TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu, Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasının önünde hiçbir engel kalmadığını söyledi. Kuzu, demokratik açılım süreci kapsamında gündeme gelen yer isimlerinin değiştirilmesi ve seçmeli ders olarak Kürtçe'nin okutulmasının önünde hiçbir anayasal engelin olmadığını kaydetti.
Mardin Artuklu Üniversitesi ve Mardin Belediyesinin düzenleyeceği "Türkiye'nin Yeni Anayasa Arayışı: Felsefe, Yöntem, İçerik" konulu panele katılan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Prof.Dr. Ergun Özbudun ve Prof.Dr. Serap Yazıcı demokratik açılım süreci ve sivil anayasa hazırlıkları hakkında basın açıklaması düzenledi.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, zor bir süreçten geçtiklerini ve parti olarak bu sorunların çözümü için kararlı olduklarını söyledi. Bu sürecin üstesinden gelecek güçte olduklarını anlatan Kuzu, "Bu süreci haklı da olsa halkımıza anlatmak zorundayız. Bölge olarak önümüzde 30 yıldan beri devam eden ve 40 bin insanın hayatını kaybettiği bir tablo var ortada. Bu kadar asker şehit oldu. Şu kadar PKK'lı öldürüldü. Bu askeri mantıkla bu işin tek bir başına çözülemeyeceğini bir kere öğrenmemiz lazım. Bu gün gibi ortada. Bu işin kültürel boyutunu, ekonomik boyutunu ve insan hakları boyutunu masaya yatırmadan bir tarafı olmuyor bu işin. Bu işi İngiltere'si, İspanya'sı, Almanya'sı, İtalya'sı bu işe nasıl çözüm bulduysalar bizim de ortak akılla bu işi çözmemiz lazım. Biz AK Parti olarak samimiyiz ve bu sorunu çözeceğiz. Avrupa sürekli birlik olarak devam ediyor. Parası bir, vizesi bir, ekonomisi bir, biz niye küçülelim. Biz haklı olsak da bildiklerimizi anlatmamız lazım." dedi.
"NE YAPARSAK YAPALIM ONLAR YOK DİYORLAR"
Yeni anayasa çalışmaları hakkında bilgi veren Kuzu, "Daha önce içini doldurduğumuz anayasa taslağını bu sefer boş bir şekilde herkesin önüne koyduk ve diğer partilerle birlikte doldurmak istiyoruz. Bu şekilde boş bir sepet olarak çıktık ve diğer siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve bu işten anlayan kesimlerin bu konu hakkında diyecekleri var mı diye her yere gittik. Eliniz niye boş geldiniz diye tepki gösterdiler. Halbuki daha önce de hazırlanan anayasa taslağı konusunda niye içini doldurup bize söz hakkı vermediniz diye yokuz demişlerdi. Yani ne yaparsak yapalım onlar yok diyorlar. Onlara göre hareket edecek olursak hiçbir şey yapmamamız gerekiyor. Yani tablo bu. İşi her zaman olduğu gibi yine çıkmaza sokuyorlar." diye konuştu.
Açıklamalarında yeni anayasada Kürtçenin resmi dil olarak gösterilmesinin imkânsız olduğunu dikkat çeken Kuzu, şunları söyledi: "Yeni yer isimlerini değiştirmek bölge halkına sormakla olur. Yoksa bunun önünde anayasal bir engel yok. Bunu burada referandumlarla çok rahat bir şekilde yapabilirsiniz. Bu referandum sonunda belki bölge halkı o ismi benimseyip ismin değişmesine karşı çıkar. Okullarda Kürtçe eğitimin verilmesi ile ilgili olarak ise bunun için de anayasa değişikliğine gerek yok. Milli Eğitim Bakanlığı yayınlayacağı bir genelge ile bu işi çözebilir. Biliyorsunuz okullarda bazı üniversitelerimizde Kürtçe araştırma merkezleri kuruldu. TRT 6 bir genelge ile açıldı."
AK Parti'nin yeni bir anayasa taslağı hazırlamasını istediği komisyonun başındaki Prof. Dr. Ergun Özbudun ise "Türk anayasa yapımı tarihinde görülen en saydam ve en katılmacı süreç olacaktır. Bu taslağı yoğun bir toplumsal tartışma sürecine açacağız. Bu aşamada bütün siyasi partiler bütün sivil toplum kuruluşları, medya, akademik çevreler önerilerini. eleştirilerini veya alternatif taslaklarını ortaya koyacaklardır. Tabi bu öneriler neticesinde metinde birtakım değişiklikler veya iyileştirmeler yapılabilecektir. Daha sonra da daha da önemlisi meclis safhası gelecektir. Mecliste de uzun boylu tartışılacaktır. Evvela anayasa komisyonunda, sonra genel kurulda burada da daha geniş bir çoğunluk, daha güçlü bir konsensüs sağlamak amacıyla mutlaka birtakım değişiklikler yapılabilecektir. Yani benim görüşüm son derece katılmacı ve şeffaf bir süreç olacaktır." ifadelerini kullandı.
Kürtçe seçmeli ders mi oluyor?
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu, Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasında hiçbir engelin olmadığını söyledi.



















