Kazıya Katılan Öğretim Üyeleri Dinlenildi

‘‘Kafes eylem planı‘‘ ve ‘‘Amirallere suikast‘‘ iddialarına ilişkin davalarla birleştirilen davanın 12. duruşmasında, Poyrazköy‘deki kazı çalışmalarına katılan ve yer radarı aletiyle arazi taraması yapan İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) 3 öğretim üyesi tanık olarak dinlenildi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli Yarbay Ercan Kireçtepe, Binbaşı Erme Onat, Binbaşı Eren Günay, teğmenler Faruk Akın, Sinan Efe Noyan ve emekli SAT Komando Ergin Geldikaya katıldı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen ‘‘Balyoz Planı‘‘ davasında tutuklu bulunan ve aralarında Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar ve emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü‘nün olduğu 9 sanığın katıldığı duruşmada, 13 tutuksuz sanık ile ‘‘müdahil‘‘ Agos Gazetesi‘ni temsilen avukatlar da hazır bulundu.

Duruşmada, Poyrazköy‘de yapılan ve dava konusu mühimmatın çıkarıldığı kazılarda görev yapan İTÜ öğretim üyesi 3 akademisyen tanık olarak dinlenildi.

İlk dinlenilen tanık Prof. Dr. Can Genç, rektörlüğün telefonla kendilerine bir görev ilettiğini, bunun üzerine oluşturulan 3 kişilik ekiple gizli bir şekilde bir yere gittiklerini ve orada yer radarı cihazıyla çalışma yaptıklarını belirterek, çalıştıkları cihazın antenlerinin yer altında, sığ kesimde bir şeyler olup olmadığının tespitini yaptığını ve belli güzergahlarda yürünerek alınan bazı sinyalleri kaydettiğini söyledi.

Mahkeme Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu‘nun, ‘‘Orada neler tespit ettiniz?‘‘ sorusu üzerine Genç, ‘‘İlk gittiğimiz yerde, bir şey çıkabilir diye yol boyunda 50 metrelik alanı taradık. Orada tuğla çıktı. Değişik yerlerde de benzer şeyler çıktı. Polisler de o sırada, bir mevki bulmuşlardı ve yanlarında köpekler vardı. Bizim çalışmamız sürerken polis ekibi, mühimmat buldu‘‘ dedi.

Genç, sorular üzerine, arama bölgesine polisle birlikte gittiklerini, polislerin kendilerine kabaca bir alanı gösterdiklerini ve orayı taradıklarını, taramayı kendi başlarına yapmadıklarını anlattı.

Prof. Dr. Okan Tüysüz de, kendilerine nerede arama yapılacağı yönünde bilgi verilmediğini, askeri birliğin içine girdiklerini, vardıktan sonra kendilerine bomba aranacağı yönünde bilgi verildiğini, orada ilk aramada tuğla bulduklarını söyledi. 

Polis ekiplerinin de, kendilerinden farklı bir noktada arama yaptığını belirten Tüysüz, ‘‘Daha sonra patikanın dereye yakın kısmında polis dedektörlerinin sinyal aldığı bilgisi geldi. Alana giderek biz de yer tarama cihazlarıyla incelemelerde bulunduk. Bizim cihazımızda sinyal algıladı. Arama yapıldı ve mühimmat bulundu‘‘ şeklinde konuştu.

Tanık Tüysüz, avukat Celal Ülgen‘in, ‘‘Sizin cihazınızın sinyaliyle bulunmuş bir mühimmat var mı?‘‘ diye sorması üzerine, ‘‘Birinci gün dedektörlerle bulundu. Daha sonra bulunduğumuz yolda arama yaptık. İkinci gün polislerin elinde dedektör var mıydı yok muydu hatırlamıyorum. Yolun sağındaki taramada, ikinci anormalliği biz bulduk. Oradan da sinyal geldi. Orada plastikler içinde bir şeyler çıkmış‘‘ dedi.

Tanık Tüysüz ile daha önce dinlenilen tanık Can Genç‘in anlatımları arasında çelişki olduğunu öne süren sanık avukatlarının itirazı üzerine yeniden huzura alınan tanık Genç, tuğla buldukları kazıdan sonra tarama yapmadıklarını hatırladığını söyledi. 

Duruşmada daha sonra Yrd. Doç. Dr. Caner İmren dinlendi. İmren, ‘‘Söz konusu alana yer radarı cihazıyla gidildi. 2 gün tarama çalışması yapıldı. İlk gün kapsamlı bir alan söylendi bize. Dar patikalı yol üstünde önce keşif yaptık ve burada bir iz tespit ettik. Burada bir tuğla çıktı. O esnada başka ekipler dedektörlerle arama yapıyordu. Bize orada mühimmat bulunduğuna dair bilgi gelmesi üzerine o alana gittik. O bölgede tekrar arama yaptık. Mühimmatı tespit ettik‘‘ diye konuştu.

Tanıkların dinlenmesinin ardından duruşmaya ara verildi.

                  

-İDDİANAMELERDEN-

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile