Mansur Yavaş sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır. 19 Mart'la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye'de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim.
Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım. Tam tersine; Ankara'da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara'da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
'KENDİMİ HİÇBİR ZAMAN SİYASİ PARTİLERİN ÜZERİNDE GÖRMEDİM'
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara'da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
'CHP'DEN AYRILIYOR, SİYASİ YOLUMA BAĞIMSIZ DEVAM EDİYORUM'
Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye'de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir. Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi'nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP'ye değil, Türkiye'de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim. Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım. Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
'KARARIMIN ANLAMI AÇIKTIR'
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez. Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa etmesinin ardından Ankara'dan 7 ilçe belediye başkanı CHP'den ayrıldıklarını duyurdu.
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ve Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın CHP'den istifa etti.
Yavaş'a yakınlıklarıyla bilinen belediye başkanları, istifa kararlarını sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla kamuoyuna açıkladı.
'MANSUR BAŞKANIMIZLA ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA...'
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, X hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
'Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Seçildiğim ilçede, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden; aynı azim, kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla hizmet etmeye devam edeceğim.
Benim için öncelik, dün olduğu gibi bugün de Beypazarı ve Beypazarlı hemşehrilerime hizmet etmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğüm, seçim sürecinde mücadele verdiğim; çalışmalarımızda yanımda olan, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her birinin emeğini ve desteğini daima saygı ve minnetle hatırlayacağım.
Bundan sonraki süreçte de tek gayem; Beypazarı'mıza ve Beypazarlı hemşehrilerime en iyi şekilde hizmet etmektir.'
'BAĞIMSIZ DEVAM ETME KARARI ALDIM'
Satılmış Karakoç da sosyal medya hesabından istifa kararını şu mesajla duyurdu:
'Değerli Hemşehrilerim, siyaset, insanlara ve değerlere olan bağlılığın sınandığı uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta zaman zaman önemli kararlar almak, inandığınız doğruların arkasında durmak gerekir.
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana Kalecik'te hiçbir hemşehrimizi siyasi görüşü nedeniyle ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden hizmet etmeyi kendimize görev bildik. Çünkü bize verilen oyları yalnızca bir siyasi destek değil, Kalecik adına verilmiş bir emanet olarak gördük.
İçinden geçtiğimiz süreç ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılarak Belediye Başkanlığı görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldım.
"MUTLAK BUTLAN SÜRECİ NEDENİYLE SONLANDIRIYORUM"
Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay da CHP'den istifa ettiğini X hesabından paylaştığı şu açıklamayla duyurdu:
"Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği, yıllardır büyük bir onur ve sorumlulukla taşıdığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi; bugün gelinen mevcut yönetim anlayışı ve yaşanan mutlak butlan süreci nedeniyle sonlandırma kararı almış bulunuyorum.
Bu kararım; Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihine, Atatürk ilke ve devrimlerine ya da Cumhuriyet değerlerimize yönelik değildir. Bilakis, bu değerlere olan bağlılığımın ve siyasi duruşuma ilişkin sorumluluğumun bir gereğidir.
Bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğim."
"TEK GAYEM HİZMET ETMEK"
CHP'den istifa eden Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Benim için öncelik, dün olduğu gibi bugün de Ayaş ve Ayaşlı hemşehrilerime hizmet etmektir."
"BAĞIMSIZ OLARAK DEVAM EDECEĞİM"
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya da X hesabından şunları yazdı:
"Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Mansur Yavaş’ın da açıklamasında açıkça dile getirdiği hususlar ve işaret ettiği sebepler doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyaseten yolumuza ve hizmetlerimize Sayın Mansur Yavaş ile birlikte bağımsız olarak devam edeceğimizi kamuoyunun takdirine sunuyorum."
"UMUT OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, istifasını şu mesajla duyurdu:
"Mansur Başkanımla yıllar önce Ankara’ya dair çizdiğimiz Mansur Yavaş Belediyeciliği tüm ülkeye umut oldu.
Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Ağabeyim Mansur Yavaş ile birlikte Ankara’ya ve ülkeye umut olmaya devam edeceğiz."
"PARTİ ÜYELİĞİMDEN AYRILIYORUM"
Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın da X hesabından şu mesajı paylaştı:
"Sevgili Elmadağlı hemşehrilerim, bugün Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum. Saygılarımla."



















