıyaman Milletvekillerine mektup gönderdi.
Kadınlardan Milletvekillerine Mektup
Adıyaman`da çeşitli sendika ve sivil toplum kuruluşlarını içersinde barındıran Kadın Platformu milletvekillerini mektup gönderdi.



















