Kalça Kireçlenmesinin Baslica 3 Belirtisi

Kalça Kireçlenmesinin Baslica 3 Belirtisi

Kalça kireçlenmesinde, toplumdaki yaygin inancin aksine, kalça eklemine içeriden bakildiginda çaydanligin dibinde görüldügü gibi bir kireçlenme tablosu görünmedigine dikkat çeken Op. Dr. Murat Baloglu, belirtilerini su sekilde siraladi: "Kalça eklem hareketleri ile birlikte agrinin olmasi, kasiga vuran agri, sagdan sola dönerken, oturup kalkarken özellikle kalçada hissedilen ve bacaga yayilan agri."

Kalça kireçlenmesinde, toplumdaki yaygin inancin aksine, kalça eklemine içeriden bakildiginda çaydanligin dibinde görüldügü gibi bir kireçlenme tablosu görülmüyor. Kireçlenmelerde her iki yüzeyin arasinda bulunan kikirdak asinarak, iki kemigin birbirine sürtmesine neden oluyor. Kalça ekleminde de iki kemigin birbirine uzun süreli sürtüsü sonucunda koksartroz yani halk dilinde kalça kireçlenmesi meydana geliyor. Kalça kireçlenmesine erken müdahale edildiginde cerrahiye gerek kalmadan tedavi planlanabiliyor. Ileri evrede cerrahi kaçinilmaz oluyor ama günümüzde kullanilan seramik protezler ile basarili sonuçlar elde diliyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Baloglu, kalça kireçlenmesi hakkinda bilinmesi gerekenleri anlatti.

"Travma olan gençlerde de görülebilir"

Kalça kireçlenmesi kalçada özellikle femur basi diye adlandirilan topuz kisimda, kikirdakta asinma veya yipranmanin neden oldugu bir durum olarak tarif eden Op. Dr. Murat Baloglu, “Kalça eklemi, yapisi nedeniyle beslenmesi diger eklemlerin beslenmesinden daha azdir. Bu bölgeye kan akisi diger eklemlerdeki gibi olmamaktadir. Dolayisiyla ilk sorunlar kalça ekleminde görülebilir. Kalça kireçlenmesi genellikle dizde kireçlenme görülen veya belinde bir rahatsizlik olan hastalarda görülür. Kalça kireçlenmesiyle eger genç yaslarda bir travma söz konusu degilse, 55-60 yasindan sonra karsilasilir” sözlerine yer verdi.

"Ancak ileriki dönem hastalarda basvurulan tek yöntem cerrahidir"

Op. Dr. Murat Baloglu, kalça kireçlenmesinin özellikle su kisiler ve durumlarda görüldügünü açikladi: “Belde ve dizde sorunu olan kisilerde, ileri yasta, dogustan kalça çikigi olanlarda, kalça ekleminde problem olan hastalarda, uzun süre steroid kullananlarda, erken dönemde destek tedaviler fayda sagliyor. Kalça kireçlenmesinde dinlenirken agrinin olmasi ve yürürken agrinin artmasi önemli belirtilerdir. Kalça kireçlenmesinde genelde hastalar ilaç tedavisi ve fizik tedaviye basvururlar. Erken dönemde fark edilen kalça kireçlenmesinde kök hücre tedavisi, PRP, kolajen ve diger destek tedavilerden fayda saglanir. Ancak ileriki dönem hastalarda basvurulan tek yöntem cerrahidir. Cerrahide kalça protezi yapilir.”

Op. Dr. Murat Baloglu, kalça kireçlenmesinin belirtilerini ise su sekilde siraladi: “Kalça eklem hareketleri ile birlikte agrinin olmasi, kasiga vuran agri, sagdan sola dönerken, oturup kalkarken özellikle kalçada hissedilen ve bacaga yayilan agri”

“Kalça protezi ameliyatindan sonra özellikle hastanin yürümesi saglanir”

Kalça protezi ameliyatinin hareket özgürlügü sagladigina dikkat çeken Op. Dr. Murat Baloglu, “Kalça ekleminin yüzde 50’sinden daha azini tutan bir problem varsa o zaman kurtarici ameliyatlara basvurulur. Kurtarici tedaviler olarak yüzey artroplastisi ya da kikirdak/kemik nakli uygulanir. Kalça protezi cerrahisi gerekliyse hastaya ergonomi saglayan seramik protezler tercih edilir. Bunlar asinmasi daha az olan protezlerdir. Kalça protezi ameliyatindan sonra hasta hastanede 3 gün yatis yapmakta ve 3. günün sonunda yürüyerek gidebilmektedir. Kalça protezi ameliyatindan sonra özellikle hastanin yürümesi saglanir. 1 buçuk 2 ay sonrasinda ise hasta günlük yasantisina bir kisitlama olmadan dönebilmektedir. Ameliyattan sonra da hastanin kilo kontrolü, fizik tedavi ve uygun spor ile gerekli kaslarin güçlendirilmesi çok önemlidir” dedi.



“Protez hiç yokmus gibi”

Ameliyattan sonra hastaya bir yasam tarzi belirlendigini sözlerine ekleyen Op. Dr. Murat Baloglu, “Tuvalet egitimi dahil, hastanin oturus kalkisinin nasil olmasinin gerektigi ögretilir. 3 aya kadar doktorun önerdigi sekilde hareket etmesi istenir. Ancak 3 aydan sonra hastaya pek bir kisitlama yapilmamaktadir. Özellikle kas düzeyi iyi olan ve genç hasta gruplarinda kalça protezi yüz güldürücü bir ameliyattir. Protez hiç yokmus gibi hastalar hayatlarina devam edebilmektedirler” ifadelerine yer verdi.

“Ameliyattan sonra tüm vücudu güçlendirici sporlara yönelin”

Kalça protezi ameliyatindan sonra sadece kalça eklemini korumanin yeterli olmadigini belirten Op. Dr. Murat Baloglu, uyarilarini söyle siraladi: “Ayni zamanda bel ve dizi de koruyacak egzersizlere yönelmek gerekir. Ayrica vücuttaki kaslari da güçlendirmek çok önemlidir. Kalça eklemini ilgilendiren bütün egzersizlerde bel güçlenmezse olmaz. Dolayisiyla yüzme, aletli pilates gibi tüm bedeni çalistiran, belli bir bölgeye agirlik yüklemeyen ve kas güçlenmesini saglayan sporlar yapilmalidir. 25 derece ile bisiklet sürmek (ayaklarin ucu ucuna pedala yetistigi) de faydali olmaktadir.”
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile