Lübnan'da Göstericilerin Yeni Hedefi 'Otoriter Yapı'

Başbakan Saad elHariri'nin 17 Ekim'den bu yana devam eden hükümet karşıtı gösteriler nedeniyle dün istifa etmesinin ardından göstericilerin, Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri gibi yönetimdeki diğer sembol isimlerin istifası için baskı oluşturacağı belirtiliyor.

RAYA ŞARTUNİ - Lübnan Başbakan Saad el-Hariri'nin 17 Ekim'den bu yana devam eden hükümet karşıtı gösteriler nedeniyle istifa etmesinin ardından göstericilerin, yönetimdeki diğer sembol isimlerin istifası için baskı oluşturacağı öngörülüyor.

Hariri'nin istifasının ardından başkent Beyrut'ta devam eden gösterilerde eylemciler "bağımsız, küçültülmüş, yeni bir teknokrat hükümet kurulana ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri istifa edene kadar meydanlarda kalmayı sürdüreceklerini" ifade etti.

AA muhabirine değerlendirmede bulunan Lübnanlı siyasi analistler, Başbakan Hariri'nin istifasının ardından göstericilerin Cumhurbaşkanı Avn ve Meclis Başkanı Berri gibi yönetimdeki önemli isimlerin istifası için daha fazla baskı oluşturacağını belirtti.

Lübnanlı siyasi analist ve yazar Faris Haşşan, gösterilerin Hariri'nin istifasıyla son bulmayacağı iktidardaki diğer sembol isimler de koltuklarını bırakana kadar süreceği görüşünü dile getirdi.

Haşşan, "Halk hakkında kötümser olursak, hükümetin düşmesiyle halk hareketinin de biteceğini söyleyebiliriz. Ancak halka güvenirsek, gösterilerin genişleyerek daha güçlü şekilde sürdürülmesini bekleyebiliriz." diye konuştu.

- Gösteriler Başbakanın istifasıyla sınırlı kalamayacak

Halk hareketinin yalnızca hükümeti değil, rejimin başını da hedef aldığını söyleyen Haşşan, "Bu meselenin Başbakan ile sınırlı kalmasından korkanlar vardı ancak öyle olmayacağını görecekler. Mantıklı olan, herkesin otoriter yapının düşürülmesini talep edenlere katılmasıdır. " dedi.

Lübnan'da Cumhurbaşkanının Maruni, Meclis Başkanının Şii, Başbakanın Sünni olduğunu hatırlatan Haşşan, Hizbullah ve Emel Hareketi yanlılarının meydanlara inerek, göstericilere saldırmasına ilişkin "göstericilerin düşmanlarının net olarak ortaya çıktığı" değerlendirmesinde bulundu.

Haşşan, Lübnan'daki ana sorunun Hizbullah'ın kurduğu yapı olduğunu dile getirdi.

- "Hariri'nin istifası Lübnan halkının zaferidir"

Öte yandan Arap Diyalog Araştırmaları Merkezi Başkanlığını yürüten Şii din adamı Şeyh Abbas Cevheri, "Hariri'nin istifası Lübnan halkının zaferidir. Olayların tek ve en büyük kaybedeni ülkeyi mahkum ettikleri siyasete dört elle sarılanlardır." dedi.

Cevheri, "İstifanın ardından yeni bir siyasi gerçeklik ortaya çıkacak. Lübnan'daki güvenlik ve siyasette silah sahipleri (Hizbullah) artık rol oynamayacak." şeklinde konuştu.

Hükümetin düşmesinin ardından sokağın daha disiplinli hareket edeceğini savunan Cevheri, "Bu adımdan sonra Hariri'nin başkanlık edebileceği partilerden uzak bir teknokrat hükümet kurulması gerekir. Daha sonra gerekli olan, yönetimi yeniden kurmak için erken genel seçimlere gidilmesidir." diye konuştu.

Cevheri, "Hükümet, eli kolu bağlı duramazdı. Göstericileri tehdit etmek ve kaos oluşturmak için özellikle Hizbullah yanlılarını gönderdi." dedi.

Lübnan'da 17 Ekim'de ekonomik durum ve yeni vergilere karşı başlayan protestolar, teknokratlardan oluşan bağımsız küçültülmüş yeni bir hükümet kurulması talebiyle devam ediyor.

Hariri, 21 Ekim'de ülkedeki ekonomik krizi hafifletmek amacıyla bazı kararlar alındığını açıklamış, ancak bu kararlar protestoları durdurmaya yetmemişti. Başkent Beyrut'ta Hizbullah ve Emel Hareketi yanlıları, birçok kez hükümet karşıtı göstericilere saldırmıştı.

Gösterilerin devam etmesi üzerine Hariri dün "Lübnanlıların yüce çıkarlarını savunacak yeni bir hükümetin kurulmasına kanaat getirdiğini" belirterek Cumhurbaşkanı Mişel Avn'a istifasını sunmuştu.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile