Kurbanlık Alacaklar Dikkat
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala uzmanlar, kurbanlık alacak olanları kurban seçme, kesme ve saklama koşulları konusunda uyarıyor.
Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kemal İlcay, sağlıklı bir kurbanlık alabilmek için hayvanın belgelerinin ve küpesinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.Kurbanlık alırken, keserken ve saklarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini İHA muhabirine değerlendiren Veteriner Hekimler Odası Başkanı İlcay, Kurban Bayramı’nın toplumsal yardımlaşmayı, birlikteliği sağlayan, ekonomik ve gıda yönünden insanların birbirlerine yardım etmesi gerektiği duygularını ortaya çıkartan dini ve güzel bir bayramımız olduğunu vurguladı. Bunu yerine getirmek için de kesilecek hayvanın sağlıklı alınması, şartlara uygun şekilde kesilmesi ve sağlıklı olarak saklanmasının önemli olduğunu belirten İlcay, “Özellikle vatandaşlardan ricam, kurban döneminde bolluk olduğu için değerlendirilebilecek kısımları da çöpe gidecek şekilde kesmesinler ve ekonomik kayba sebep olmasınlar” dedi.Kurbanlık alırken sağlıklı olmasının çok önemli olduğunun altını çizen İlcay, gözle görebilecek unsurlar dikkate alınırsa sağlıklı bir kurban seçmede yüzde 80-90 başarılı olunacağını kaydetti. İlcay, kurbanlık alırken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: “Öncelikle hayvanın belgelerini kontrol etsinler, raporu, pasaportu var mı tetkik etsinler. Ayrıca büyükbaş ve küçükbaş hayvanların küpeleri olup olmadığına mutlaka baksınlar. Sağlık yönünden ise çok zayıf bir hayvanın kesilmesi uygun değildir. Sağlıklı olsa da zayıf olması ekonomik bir kayıptır, çünkü aldığı yemden yararlanımını ete dönüştürmemiştir daha. Ayrıca çok zayıf olar bir hayvan daha önce bir hastalık geçirmiş olabilir. Gebe olan hayvanın da kesilmemesi gerekir. Yasal olarak gebeliğinin üçte ikisini tamamlamış hayvanın kesilmesi yasaktır. Veteriner hekimler gebeliği büyükbaş hayvanlarda elle muayene ederek tespit ederler. Küçükbaş hayvanlarda ise elle muayene yoktur, ultrason cihazı da yaygın olmadığı için genellikle toplu gebe kaldıkları sezonlar gözetilir ve özellikle Aralık-Şubat ayları arasında dişi kesim yasağı konur. Bu döneme yakın bir dönemdeyiz. Vatandaşımız dişi küçükbaş hayvan kurban edecekse özellikle güvendiği yetiştiriciden almalıdır. Gebelik, damızlık statüsü olan bir hayvanın yavrusuyla birlikte heder edilmesi açısından da ekonomik krize destek verir. Dolayısıyla biz gebe hayvanın kesilmesi taraftarı değiliz. Gebeliği vatandaşların anlaması ise mümkün değildir, 3 aylık gebeliği elle veteriner hekim de bilemez.”Yeni doğmuş yapmış bir hayvanın da kanında hormonal değişiklikler olduğu için kesilmesinin uygun olmadığının altını çizen İlcay, bu hormonal değişiklikler kan yoluyla tüm organlara taşınacağı için et ve iç organlarında hormonal kalıntı olması nedeniyle insanların tüketmesinin sakıncalı olduğunu dile getirdi.Hastalık belirtisi gösteren hayvanların kesinlikle kesilmemesi gerektiğini ifade eden İlcay, bu hastalık belirtilerinden birinin yüksek ateş olduğunu kaydederek, “Hayvan yüksek ateşliyle elimizle hissedebiliriz veya yüksek ateşli hayvanın burunda kılsız bölgede, sağlıklı hayvanda zerre şeklinde ter odakları olması gerekirken, yüksek ateşten dolayı bu kurur, üst dudak, kılsız bölge kuru olur. Basit bir dereceyle de ateşli olup olmadığı anlaşılır. Hastalığın diğer bir belirtisi tüylerin karışık ve mat olması. Bakışların ve dış görünümün cansız olması, büyük abdest yolunda pis kokulu ishal ve burundan akıntı gelmesi, çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olması, vücudunun herhangi bir yerinde şişlik, yara, bere, kanama olması bu hayvanın hastalıklı olabileceği şüphesini uyandırır. Bu tür hayvanların alınmaması gerekir. Daha ileri tetkik için veteriner hekime başvurabilirler” diye konuştu.Kurbanlık hayvanın alındığı tarihin de önemli olduğuna işaret eden İlcay, “Eğer bir hafta önce almışsak, eve götürüp ani yem değişikliği yaparsak gene rahatsızlanmasına sebep olabiliriz. Kurbanı aldığımız yerden hangi yemle ve hangi aralıklarla beslendiğini öğrenip o şekilde beslememiz gerekir. Kuru ot, saman, kaba yemle beslenirse rahatsızlanmaz hayvan ama eve götürüp yeşil ot verirsek ani yem değişikliği mide bozukluğuna neden olabilir, bu da ikincil enfeksiyonlara yol açabilir, dikkat edilmeli. Bir gün öncesi ya da yarım günde beslenme değişikliği pek etkilemez” ifadelerini kullandı.Kurban kesiminde de uyarılarda bulunan Veteriner Hekimler Odası Başkanı İlcay, kişi eğer çok tecrübeli değilse kendisinin kesmemesi gerektiğini söyledi. Tecrübeli bir kasabın, hem kişinin kendisini yaralamasının önüne geçeceğini hem de kurbanın doğru şekilde kesilmesini ve parçalanmasını sağlayacağını vurgulayan İlcay, sözlerine şöyle devam etti: “Kesimde işi ehline bırakmalıyız. Ama yine de evde kendimiz kesmeye kalktıysak öncelikle kurban etmede kanın yüzde 100’e yakınının vücuttan dışarıya boşaltılması gerekir. Çünkü hastalık etkenleri kanda bulunur, kan çabuk bozulan ve çok mikrop taşıma kapasitesi olan bir sıvıdır, bu nedenle de kanın dışarı boşaltılması hem ilimsel hem de dinimiz açısından doğru bir davranıştır. Uygun yerden keseceğiz ve kanın dışarıya boşaltılmasını sağlayacağız. Ayrıca deriyi ekonomik kayba uğratmadan uygun bir şekilde güzelce yüzeceğiz ve bu zamanı kısa tutacağız ki, havanın sıcak olduğu durumlarda mide içerisinde normal şartlarda faydalı olan bakteri ve mikroorganizmalar, öldükten sonra anormal şekilde çoğalarak şişme, kokuşma ve canlı dokuların erimesine neden olurlar. Bunun için biran önce iç organların boşaltılması gerekir. Özellikle işkembenin patlatılmadan, bağırsakların suyunun ete bulaşmasını önleyecek şekilde tekniğine uygun olarak alınması karaciğer üzerinde bulunan öd kesesinin de patlatılmadan alınması gerekir. Eğer patlatılırsa, küçük bir bölümü etkilemişse o parçayı hafif derinden keserek atmak en uygun olanıdır. Bulaşma riski olan bölümleri de erken tüketmek gerekir. Parçalanmada da ekonomik kayba neden olmadan omurganın ortadan ikiye bölünmesi daha sonra but, kol ve kaburganın tekniğine uygun ayrılması gerekiyor.”Vatandaşları sakatatlar konusunda da uyarın Kemal İlcay, sakatatların Kurban Bayramı’nda çok bulunduğu için etrafa gelişi güzel saçıldığını ve hem çevre kirliliği hem ekonomik bir kayıp olduğunu kaydetti. Gıda değeri olan organların güzelce temizlenip değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken İlcay, “Sakatatları heba etmeyelim. Örneğin bağırsakların sucuk yapımında gıda değeri vardır, tıpta ameliyatta kullanılan dikiş iplikleri koyun ve kedi bağırsağından yapılır. Güzelce temizleyip tuzlayarak derinin içine koymak ve görevlilere teslim etmek gerekir. Ayrıca deriyi mutlaka parçalamadan tek parça çıkarmamız gerekiyor. Derinin orta yerinde acemice bıçak izi bırakırsanız ekonomik değerinin yüzde 50’si gider” şeklinde konuştu.Kurbanlık etlerin saklanma ve tüketim koşulları hakkında da bilgi veren İlcay, ideal olanın kurban etini bekletmek olduğunu ancak kurban şenliği ile bir miktar tüketildiğini aktardı. Kalan bölümlerin uygun parçaladıktan sonra uygun şartlarda muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizen İlcay, şunları söyledi: “Örneğin bir sininin içerisine işkembe, iç organları eti aynı anda konulmamalıdır. İşkembe suyu sızar, ete bulaşır, siz gözle göremezsiniz, bunun soğutulsa, şoklansa dahi saklama süresi kısalır. Temiz şartlarda elde edilmiş bir kırmızı et hızlı dondurma yani şoklanma sistemiyle bir sene gıda değerini yüzde 80 oranında korur ve tüketilebilir. Ama siz fark etmezseniz mikroorganizmalar bulaşırsa bu süre kısalacaktır. Tüketebileceği küçük parçalara ayırarak saklasınlar. 5 kiloluk bir kıymayı dolaba koyup bir süre sonra çıkarıp yarım kilosunu alarak yeniden dolaba koyarsak, onun şoklanma devri artık bitmiştir, tamamının kullanılması gerekir. Onun için kullanabileceğimiz küçük miktarlarda paketleyip koyalım.”Veteriner hekimlerin öneminin biraz daha öne çıkması gerektiğine dikkat çeken İlcay, mesleğin hem hükümet hem de halk tarafından öneminin öne çıkartılmasını istedi.



















