Ağır Ceza Mahkemesi`ndeki duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, mazeret bildiren 1 tutuklu sanık dışındaki 103 tutuklu sanığın hazır bulunduğu KCK davası, 26 Aralık 2011 tarihine ertelendi
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde söz alan sanık avukatları, telefon dinlemelerinde belirtilen bilinmeyen kişilerin isimlerinin açıklanmasını, eğer bunlar sanıkların yakınları ise ve haklarında dinleme kararı yoksa delil olarak sunulan bu görüşmelerin dava dosyasından çıkarılmasını istedi. Mahkeme heyeti ise avukatların bu talebini reddetti. Daha sonra sanıklardan İhsan Sevitek ve Abdurrahim Tanrıverdi ile ilgili gizli tanıkların ifadelerindeki delillerin okunmasına geçildi. Dava dosyasında yer alan ``X`` adlı gizli tanığın ifadeleri okundu. Gizli tanığın ifadesinde KCK/TM`nin DTP, belediyeler ve bazı sendikalarda denetimi sağladığını, KCK/TM yapılanmasında yer alanların evlenme ve aile kurmalarının yasak olduğu yer aldı. ``X`` isimli gizli tanığının ifadesinde, ``KCK/TM yapılanmasında görev alanlar, deşifre olmaları halinde kırsal alanaçıkıp örgüt içerisinde üst düzeyde sorumluluk alırlar. Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik, 2002 yılında Abdullah Öcalan`ın kardeşi Osman Öcalan`a belediye hesabından 7 trilyon para aktardı. DTP`li belediyeler tarafından yapılan ihaleler KCK`nın talimatı ile kurulan şirketlere verilir. Vergilendirme adı altında işadamlarından para toplanır`` iddiaları yer aldı
``X`` ve ``Mercek`` isimli gizli tanıkların ifadelerinin okunmasından sonra sanıklar Sevitek ve Tanrıverdi`ye söz verildi. Sanıklar, savunmalarında Kürtçe suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, konuşmaya başlayınca mahkeme heyeti mikrofonları kapatarak sanıkların Türkçe konuşmasını istedi
Sanık avukatları, müvekkillerinin Kürtçe savunma yapmalarına izin verilmediğini belirterek, bunun için tercüman atanması talebinde bulundu ve gizli tanık ifadelerinin çok soyut olması nedeniyle ifade olarak kabul edilemeyeceğini kaydetti. Feridun Çelik ile ilgili gizli sanığın ifadesine de değinen avukatlardan Mesut Beştaş, ``Türkiye`de en fazla denetlenen belediye Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi`dir. Şuanda bile müfettişler vardır. Maliye Bakanlığı`na ve başbakanlığa yazı yazılabilir. O dönemdebelediyenin 4 yıllık bütçesi bile 7 trilyon değildir. Soyut ifadelerle yargılama yapılamaz. Gizli tanık ifadesinin delil olarak kabul edilmemesini istiyoruz`` dedi. Sanıkların mikrofonunun neden kapatıldığının zabıtlara geçilmesini isteyen Avukat Fırat Epözdemir`in talebi üzerine, Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz, ``Kürtçe dili ile konuştukları için mikrofonu kapatıyoruz. Bunu tutanaklara geçeceğiz`` yanıtını verdi. Avukat Epözdemir, daha önce bilinmeyen bir dil olarak nitelendirilen dilin Kürtçe olarak telaffuz edilmesinin iyi bir gelişme olduğunu belirtince, Mahkeme Başkanı Yılmaz, ``Kürtçe`ye hiçbir zaman bilinmeyen bir dil demedik, bizim bilmediğimiz bir dildedik`` şeklinde yanıt verdi. Ardından, Bingöl Cezaevi`nde tutuklu bulunan davanın 17 sanığı, Diyarbakır Cezaevi`ne nakil için dilekçe verdi. Duruşma ile ilgili son sözleri sorulan avukatlardan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, yaptığı savunmada, Kürtçe yazıldığı için, müvekkillerinin dilekçelerine bakmadan iade edildiğini savundu. Mehmet Emin Aktar, toplum adına yargılama yapılıyorsa, toplumdaki herkesin özgürlüğünün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, ``Deliller toplanmamışsa neye göre yargılamayapıyorsunuz? Toplanmışsa neden tutuklu olarak yargılanıyorlar. Hakim kararı olmayan dinlemeler hukuk dışıdır. Konuşmaların çoğu Kürtçe, çevirisi sağlıklı mı, değil mi bilmiyoruz? Tarafsız bilirkişi tarafından tercüme edilmesini talep ediyoruz. Cezaevinde bulunan kadın müvekkillerimizin 3`ü bir yatakta yatıyor. Bin gündür tutuklu her sanık için ayrı ayrı tahliye edilmemesi nedenini belirtmeniz lazım. Şu anda huzurunuzda seçilmiş 3 milletvekili vardır. Birinin milletvekilliği idari bir kararla alındı. Siztoplum adına karar veriyorsunuz ancak, toplum bu milletvekillerini yasama faaliyetleri için seçmiştir. Tüm sanıkların tahliye edilmesini talep ediyoruz`` şeklinde konuştu
İddia makamı, sanıkların tutukluluk hallerinin devam edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti verdiği kısa bir aradan sonra, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, Diyarbakır dışındaki sanıkların duruşmadan bir gün önce Diyarbakır`a getirilmesi için bulundukları yerlere yazı yazılmasına, hakkında yakalama emri bulunan sanıkların tutuklanmalarının beklenmesine ve Yunanistan`da tutuklandığı belirtilen Mustafa Sarıkaya`nın iadesi ile ilgili gelişmeler konusunda yazı yazılmasına ve duruşmanın 26Aralık 2011 tarihine ertelenmesine karar verdi.
Kck Davası Ertelendi
Diyarbakır 6.



















