Sanat Tasarim ve Mimarlik Fakültesi ögrencilerinin mini müzik dinletisiyle baslayan konferans programi ayni zamanda üniversitenin kurumsal sosyal medya hesaplarinda canli olarak yayimlandi.
Çocuk ve gençlerin zihinsel, kültürel, sosyal, ahlaki açidan gelisip yetismelerinde ögretmenlerin müstesna bir yere sahip oldugunu ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardimcisi Kübra Güran Yigitbasi, “Bakanlik olarak 2018 yilinda Sosyal Hizmet Kanunu’nda yaptigimiz düzenleme ile koruma ve bakim altinda bulunan gençlerimizin istihdamlarinin egitim düzeylerine göre kendi branslarinda olmasini temin ettik. Bu sayede ögrenim durumlarina uygun olmayan kadrolarda istihdam edilenlerin, mezuniyetlerine uygun unvanlara atanarak magduriyetlerinin giderilmesini ve yüksekögrenime devam etmelerini tesvik ettik. Yaptigimiz düzenleme sonucu 2018-2021 yillari arasinda kurumlarimizda yetisen 114 gencimiz ögretmen olarak göreve basladi.
Ilk olarak aileden baslayan egitim ve ögretim serüvenimizi bilgi, beceri ve fedakarliklari ile taçlandiran ögretmenlerimize minnettariz” ifadelerini kaydetti.
“Güçlü kadin, güçlü aile, güçlü Türkiye”
Yigitbasi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanligi bünyesinde aile yapisinin güçlendirilmesine yönelik gerçeklestirilen çalismalara deginerek, “Kadinin deger görmesi, aslinda ailenin deger görmesi, toplumun yücelmesi anlamina geliyor. Biz de kadinlarin her alanda daha aktif rol almalari, hak, firsat ve imkânlardan esit bir biçimde yararlanmalari için her daim “Güçlü Kadin, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye” anlayisimiz ile kapsamli çalismalar yürütmeye devam ediyoruz. Bakanlik olarak son 19 yilda kadinlarin ve aile yapimizin güçlendirilmesi için pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Çalismalarimiz neticesinde kadinlar, artik sosyal yasamin her alaninda daha görünür ve güçlü konumdalar. Karar alma mekanizmalarinda daha fazla kadinin aktif olarak yer aldigini görüyoruz” dedi.
“Kadin temsilini her alanda daha da yukarilara çikarmayi hedefliyoruz”
Kadinlarin güçlendirilmesi amaciyla Bakanlik olarak 81 ilde “Finansal Okuryazarlik ve Kadinlarin Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri” gerçeklestirildigini kaydeden Yigitbasi, “2017 yilindan bugüne kadar düzenledigimiz 190 etkinlik ile 617.591 kisiye ulasmis bulunmaktayiz. Bu seminerlerle; kadinlarin para yönetimi, gelir, harcama, birikim, varlik, borç, tasarruf, yatirim, yatirim araçlari, bireysel emeklilik sistemi gibi konularda farkindaliklarinin artirilmasi ayrica kadinlarin ekonomik güçlenmesine yönelik destek ve tesviklere iliskin bilgilendirmeler yapiliyor. Yine Kadinlarimizin sosyo-ekonomik konumlarinin güçlenmesi için kadin girisimciligini destekleyerek kadinlarimizin kendilerine en uygun alanlarda çalisma hayatina katilmalarini arzu ediyoruz” seklinde konustu.
Yigitbasi, “ ‘Kim bir kimseyi öldürürse, bütün insanlari öldürmüs gibi olur. Kim de bir can kurtarirsa bütün insanlarin hayatini kurtarmis gibi olur’ (Maide, 5: 32) ayeti isiginda, tek bir kadinimizin bile siddete maruz kalmamasi ve hayattan koparilmamasidir. Kadina yönelik her türlü siddetin önlenmesi, Sayin Cumhurbaskanimizin liderliginde Hükümet olarak bizim en önemli gündem maddelerimizden biridir ve öyle de olmaya devam edecektir. Toplumun her kesimini etkileyen bu sorun, topyekûn mücadeleyi gerektirir. Hangi alandan olursak olalim, hangi siyasi görüsü benimsemis olursak olalim biliyorum ki hepimizin ortak hedefi kadina yönelik siddetle etkin mücadeledir” ifadelerini kullandi.
“Hiçbir canlinin siddeti hak etmez”
Bilinçli bir nesil insa etmenin, birçok soruna çözüm olabilecegini ve nedeni ne olursa olsun yer yüzünde hiçbir canlinin siddeti hak etmedigini ifade eden MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, siddetin önlenmesinde de bilinçli bir neslin büyük rol oynadigini ifade etti.
Prof. Dr. Karabulut üniversitelerin öncelikli görevinin, egitim ve ögretim yapmak, insan yetistirmek ve topluma fayda saglamak oldugunu belirtti.
Karabulut, “24 Kasim 1928, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Millet Mektepleri’nin Basögretmenligi’ni kabul ettigi 24 Kasim Ögretmenler Günü ve 25 Kasim 1999 tarihinde Birlesmis Milletler Genel Kurulu tarafindan “kadina yönelik siddete karsi toplumda farkindalik olusturmak” amaciyla ilan edilmis 25 Kasim Kadina Siddetle Mücadele Günü vesilesi ile bir araya geldigimiz programimizin ana temasi “Bilinçli Nesil Güçlü Gelecek” çünkü bilinçli bir gençlik güçlü bir gelecegi getirir” ifadelerini kaydetti.
“Öncelikle hos görüyü gençlerimize asiliyoruz.”
Siddetin büyük bir sorun ve vicdan azabina dönüstügünü ve hayatin her alaninda karsilasildigini vurgulayan Karabulut kadina siddetin önlenmesinde egitimin önemi büyük bir öneminin oldugunu ve bu asamada görevin en büyügünün ögretmenlere düstügünü belirtti . Karabulut, “Bunun temel sebeplerinden biri ise bilinçsiz, yetisen siddetin çözüm oldugunu düsünen kisiler oluyor. Neredeyse her dinde ve kültürde korunmasi istenen, hatta anne olarak kutsal sayilan kadinin, dünyanin yine neredeyse her kösesinde siddet magduru oluyor. Bizler öncelikle hos görüyü gençlerimize asiliyoruz. Çünkü onlar, Mevlânâ, Yûnus Emre ve Haci Bektâs-i Velî gibi “insanin siirini” terennüm eden büyük âsiklarin, “Kadinlar insandir, biz insanoglu” diyen Neset Ertas gibi ozanlarin tasidigi ask, sevgi, hosgörü, kardeslik ve muhabbet kültürünün mirasçilari olacaklar” seklinde konustu.
Karabulut, “Ögretmenlerimiz, Âlemlere Rahmet Peygamber Efendimiz’in “Bilmeyenlere ilim ögretmek sadakadir, sadakanin en faziletlisi de bir Müslüman’in ilim ögrenmesi ve baskalarina ögretmesidir.” seklindeki hadîs-i serifi ve Basögretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ögretmenler, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktir.’ ifadesinde belirttigi üzere yeni nesil fedakar ögretmenlerimizin, siz degerli akademisyenlerimizin eserleri olacak. Ögretmenlik meslegi, her seyden önce bir yüksek gaye ve hizmet meslegidir. Toprak altina atilan bir tohum parçalanip dagilinca, yüzlerce tohumu verdigi gibi; ögretmendeki bilgi tohumlari dahi ögrencilere dagitilinca, yeni bilgileri ve insanlik agacinin taze meyvelerini verir. Bir insani kurtarmanin, bütün insanlari kurtarmak kadar önemli oldugu çok iyi bilinmelidir. Çünkü iyi egitilen bir insan, huzurlu bir toplum ve mutlu bir gelecek demektir” ifadelerini kaydetti.
“Yeni egitim modelleri ve egitim 5.0 için çalisiyoruz”
Karabulut, “Ögrencilerimizin kabiliyetlerine göre degerlendirilmesini saglayan bir egitim modeli konusunda çalismalarimiz da devam ediyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak ögrenci odakli egitime önem veriyoruz. Her bireyin ögrenme yöntemi, hizi, merak duydugu alan ve gelisim basamaklari birbirinden farklidir. Egitim 5.0, bu farkliliklari gözetmek ve ögrencilere, bu farkliliklarinin temel alinacagi bir ögrenim sistemi sunmak, kendi farkliliklarini, ögrenme biçimlerini ve kisisel gelisim basamaklarini kesfedecekleri ortami sagliyor. Ögrencilerimize egitimden zevk alabilecekleri pozisyonlari olusturmak, teknolojik ve egitim birlikteligini saglama gayreti içerisindeyiz” seklinde konustu.
Programin Bilgi Çaginda Gelecegin Ögretmenleri ve Egitim 5.0 konulu 1. oturumuna Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Süleyman Serdar Karaca baskanlik yaparken, Dr. Ögr. Üyesi Ahmet Çetintas, Egitim ve Toplum Baglaminda Ögretmenin Toplumsal Islevleri konulu sunumunu ve Ögr. Grv. Nursen Yildirim, Sevgiyle Filizlenen Meslek Ögretmenlik konulu sunumlarini gerçeklestirdiler.
Dr. Ögr. Üyesi Ahmet Çetintas konusmalarinda, “Bir toplumun en belirgin zenginligi insandir. Biyolojik bir organizma olmanin ötesinde her insan, henüz sinirlarini tanimlayamadigimiz, sinirlari her geçen gün yeniden kesfedilen bir ögrenme, yaratma, sevgi ve hizmet potansiyeliyle dogar. Dolayisiyla bir toplumun belki de en önemli görevinin her bir üyesinin potansiyellerini gelistirebilecekleri firsatlari temin etmek oldugunu söyleyebiliriz. Toplum, insan davranislarini düzenleyen toplumsal kurumlarin olusturdugu bir sistem olarak ele aldigimizda yeni kusaklarin toplum üyeligine dönüstürme isinin rastlantiya birakilamayacagi açik bir gerçektir” ifadelerini kullandi.
Ögr. Grv. Nursen Yildirim, “Ögretmenler; ögretmek, ögretebilmek gibi insani ve insanligi yücelten bir eylemin öncüleridir. Inaniyorum ki; ögrenmek ve ögretmek dünya var oldukça önemini koruyacak ve ögretmenlik kutsal bir sanat olmayi daima sürdürecektir. Çünkü baskalarina aktarilmayan bilgi, islak topraga yagan kara benzer. Bu noktada en önemli görev ise hiç süphesiz ögretmenlere düsmektedir. Iste bu nedenle ögretmenler arastiran, ögrenen, sorgulayan bireyler yetistirmek yolunda büyük bir özveriyle çalisirlar” dedi.
Programin Güçlü Kadin, Siddetsiz Yasam konulu 2. oturumuna Doç. Dr. Özlem Altuntas baskanlik yaparken, Dr. Ögr. Üyesi Mehmet Bascilar, Pandemi Döneminde Kadina Yönelik Siddet konulu sunumunu ve Dr. Ögr. Üyesi Asli Tunca, “Aile Içi Kadina Siddet Olgusu” konulu sunumlarini gerçeklestirdiler.
Dr. Ögr. Üyesi Mehmet Bascilar, “Pandemi dönemine odaklanildiginda yalnizca 2020 yilinda dünya genelinde 243 milyon kadin siddete maruz kaldi. Her ne kadar kadina yönelik siddetin boyutu sayilarla ifade edilmeye çalisilsa da vakalarin %40’tan daha azi resmi makamlara rapor ediliyor. Pandemi döneminde bazi ülkelerde kadina yönelik siddet iletisim hatlarina yapilan çagrilarda bes katlik artis yasandigi bulundu. Kadinlarin siddetin failleriyle ayni ortamda bulunmasi ve hizmet birimlerine erisimde yasanan güçlük pandemi kosullarinin getirdigi güçlükler arasinda siralaniyor. Bu esasli degisimler ülkelerin sosyal politikalarini da büyük ölçüde etkiledi.” seklinde konustu.
Dr. Ögr. Üyesi Asli Tunca, “Kadina siddet toplumun farkli alanlarinda karsilastigimiz bir olgu ancak kadinin kendini en yalniz hissettigi yer kendi evinde gördügü siddet. Kadin aile içinde siddet gördügünde bundan basta çocuklar olmak üzere tüm toplum etkileniyor. Kadina siddeti tetikleyen, zemin hazirlayan pek çok unsur var. Bunlar yanlis yaygin inanislar, bazi bireysel özellikler, kültürel faktörler ve aile yapisi ile ilgili özellikler. Siddete maruz kalan kadinlar siddet döngüsünde pek çok psikolojik savas veriyor. Ilk asamada siddeti inkar ediyor sonra suçlulukla bogusuyor ardindan aydinlanma yasiyor ve son olarak sorumluluk alarak iliskiyi bitirme karari verebiliyor” dedi.
MTÜ'den 'Bilinçli Nesil Güçlü Gelecek' Konferansi
Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) tarafindan 24 Kasim Ögretmenler Günü ve 25 Kasim Kadina Siddetle Mücadele Günü kapsaminda “Bilinçli Nesil Güçlü Gelecek” konulu konferans düzenlendi. Online düzenlenen programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardimcisi Kübra Güran Yigitbasi, MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, rektör yardimcilari, genel sekreter, ögretim üyeleri ve ögrenciler katildi.



















