Küçük Tunahan'ın En Büyük Hayali Akülü Arabaya Kavuşmak

Konya'nın Beyşehir ilçesinde 7 aylıkken geçirdiği rahatsızlık sonucu solunum destek cihazıyla yaşamını sürdüren yürüme engelli 9 yaşındaki Hilmi Tunahan Saygı akülü arabaya kavuşmanın hayalini kuruyor Anne Neziha Saygı: 'Bağlı olduğu bu cihazları yanında götürüp taşımak çok zor oluyor. Önceleri bebek arabası iyi geliyordu, cihazın birini bebek arabasının arkasına, diğerini altına alarak bu isteğini yerine getirmeye çalışıyorduk. Ama artık büyüdüğü için bebek arabasına bindiremiyorum'

ABDÜLHAMİT YAŞAR - Konya'nın Beyşehir ilçesinde 7 aylık iken geçirdiği rahatsızlık sonucu solunum destek cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren yürüme engelli 9 yaşındaki Hilmi Tunahan Saygı, akülü bir arabaya kavuşmayı hayal ediyor.

Oğlunun bu hayalini bebek arabasıyla gerçekleştirmeye çalışan anne Neziha Saygı, Tunahan'ı bağlı olduğu cihazlarla dışarı çıkarabilmek için akülü arabaya ihtiyaç duyuyor.

Baba Halil Saygı, AA muhabirine, Seydişehir ilçesinde bir fabrikada tekstil işçisi olarak çalıştığını söyledi.

Küçük Tunahan'ın 7 aylık iken rahatsızlanması üzerine hastaneye götürüldükten sonra solunum destek cihazına bağlı yaşamak durumunda kaldığını anlatan Saygı, "O günden bu yana hastalığına bir tanı ya da teşhis konulamadı. Hastalığının tam bir adı yok, 70-80 civarında hastalık araştırıldı, hepsinde de 'Bu hastalık değil.' denildi. Kan örnekleri alındı, yurt dışına tahlile gönderildi. Şu ana kadar bize ulaşan bir teşhis yok. Sebebinin ne olduğunu henüz bilmiyoruz." diye konuştu.

Evladının yürüyememesi nedeniyle annesiyle sürekli evde kaldığını aktaran Saygı, şöyle devam etti:

"Tunahan sağlık problemleri nedeniyle iki yıldır evde eğitim alıyor ve okuma yazmayı da öğrendi. Eve gelen fizyoterapist sayesinde fizik tedavi desteği de alan çocuğumuz kalan vakitlerini ders çalışarak, kitap okuyarak, televizyon izleyerek ve muhabbet kuşuyla meşgul olarak geçiriyor. Tunahan özellikle bahar ve yaz döneminde güneşin yüzünü gösterdiği havalarda dışarıya çıkmak istiyor. Gezmeyi ve parklarda yaşıtlarını oynarken izlemeyi çok seviyor. Bu yaşına kadar bu talebini, solunum destek cihazlarını bir bebek arabasında taşıyarak sağlamaya çalıştık. Ancak bebeklik döneminin geride kalması, büyüyüp boyunun da uzaması nedeniyle artık bebek arabası kullanımı işi de bitti. Artık cihazları ve kendisini birlikte taşıyabilecek akülü özel bir arabaya ihtiyaç duyuyoruz. İnternette de gördüğümüz kadarıyla bu tür çocukların kullanabilecekleri, makinelerimizi de taşıyabilecek özel araçlar var. Ancak maddi gücümüz buna yeterli değil. O yüzden hayırseverlerden bu aracın temini için destek istiyorum. Ayrıca çocuğumun hastalığının ne olduğunun ortaya çıkarılabilmesi, tanı ve teşhis konularak varsa tedavisinin yapılması konusunda yardımı da devlet büyüklerimizden bekliyorum."

Neziha Saygı ise tüm gününün oğlu Tunahan ile geçtiğini belirterek güçlükler yaşasa da ona olan sevgisinin her zorluğu unutturduğunu dile getirdi.

"Karnını doyuruyorum, bakımını günlük yapıyorum. Öğretmeni gelirken hazırlıyorum, o geliyor gidiyor. Haftada iki kez fizik tedavi öğretmeni geliyor. Günümüz böyle geçiyor." ifadesini kullanan anne Saygı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tunahan'ın bu cihazlarla yaşam sürmesi nedeniyle bunların kullanımına ilişkin eğitim bize verildi. Elektrik kesintisine karşı da evde jeneratörümüz var. Tunahan'la gayet güzel anlaşıyoruz. Onun da şu anki hayali yaşıtları gibi sokağa çıkmak, parka gitmek, oynayan çocukları seyredebilmek. Tabii ki nihayetinde yürüyebilmek. Güneşli havalarda dışarıya çıkmayı çok seviyor. Kış günlerinde bunu yapamıyoruz. Ama yaz geldiğinde sürekli dışarı çıkmak istiyor. Bağlı olduğu bu cihazları yanında götürüp taşımak çok zor oluyor. Önceleri bebek arabası iyi geliyordu, cihazın birini bebek arabasının arkasına, diğerini altına alarak bu isteğini yerine getirmeye çalışıyorduk. Ama artık büyüdüğü için bebek arabasına bindiremiyorum."

- "Hevesle ona ders anlatmaya geliyorum"

Evde eğitim alan ikinci sınıf öğrencisi Tunahan'ın öğretmeni Sibel Ayhandinç de onun başarılı ve derslerine çok ilgili bir öğrenci olduğunu belirtti.

Ayhandinç, "O beni ders için hevesle bekliyor, ben de hevesle ona ders anlatmaya geliyorum. Okuması bu sene hızlandı, yazılarını da güzel güzel yazmaya başladı. Hafta içi her gün evinde 2 saat ders işliyoruz. Beni bazen koltuğunda kapıda karşılıyor, uğurlarken de yine aynı döner koltuğu üzerinden pencereden el sallayarak bunu yapıyor." dedi.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile