Kopan maçlara anlaşma modeli

Ben şahsen Bucaspor'dan umutluydum. Geçen sezon Bank Asya 1. Lig'in...


Ben şahsen Bucaspor’dan umutluydum. Geçen sezon Bank Asya 1. Lig’in tartışmasız en cıvıltılı takımı oldu. Süper Lig’e çıkması sebebiyle, burnumuzun bu kadar dibinde olmasına rağmen görmeyişimizden de ayrıca utandık. Hadi kendi adıma konuşayım, ben utandım.
Yönetimindeki hesap kitap ve plandan çok, alt yapıya verdiği önem bakımından  gözlerimizi kamaştırdı.
Yine kendi adıma konuşayım, beklentim, alt yapıdan getirdiği çocuklara bir iki sağlam takviyeyle Süper Lig’de tutunmaya çalışan bir takım olacağı yönündeydi.  Bu gencecik çocuklar Süper Lig’de kendilerini göstermek istiyecekler, bu da ortaya mücadeleci ve hırslı bir takım çıkaracaktı. Belki düşeceklerdi (ki şimdi niye düşmesinler) ama alkışlarla uğurlanacaklardı.
Beşiktaş karşısındaki takımı görünce, anladım ki Kasımpaşa modeline yapışmışlar. Eski, taze ne kadar kaşar varsa toplamışlar. Takımın onbirinde Bank Asya’dan bir tane çocuk var. İkinci sınıf bir karma yapmışlar. Takımın oynadığı oyundan söz etmeme gerek yok çünkü önemli olan o değil. Pek zannetmiyorum ama bu kadro ve oyunla bu sezon ligde tutunabilirler belki. Ama ne yazık ki aşkla, iştahla arkasında duracağımız takım olma şansını kaybettiler.
Neyse!
Sıcaklar artık, sezon başının karakteristik tartışma konusu oldu. Öyle görünüyor ki, her sezon sıcaklarla nasıl başetmemiz gerektiği hususunda önümüzdeki sezonlarda da konuşacağız. Pazar gecesi Fenerbahçe Antalyaspor maçını (Medikal Park’ı da ekleyecek miyiz) izlerken aklıma geldi. İlk yarı Antalyaspor kalebinde gördüğü dört golle soyunma odasına gidiyor. İlk yarı yaptığı hiçbir şey yok ve tempo gösteriyor ki yapacağı da yok. Hatta görünüm, ikinci yarıda farkın da artacağı yönünde. Bu tür durumlarda Mehmet Özdilek, Aykut hocayı da yanına alarak hakemlerin yanına gitmeli. İkinci yarı için pazarlığa girişmeli. Mesela “İkinci yarıya bir gol daha vereyim, beş sıfıra anlaşalım, bu sıcakta debellenip durmanın manası yok, biz de vakitlice Antalya’ya dönelim” gibisinden kora kor bir pazarlık sonucunda taraflar anlaşmalı. Aykut hoca “bir olmaz iki gole bitirelim” der belki. Mehmet hoca “bir gol de bana ver bari” diye bir karşı atak yapabilir. Artık ne olursa uygun bir noktayı yakalarılar. Seyirci açısından da sorun yok. Maç zaten seyircisiz.
Yani her maçta olur demiyorum. Böyle maçın koptuğu ve özellikle seyircisiz maçlarda neden olmasın?
Mevzuat mı engel. Ona da bakarız. Yeter ki isteyelim.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile