Manisa'nın Deprem Profili

Manisa Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Meriç

Bahadır, Ege Bölgesi'nin, fay çeşidi bakımından diğer bölgelerden daha şanslı konumda olduğunu söyledi.
Türkiye'nin yüzde 90'ının birinci derece deprem kuşağında yer aldığını belirten Bahadır, depremlerin hayatın bir gerçeği olduğunu, binalarda süsleme ve dış cephe kaplamasına gösterilen özenin aynı şekilde zemin iyileştirme konusunda da gösterilmesi gerektiğini söyledi. Bahadır, "Biz nasıl nefes alıyorsak yer kabuğu da nefes alıyor. Levhalar hareket ettikçe ortaya çıkan enerji yer kabuğunun zayıf noktalarından (fay) boşalmaktadır. Bu boşalmada depremleri meydana getirmektedir. Manisa'da birinci deprem
bölgesinde bulunmaktadır" dedi.
Manisa fayının, doğuda Turgutlu ilçesinden başlayıp batıya doğru Manisa ilini kat ederek Akgedik, Gürle köyüne kadar izlenebildiğini anlatan Bahadır, şöyle konuştu: "Ege Bölgesi'nin depremsellik açısından en büyük özelliği ege bölgesindeki fayların türünün Kuzey Anadolu Fay hattı ve Doğu Anadolu Fay hattından farklı olmasıdır. Kuzey Anadolu Fay hattına baktığımız zaman doğrultu atımlı faylardan oluştuğunu görüyoruz. Doğu Anadolu fay hattı da doğrultu atımlı fay hattından oluşmaktadır. Doğrultu atımlı fay
hatlarında enerji boşalımı bir anda olur. Ege bölgesinde ise irili, ufaklı 4, 4.5, 5, 6 ve hissetmediğimiz büyüklüklerde sürekli olarak enerji boşalımı gerçekleşmektedir. Bu da baktığımız zaman bölgemize avantaj sağlıyor. Çünkü bir anda yüksek bir enerji boşalımı olma olasılığını düşürmektedir. Son yüzyılda Manisa'daki depremlere baktığımız zaman hep bu tarzda küçük depremlerle karşılaşıyoruz. Fakat bu hiçbir zaman Manisa'da büyük deprem olmayacak anlamına da gelmez."
Depremin her an farklı büyüklüklerde olabileceğini kaydeden Bahadır, sözlerine şöyle devam etti: "Önemli olan depreme hazırlıklı olmak. Son çıkan deprem yönetmeliği, depreme hazırlık açısından önemli bir yer teşkil etmektedir. Gerek yerel yönetimlerin gerek mühendis odalarının ve teknik elemanların işi sıkı tutması, ulusal bazda da bu yönetmeliklere bağlı olarak kontrollerin yapılması mutlu edici. Yeni yapılan binalar yönetmelik çerçevesinde zemin etütleri, statik projeleri, mimari yönetmelikler
kapsamında yerel yönetimlerce ve mühendis odalarının kontrolleri sayesinde iyi bir yol katettik. Ama bu yeterli mi tabii ki değil."
Manisa'daki zeminlerde bazı bölgelerde sıkıntılar mevcut olduğunu anlatan Bahadır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tür yerlerde mutlaka zemini iyileştirmeye yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bunlar gerek yerel yönetimlerle gerek ilgili kurumlarla ve ilgili mühendisler odalarıyla istişare edilerekten zeminin cinsine bağlı olarak yapılması gereken mühendislik çalışmaları tespit edilip çalışmalar yapılabilir. Böylelikle deprem anında maddi ve manevi kayıplarımız asgari düzeye indirgemiş olur."
Son çıkan deprem yönetmeliğinin yeni binaları kapsadığını ifade eden Bahadır, yönetmeliğin depreme hazırlık açısından önemli bir adım olduğunu fakat yönetmelik öncesinde yapılan binaların da ele alınması gerektiğini belirtti. Marmara depremine bakıldığı zaman yıkımların çoğunun zeminin deprem anındaki davranışına bağlı olarak zemindeki problemlerden ve eski yapılar olmasından kaynaklandığını anlatan
Bahadır, "Bu husus da deprem yönetmeliği öncesinde yapılan yapılarında ele alınması ve gerekli çalışmalara yoğunluk verilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile