Keşfettiği Bitkileri Koluna Nakşediyor

Keşfettiği Bitkileri Koluna Nakşediyor

Öğretim elemanı olarak görev yaptığı dönemde 21 endemik türü bilim dünyasına kazandıran Erkuter Leblebici, çalışma hayatı boyunca keşfettiği ve ismine atfedilen bitki çeşitlerini koluna resmettiriyor Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezinden emekli olan Erkuter Leblebici: 'Ben buna isim verdiysem benimle beraberdir, onun için bu bitkileri kollarıma dövme yaptırıyorum. Şu anda kolumda vardar fesleğeni, beydağarcığı, Aladağ pamakotu, kara yosun ve İzmir çanı bitkilerinin resmi var'

EŞBER AYAYDIN - Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezinden emekli olan 79 yaşındaki Erkuter Leblebici, literatüre kazandırdığı ve ismine atfedilen bitkileri koluna resmettirdi.

Küçük yaştan itibaren doğaya tutkun olan Leblebici, EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünde 1963 yılında laborant olarak işe başladı. Daha sonra senato kararıyla akademik kadroya geçen Leblebici, öğretim elemanı olarak aynı fakültede çalıştı.

Bitkilere olan ilgisiyle akademisyenlerin dikkatini çeken Leblebici, onların da desteğiyle aldığı biyoloji eğitiminde ilerleme sağladı, ardından Anadolu'da keşfe çıktı.

Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezinin kuruluşunda da görev alan Leblebici, görev yaptığı dönemde keşfettiği 21 bitkiyi literatüre kazandırdı. Üniversite tarafından üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirilen Leblebici, 1996 yılında emekli oldu.

Üniversiteden ayrılmasına rağmen bitkilerden uzak kalamayan Leblebici, Cumhurbaşkanlığı himayesinde hazırlanan "Resimli Türkiye Florası" adlı ansiklopedik çalışmaya destek veriyor.

Doğa tutkunu Leblebici, emekli olup kendine yeni bir hayat çizse de bitkilerden kopamıyor.

Çalışmaları sonunda 21 yeni türü bilim dünyasına kazandıran Leblebici, "ben buna isim verdiysem bu da benle beraberdir" düşüncesiyle isimlendirdiği bitkilerden bazılarını kollarına resmettirmeye başladı.

Leblebici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğayla iç içe yaşamayı sevdiğini, bitkilerin ise kendisi için ayrı bir yeri olduğunu söyledi.

Birlikte çalıştığı hocaların desteğiyle alanında ilerlediğini ifade eden Leblebici, "Bana hocalarım 'eğer bu işte devam etmeyi düşünüyorsan sana destek olalım' dediler. Hamburg ve Edinburgh üniversitelerinde eğitim aldım. Türkiye'deki bitkileri üzerine araştırma yapan yabancı bilim insanlarıyla çalıştım. Uzun yıllar Türk florası üzerinde araştırma yaptım." dedi.

Meslek hayatı süresince 21 bitkiyi bilim dünyasına kazandırdığını dile getiren Leblebici, Anadolu'nun birçok bölgesine yeni türler için keşfe çıktığını vurguladı.

Topladığı tüm türlerin Türkiye'ye ait olduğuna işaret eden Leblebici, 15 sene sulak alan bitkileri üzerine çalıştığını ve bu alanla ilgili kitap yayımlandıklarını ifade etti.

- "Ben buna isim verdiysem benimle beraberdir"

Hayatının bitkilerle geçtiğini ve onları içselleştirdiğini vurgulayan Leblebici, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben buna isim verdiysem benimle beraberdir, onun için bu bitkileri kollarıma dövme yaptırıyorum. Şu anda kolumda vardar fesleğeni, beydağarcığı, Aladağ pamakotu, kara yosun ve İzmir çanı bitkilerinin resmi var. Bunlardan bir kısmı benim keşfettiğim türler bazısı da bana atfedilen bitkiler. Kalanları da zamanla yaptıracağım. Gelecek ay İçel topuzu dedikleri bir ekinoks var, onu yaptırmayı düşünüyorum."

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile