Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi‘nde bir süre önce başlatılan ‘Cumartesi Konferansları‘ devam ediyor. Vakıflar Haftası etkinlikleri kapsamında Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen etkinlikte ‘Kıbrıs Vakıfları ve Eğitime Katkıları‘ konusu ele alındı. Burada konuşan KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Kıbrıs‘ta Türklerin Türk kalmasını sağlayan en önemli unsurun Müslümanlık olduğunun altını çizerek, Müslüman olmayan Türklerin ise Rumlaştıklarını öne sürdü. Kıbrıs
Türklerinin Türkiye‘de yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Atalay, varoluş mücadelesiyle vakıflar arasındaki ilişkilerin çok güçlü olduğunu dile getirdi.
"ADA‘DA YAŞAYANLAR İNANÇ KONUSUNDA TÜRKİYE‘YE ÇOK BAĞLI DEĞİL"
Din konusunun Kıbrıs‘ta geçmişte çok ihmal edildiğini, 1950‘li yıllardaki en önemli sorunun da camisizlik ve imamsızlık olduğunun altını çizen Atalay, bugün Kıbrıs‘ta rahatsız edici bir takım gelişmeler olduğunu, bunun Türkiye‘ye yansıdığını belirtti. Atalay, "Kıbrıs‘ta yaşanan ve Türkiye‘ye de yansıyan bu olumsuzlukların nedeni de Türkiye‘dir. Şu anki mevcut yönetimden bahsetmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti‘nin bizim devletimizin ta başından beri Kıbrıs politikalarının ürettiği ürün budur. Türkiye‘deki din,
milli kimlik ve siyaset gibi konularda belirlenen politikaların Kıbrıs‘ta da uygulanması sonucunda bugün Ada‘da yaşayanlar ne inançla ilgili bağlarını sağlam tutabilmiş, ne de Türklükle ilgili bağlarını sağlam tutabilmiştir. Ve şu anda kendilerini her ne kadar ‘Türk‘ olarak tanımlasalar da Türkiye ile bağları çok güçlü değil" dedi.
"KIBRIS‘TA YAKLAŞIK 300 YILDA 300-400 KİŞİ MÜSLÜMAN OLDU"
Bugün Kıbrıs‘ta bulunan camilerin büyük bölümünün vakıflara bağlı olduğuna dikkat çeken Atalay, din eğitimiyle ilgili gerekli finansmanın da yine bu vakıflar tarafından sağlanması gerektiğini vurguladı. Türkiye‘nin Ada‘da yaşayan insanları Müslümanlaştırmak istediğine yönelik açıklamaları hatırlatan Atalay, şunları söyledi:
"1949 yılında İngilizler tarafından hazırlanan bir raporda Kıbrıs‘ta yaklaşık 300 cami olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak bugün Ada‘daki camilerin toplam sayısı 190 civarında. Peki bu 300 camiyi kim yaptı? Kıbrıs Türklerinin kiliseler karşısında varlığını sürdürebilmesinin tek yolu Müslüman kalmaktı. Yapmış olduğumuz araştırmalara göre Kıbrıs‘ta yaklaşık 300 yıllık zaman diliminde Müslüman olan ve kayıtlara geçenlerin sayısı 300-400 civarında."
"KIBRIS‘TA CAMİ AVLUSUNA MASA ATILIP İÇKİ İÇİLİYOR"
Alkol kullanımının kanunlara göre suç kabul edilmediğini ve insanların dini mekanlar dışında istedikleri yerde alkol alabileceğini belirten Atalay, ancak Kıbrıs‘ta vakıf bünyesinde yer alan kimi dini mekanların meyhaneye dönüştürüldüğünü öne sürdü. Atalay, "Cami avlusunda insanlar masa kurup, vakıfların kendilerine vermiş olduğu izin doğrultusunda rahatlıkla içki içebiliyorlar. Bunlar çok yanlış şeyler ve mutlaka düzeltilmesi lazım. Peki neden bunlar oluyor? Çünkü siyasetin karakteri budur. Yani
siyasetçiler, vatandaşın oyunu ve desteğini alabilmek için onun her isteğini yerine getirmeye çalışıyor. İşte tam da bu noktada olması gereken şey; siyasetin bu kurumlar üzerindeki elini çekmesinin sağlanmasıdır" diye konuştu.
"MİLLİ KİMLİĞİN İNŞASINDA DİNİN ÖNEMİNİN ARTIK FARKINA VARILDI"
Kıbrıs‘ın Türk olarak kalabilmesi, Girit veya Sakız adalarına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi noktasında müftülük ve Din İşleri Başkanlığı‘nın en önemli kurumlar olarak kendisini öne çıkarttığını anlatan Talip Atalay, bunun yanında vakıfların amacına uygun hareket etmesi ve buna göre faaliyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs‘ta milli kimliğin inşasında dinin ne kadar önemli olduğu gerçeğinin artık farkına varıldığını kaydeden Atalay, Ada‘da din ve din eğitimi konusunda yaşanan gelişmeler
hakkında da bilgiler verdi. Atalay, 1996-1997 yıllarında din eğitiminin Milli Eğitim Bakanlığı‘nca verilmesi yönünde bir karar çıkartıldığını hatırlatarak, bununla birlikte camilerdeki din eğitimi başta olmak üzere tüm eğitimlerin yasaklandığını vurguladı.
"KIBRIS‘TA İMAM HATİP LİSESİ VE İLAHİYAT FAKÜLTESİ AÇILMASI ŞART"
Din eğitiminin Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla verilmesi kararını olumlu bulduğunu açıklayan Atalay, bu konuda devletin katkısının kaçınılmaz olduğunu belirtti. İmam Hatip Liseleri konusunda çok ciddi bir talep olduğunu, bu tür eğitim kurumlarının kurulabilmesi noktasında çok ciddi bir çaba ve girişimlerin olduğunu anlatan Atalay, "Kıbrıs‘ta İmam Hatip Liseleri ve ilahiyat fakülteleri kurulması şart. Yıllarca ‘Biz Türkiye‘de yetiştiririz‘ mantığıyla konuya yaklaşılmış. Ama ne yazık ki yetişmemiş. Burada
unutulan bir şey var, Kıbrıs ile Türkiye arasında bir takım farklılıklar var. Türkiye‘de eğitim alanlar, Kıbrıs‘a döndüklerinde buraya adapte olamamışlar. İmam hatip konusunda bir çaba var ama henüz sonuç alınmış değil. Ancak ilahiyat fakültesi konusunda aşama kaydedildi. Marmara Üniversitesi ile yapılan protokol kapsamında 2012 yılında Yakındoğu Üniversitesi bünyesinde ‘İlahiyat Fakültesi‘ faaliyete girecek" dedi.
Kıbrıs‘taki ‘İnanç‘ Sorunu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Türkiye‘deki milli kimlik, din ve siyaset gibi konularda belirlenen politikaların Kıbrıs‘ta da uygulanması sonucunda Ada‘da yaşayanların Türkiye ile inanç ve Türklükle ilgili bağlarını sağlam tutamadığını söyledi.



















