Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ölümüne İlişkin Dava

BBP'nin kurucu Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin, hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan dava açılan, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu, dönemin İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Emniyet Amiri Özmen'in yargılanmasına devam edildi Duruşmada avukatlar, FETÖ'den tutuklu Özmen'in, Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle ilgili de tutuklanması, sanığın sosyal ve mali durumuna ilişkin bilgi ile olayın FETÖ yönüyle de ek iddianame hazırlanması ve sanığın Kahramanmaraş Adliyesine getirilerek yeniden yargılanmasını talep etti.

BBP'nin kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin, hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan dava açılan, o dönemde İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli eski Emniyet Amiri Dursun Özmen'in yargılanmasına devam edildi.

Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer ve oğlu Furkan Yazıcıoğlu ile ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, kazada ölen gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, parti yöneticileri ve avukatları hazır bulundu.

Sanık Özmen duruşmaya, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin tutuklu olduğu Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) katıldı.

Parti ve aile avukatlarının, olay günü 38 kez cep telefonuyla İstihbarat Daire Başkanlığıyla ilgili ne görüşmesi yaptığına ilişkin soru üzerine Özmen, olayın yoğunluğundan bu görüşmenin normal olduğunu ileri sürdü.

Olay sonrası arama-kurtarma çalışmalarının aksamasına neden olan "Yazıcıoğlu kurtuldu geliyor" ve otopsi sonucuyla uyuşan bilgi notunun nasıl yada kimden emir alınıp Kayseri'ye aktırıldığına ilişkin avukatların sorusunu da Özmen, bu bilgileri açık kaynak olabilecek telsiz konuşmaları, televizyon haberleri ve hareketliliği öngörerek verdiğini söyledi.

Avukatların "Hainken kahraman ol. Etkin pişmanlıktan faydalanmak ister misin?" diye sorması üzerine sanık, FETÖ'cü olmadığını bizzat örgütün mağduru olduğu için şimdi tutuklu bulunduğunu beyan etti.

Olay günü beraberindeki bazı görevlilerin "Abi bu notu gönderme, kendini yakma" ifadelerini kullanması üzerine "Ne olursa olsun ben bu notu göndereceğim" dediği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Özmen, böyle bir konuşmanın söz konusu olmadığını öne sürdü.

Profesyonel bir FÖTE örgütü yöneticisi olup olmadığına dair soruya ise Özmen, cevap vermedi.

Duruşmanın sonunda avukatlar, FETÖ'den tutuklu Özmen'in Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle ilgili de tutuklanması, sanığın sosyal ve mali durumuna ilişkin bilgi ile olayın FETÖ yönüyle de ek iddianame hazırlanması ve sanığın Kahramanmaraş Adliyesine getirilerek yeniden yargılanmasını talep etti.

Duruşma, taleplerin incelenmesi ve eksik evrakların tamamlanması için 6 Mart 2018 tarihine ertelendi.

- Destici: "Beklentimiz olayın bütün yönleriyle ele alınması"

BBP Genel Başkanı Destici, adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, bugünkü duruşmanın bir kişinin yargılandığı mahkeme olduğunu, esas hadiselerinin, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının şehadet süreciyle ilgili Kahramanmaraş'ta süren bir ana soruşturma davası bulunduğunu, 2016'nın haziran ayı içerisinde bu soruşturma dosyasına takipsizlik kararı verildiğini belirtti.

FETÖ'nün darbe girişiminden önce 13 Temmuz'da bu takipsizlik kararına itiraz ettiklerini hatırlatan Destici, bunun kaldırılmasını ve soruşturmanın devam etmesini istediklerini, buna yaptıkları itirazın henüz bir karara bağlanmadığını, incelendiğini belirtti. Destici, şunları kaydetti:

"Bizim beklentimiz ve ümidimiz ana soruşturma dosyasına yapmış olduğumuz takipsizlik kararının kaldırılarak olayın bütün yönleriyle ele alınmasıdır. Burada süren iki ayrı soruşturma daha var. Bunlardan biri 15 Temmuz hain FETÖ darbesinden sonra Aydın Özsıcak ile Davut Uçum Sayın Cumhurbaşkanını Marmaris'te almaya ya da öldürmeye giden ekibin içerisindeydi. Bundan bizim 16 Temmuz'da bilgimiz oldu. Biz hemen 18 Temmuz'da buraya bir şikayet dilekçesi vererek bu konunun araştırılmasını istedik. Çünkü o iki isim aynı zamanda rahmetli genel başkanımızın ve arkadaşımızın içinde bulunduğu helikopterden daha sonra parçalarını yani GPRS aletlerini söken kişilerdi. Bununla ilgili daha başka şikayet konuları da oldu. Yine Göksun'da bu parçaların söken askeri personelli ilgili ayrı bir dosya var."
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile