'Kılıçdaroğlu umut tacirliği yapıyor'

'Kılıçdaroğlu umut tacirliği yapıyor'

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na ve MHP Lİderi Devlet Bahçeli'ye yüklenerek, "Sayın Kılıçdaroğlu, yalan denizinde hayal gemisiyle umut tacirliği yapıyor. Sayın Bahçeli Başbakan'ı Bozkurtlarına kovalatmaktan söz ediyor. Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?" dedi.

Habertürk ekranlarında yayınlanan Gün Ortası programında gündemi değerlendiren Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na ve MHP Lİderi Devlet Bahçeli'ye yüklendi. Çelik, ALES kriziyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

Sınav tartışmalarını değerlendiren Çelik, "1 milyon 700 bin çocuğumuzun hayallari üzerinden kimse muhalefet stratejisi de geliştirmesin, kimse ideolojik hesaplarını da gerçekleştirmeye talip olmasın" dedi.

"ALGORİTMA HEP VARDI"

ÖSYM'nin bugüne kadar zaman zaman sıkıntılar yaşanmış olsa bile çok sağlıklı merkezi sınavlar yapmış olan bir kurum olduğuna işaret eden Çelik şöyle devam etti:

"Eski ÖSYM Başkanı bir skandal üzerine görevden ayrıldı, yeni bir arkadaş getirildi. ÖSYM kurulduğu günden beri bu sınavlar yapıldığı zaman, algoritmanın ne olduğunu bilenler bunu çok iyi bilirler, bir şifre vardır. Ama mühim olan bu şifrenin adaylar tarafından bilinip bilinmediğidir. ÖSYM'nin kendinden çok emin olarak bir iddiası vardır ki; 'evet şifre vardır sınavların değerlendirilmesi için bu şifre olmak zorundadır, bu oldum olası böyledir.' Bütün bu söylenenler, bu iddialar mahkemeye intikal etmiştir. Bir taraftan idari soruşturmalar yapılıyor, bir taraftan mahkeme boyutu. Ümit ediyorum ki, en kısa zamanda sonuçlanacak."

"KİMSENİN MAĞDURİYETİNE SEYİRCİ KALMAYIZ"

"1 milyon 700 bin kişi şundan emin olsun" diyen Çelik, "İster ALES sınavı, ister YGS sınavı hangi sınav olursa olsun, eğer bir kişi bile mağdur ediliyorsa, bizim hükümetimiz buna göz yummaz. Ve kesinlikle insanlarımızın mağdruriyetine seyirci kalmayız. Hükümetimiz bu konu da son derece kararlıdır. Yakında zaten sonuçlar açıklandığı zaman, birileri tarafından şifre biliniyor muydu, bilinmiyor muydu, bu da ortaya çıkacak" dedi.

"İstifa gerekli mi" sorusu üzerine Çelik, "Gerçekten eğer tespit edilen kusur, suç varsa o zaman devreye girebilir. Aksi takdirde bugüne kadar söylenenler iddiadır, bir kısmıda ithamdır. Bunlar bağımsız denetim organları tarafından doğrusu, yanlışı ortaya konduktan sonra o zaman bir şey söylemek mümkün olabilir" diye konuştu.

Arınç'ın, "ALES ile ilgili yeterli sayıda kitapçık üretilmeliydi" ifadesini de değerlendiren Çelik, "Sayın Arınç'ın söylediğini herkes söyler. Sonuçta bir şey doğru yapılmalı, eksiksiz yapılmalı, kusursuz yapılmalı ve sınava gölge düşürecek, şaibe bulaştıracak her şeyden kaçınılması gerekiyor. Bu dönemde sınav güvenliği çok daha fazla arttı. Gerçekten tere yağından kıl çeker gibi sınavlar yapıldı ama bu tür hatalarda maaalesef bu işe gölge düşürüyor ÖSYM'nin de bunlardan kaçınması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"HASSASİYETİMİZ ZAAFİYET DEĞİLDİR"

Seçim mitinglerindeki sert söylemlerin devam etmemesini temenni ettiğini ifade eden Çelik, "Bizim iktidar olma sorumluluğumuzu sayın başbakan'ın kabine üylerini ve devlet adamlığı sorumluluğunu ve hassasiyetini birileri bizim zaafımız olarak telakki etmesin. Bizim zaafımız olarak değerlendirirlerse kusura bakmasınlar gereken cevabı alırlar, bizi şamaroğlanı sanmasınlar. Herkesin bizi medeni ölçüler içerisinde, nezaket kuralları içerisinde bizi eleştirme hakkı var. Biz rekabet ediyoruz ama nezaket içerisinde rekabet edeceğiz. Kimsenin bize küfretmeye, bizim taşımadığımız vasıfları bize yüklemeye hakkı yoktur" diye konuştu.

"KILIÇDAROĞLU UMUT TACİRLİĞİ YAPIYOR"

"Sayın Kılıçdaroğlu bu uçuk kaçık vaatlerine bir kaynak bulamıyor" diyen Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu, yalan denizinde hayal gemisiyle umut tacirliği yapıyor. Kaynak nerede dendiğinde, önce kaynak Kemal dedi. Sonra baktı ki Kaynak Kemal bir işe yaşamıyor sonra diyor ki, 'sizin yürüttüklerinizin yarısını biz oluştursak'. Ben de şunu söylüyorum, kim neyi yürüttüyse ve sayın Kılıçdaroğlu ile arkadaşları çıkıp bunu beyan etmezlerse onları biz müfteri ilan ederiz. İnsanlar kendi neyse karşısındaki muhatabı da öyle görür. Eğer bu memlekette yürütme götürme olsaydı Türkiye bu tablo içinde olmazdı" ifadelerini kullandı.

"SAYIN BAHÇELİ KENDİNİZİ NE ZANNEDİYORSUNUZ?"

Daha önce de MHP'li bir grup başkanvekilinin sayın başbakan'ın dilini koparmaktan bahsettiğini anımsatan Çelik, "Öte yandan Balıkesirde yine MHP'nin milletveili, hanımefendi olan milli eğitim bakanının dilini kesmekten bahsetti. Siz kasap falan mısınız? Milletvekiliyseniz buna göre bir üslup kullanacaksınız . Sayın Bahçeli Başbakan'ı Bozkurtlarına kovalatmaktan söz ediyor. Başbakan'da sana cevap vermeyecek mi? Sayın Bahçeli siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz bir partinin genel başkanısınız. Sayın Bahçeli bunu kullanıyor ama ben bu ifadeyi kullanmayacağım. Çünkü biz ağzımızı kirletme niyetinde değiliz. Kötü söz söyleyen kendi ağzını kirletir. Halk nezninde puan kaybeder" şeklinde konuştu.

BEYAZ GAZETE
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile