Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Uzmani Dr. Özden Yener Çakmak, özellikle genç bireylerde görülen, hastalari hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastaligi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu.
“Hasarli olmayan sinir hücrelerine saldiriyor”
MS hastaliginin, beyin ve omurilik gibi merkezi sinir sisteminin etkilendigi nörolojik bir hastalik oldugunu belirten Nöroloji Uzmani Dr. Özden Yener Çakmak, “Bu hastalik beyin ve omuriligi etkiliyor. Ümmin normalde kendine yabanci hücrelere saldirir. Ama bu hastalarda bagisiklik hücreleri kendinden olana, hasarli olmayan sinir hücrelerine saldiriyor. Hastalikta bu sekilde ortaya çikiyor” dedi.
“Ilk karsilasan belirti: görme kaybi”
Hastaligin merkezi sinir sistemini etkiledigi için, beyinde ya da omurilikte plaklar olusturdugunu söyleyen Dr. Özden Yener Çakmak, hastalarin ilk karsilastigi problemleri anlatti. Sik karsilasan belirtinin görme kaybi oldugunu kaydeden Çakmak, sözlerini söyle sürdürdü:
“Tek tarafli ya da çift tarafli olabilen, bazen bulaniklik, bazen de tam bir görme kaybi olarak ortaya çikiyor. Hastalar bazen göz doktoruna basvuruyor. Bu sekilde taniya ulasmakta zorluk çeken birçok hasta var. Göz doktorlari görme kaybiyla gelen hastalari gördükleri zaman kendilerine iliskin bir sey bulamazlarsa bize yönlendiriyorlar. Onun disinda beyinde etkiledigi bölgeye bagli bas dönmesi, dengesizlik, tek tarafli kolda ya da bacakta uyusukluk, kuvvetsizlikler, konusma bozukluklari, çift görme gibi çok degisik belirtilere sebep oluyor. Omurilik bölgesinde etkilenme varsa her iki bacakta kuvvetsizlik, uyusukluk, hastanin idrar kaçirmasi, idrarda zorluk gibi problemleri olabiliyor”
“Hastalar psikolojik olarak da etkileniyor”
Hastaligin, özellikle genç kisilerde ortaya çiktigini vurgulayan Çakmak, “20-40 yas araliginda bu hastalik daha sik görülüyor. Çogunlukla 30’lu yaslarda olan bireylerde MS hastaliginin basladigini sik görüyoruz. Genç ve aktif döneminde olan hasta, bu kadar kronik hastaliga sahip oldugunda hem psikolojik olarak hem de hastaligin getirdigi özürlülük ile birlikte çesitli sikintilar yasayabiliyor” diye konustu.
“Hastanin hayat kalitesini arttirmaya basladik"
MS hastaliginin tedavisine deginen Çakmak, su ifadeleri kullandi: “Bu hastalarda çok çesitli tedaviler var. Aslinda geçmis dönemlere baktigimizda elimizin çok kisitli oldugunu görüyoruz. 1. basamak igneler dedigimiz tedaviler mevcuttu. Ilerleyen süreçte çok daha farkli tedavi yöntemleri ortaya çikti. Örnegin 2. basamak ilaçlar, tablet seklinde ilaçlar ve hastaligi baskilayan ilaçlar kullanmaya basladik. Bu sekilde de, ataklarin ilerleyisini önleyerek, hastanin hayat kalitesini arttirmaya basladik"
Hastaligin görülme oraninin, zaman içerisinde artis yasadigina dikkat çeken Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, “Bu oran eskiden çok çok düsüktü. 100 binde 30,40 kiside görülürken, suanda 100 bin hastadan 60,70 kisiyi etkiledigini söyleyebiliriz” dedi.
“Asinizi olun”
MS hastalarinin pandemiden nasil etkilendigine de deginen Çakmak, çok sorulan sorularin basinda asi ve is durumu geldigini kaydetti.
Çakmak, sözlerine söyle devam etti: “Insanlarin aklina, ‘MS kronik hastalik midir?’, ‘MS hastasi korona virüsten dolayi çalismayi birakmali midir?’ gibi en çok sorulan sorularla karsilastik. Hasta ciddi bir özürlülüge sahip degilse, korona virüs olsa da çalisma hayatina devam etmesinde sakinca olmadigini söylüyoruz. Normal korunma yöntemlerimiz nasil maske, mesafe ve asiysa hasta bunlara dikkat ederek günlük yasamina devam edebilir. Covid asisi da çok soruluyor. Korona virüs asisinin tetikleyici oldugu ile ilgili herhangi bir sey söylemek mümkün degil. Böyle bir çalisma yok. MS hastalarinin covid asisi olmasinda sakinca yok. Tam tersine bir sekilde hastaligin getirdigi seyler, hastanin semptomlarini artabilecegi için ya da hastaligin kendi semptomlari ölüme giden bir sürece sebep olabilecegi için mutlaka bu hastalarin asilanmasini öneriyoruz”
“Ünlü MS hastalari, vatandaslarin doktorlara ulasmasini sagladi”
Çakmak, dünyada ve Türkiye’deki bazi ünlü isimlerin de MS hastasi olduguna dikkat çekerek, “Ülkemizde ünlü insanlarin bu hastaliga sahip olmasi, bilgi vermesi, bu konudan bahsetmesi insanlarin hem biraz daha sikayetleri takip etmesini ve doktora ulasmasini sagladi. Ayni zamanda bu ünlü insanlarin hayatlarinin hastalik sebebiyle çok etkilenmedigini, rutin yasamlarina, konserlerine devam ettiklerini görünce hastalarin beklentisi ve mutlulugu da yükseldi” diye konustu.
“Sigara kullanmayin”
Sigara kullaniminin bagisiklik sistemini tetikledigini, bu sebeple MS hastalarinin da sigara kullanmamasi gerektiginin altini çizen Çakmak, “Ailesinde MS hastasi olan kisilerin genetik faktörlerini düsündügümüzde mümkünse sigara kullanmamalarini öneriyoruz. Bu hastalik da genetik yatkinlik söz konusu ama bu kalitsal bir hastalik degil. Sizde bu hastalik oldugunda mutlaka çocugunuzda olacak diye bir sey söz konusu degil. Ailesinde MS hastasi olan kisinin, MS olma ihtilalimi normal popülasyona göre biraz daha yüksek. Insanlarin en çok bildigi ve korktugu asilanma. Çocukluk çaginda bazi asilar hepatit B, tetanoz gibi bir sekilde tetikleyip bu hastaliga yatkinligi arttirabilir gibi çalisma var. Hiçbiri yüzde 100 kanit göstermiyor. ‘Yüzde 100 tetikliyor, bu asiyi olmayin’ demek asla mümkün degil” ifadelerini kullandi.
"Bu hastaliktan korkmayin"
‘MS ölüm riski olan, hastanin hayat süresini kisaltan hastalik degil’ degil diyen Çakmak, “Günümüzde hem erken tani hem de etkin tedavilerle bir sekilde hastalar tamamen normal insanlar gibi yasamlarina devam edebiliyorlar”dedi.
"Akdeniz türü beslenme"
Su veya bu yiyeceklerin MS’i tetikler gibi bir durumun söz konusu olmadigini dile getiren Çakmak, “Bütün hastaliklarda oldugu gibi Akdeniz tipi beslenme MS’de de öneriliyor. Balik, yesil yaprakli sebzelerle beslenmek hem MS’in olusumunu geciktirdigi gibi ataklarin da olusumunu sikligini azaltmaya yardimci olabilir” açiklamalarinda bulundu.
MS Hastaligina Ünlü Etkisi
Nöroloji Uzmani Dr. Özden Yener Çakmak, Multipl Skleroz (MS) hastaliginin son dönemlerde görülme sikliginin 100 binde 30-40’tan, 60-70’e yükseldigini belirterek, "Ülkemizde ünlü insanlarin bu hastaliga sahip olmasi, bilgi vermesi, hastaliktan bahsetmesi insanlarin hem biraz daha sikayetleri takip etmesini ve doktora ulasmasini sagladi. Ünlü insanlarin hayatlarinin hastalik sebebiyle çok etkilenmedigini, rutin yasamlarina, konserlerine devam ettiklerini görünce hastalarin beklenti ve mutlulugu da yükseldi"dedi.



















