Nagehan Alçı : ABD Başkanı değil TC Cumhurbaşkanı

Nagehan Alçı : ABD Başkanı değil TC Cumhurbaşkanı

Akşam gazetesi yazarlarından Nagehan Alçı ABD başkanının Türkiye'de nasıl karşılandığını ülkenin gündemini değiştirdiği gibi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Umman'da aynı etkiyi uyandırdığını yazdı.

İşte Nagehan Alçı’nın köşe yazısı;


ABD Başkanları Türkiye'ye gelince ne olur? Bir anda gündem tamamen o ziyarete odaklanır. Televizyonlar, gazeteler en ince detaylarına kadar ziyaretin ayrıntısını yazar. Aynı hava birkaç gündür Umman'ın başkenti Muskat'ta esiyor. Bu havayı yaratan da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.


Muska
Önümde Umman'ın iki büyük İngilizce gazetesinin dünkü ve bu günkü baskıları. Birinin manşeti 'Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, majesteleri ile görüştü'. Diğerininki ise 'Türkiye Umman ile gümrük anlaşması imzaladı.
***
Zaman zaman bazı çevreler alışık olmadığımız destinasyonlara son dönemde yapılan resmi gezileri yadırgıyorlar. Oysa bu geziler gidilen ülkelerde Türkiye'nin 'bizi muhatap alan büyük güç' olarak algılanmasına sebep oluyor.
***
Gül ve yanındaki heyet Umman'ın başkenti Muskat'ta, Obama'nın Türkiye ziyareti sırasında estirdiği havayı estiriyor. Bu havaya şahit olmak gurur verici.
Sarayda bir gece
Umman'In başkenti Muskat'ta ilk gece önemli bir randevumuz var. Sultan Kabus, bizi sarayı El Alem'de ağırlayacak. En 'havalı' giysilerimizi giyiyoruz, bizi bekleyen araçlara biniyoruz. Davetin yapıldığı saray sultanın en büyük sarayı (Sultanın çeşitli yerlerde birçok sarayı var). Burası yan yana eklenmiş onlarca bölümden oluşuyor. Bizim davetin verildiği ana kabul salonu iki yıl önce yapılmış.
***
Salon deyip de geçmemek gerek. Uçsuz bucaksız bir alandan bahsediyorum. Binlerce lamba ile aydınlatılmış bir alan. Duvarlar ve tavanlar altın işlemeli. Yan yana dizilmiş upuzun masalara diziliyoruz. Birazdan gong çalıyor, muhafızlar hazır ola geçiyor ve Sultan Kabus ile Abdullah Gül içeri giriyor.
***
Yemeğin en dikkat çekici yanı servisteki disiplin. Onlarca garson (belki de kralın hizmetkarı demeliyim) aynı anda harekete geçiyor, bir iki dakika içinde tüm tabaklar doluyor, boşalıyor...
***
Böyle bir ihtişamı görüp de dünyanın adaletsizliğine isyan etmemek elde değil...
Sultan, kabus mu değil mi?
Umman demek, büyük ölçüde Sultan Kabus demek. Kabus ülkeyi yaklaşık 40 yıldır yönetiyor. Hem de ne yönetme! Aynı zamanda genelkurmay başkanı, dışişleri bakanı, adalet bakanı... Ama ismine bakıp da gözünüzde korkutucu bir kral canlandırmayın. Sultan Kabus'u ilginç kılan, çevre ülkelere kıyasla kadın haklarına, (kısmen) demokrasiye ve ülkesinin gelişimine önem vermesi. Kendisi büyük bir şaşaa içinde yaşıyor ama öte yandan halkını da iyi yaşatmaya çalışıyor.
***
Kadınlar da siyasette yer alabiliyor örneğin. Çalışma hayatındaki oranları çok yüksek. Ülkede sağlık ve eğitim hizmetleri ücretsiz. Temizlik şaşırtıcı ölçüde iyi. Hatta Fatma Barbarosoğlu'ndan öğrendiğimiz kadarıyla Muskat, dünyanın en temiz ikinci kentiymiş. Kısacası Kabus, sevilen bir lider. Belki artık genlere işlemiş öğrenilmişlikten, belki de Kabus'un 40 yıl süren 'işleyen sistemi'nden... Umman'da kimse 'Neden o sultan da ben değilim?' diye sormuyor...
En ünlü Ummanlı: Kıvanç Tatlıtuğ
Türk dizileri Ortadoğu'yu aşmış, buralara kadar gelmiş. Kiminle konuşsam ikinci cümlesi ya Kıvanç Tatlıtuğ ya da Songül Öden ile başlıyor. 'Gümüş', 'Asi' ve 'Aşk-ı Memnu' oynayınca Umman'da hayat duruyor.
***
Üstelik bu ilgi her düzeyde! Hatta öyle ki Cumhurbaşkanı Gül, biz basın mensupları için düzenlediği toplantının sonunda şöyle diyor: Başbakan'la konuştum. Bir şikayeti olduğunu söyledi. Türk dizileri yüzünden eşi ile sohbet edemez olmuş!'
Şehirsiz ülke
Üç gündür bir davetten, diğer toplantıya koşturup duruyoruz. Ancak ortada bir gariplik var: Umman'ın başkenti Muskat'tayız ama ortada şehir yok!
***
Deniz kenarında, bizim Bodrum evlerinin andıran birkaç bina, büyük oteller ve sultanın sarayı dışından göze çarpan bir şeye rastlamadık. Güya başkentteyiz ama ne etrafta koşturan insanlar var ne de yoğun bir yapılaşma.. Burası bir başkentten çok bir sahil kasabası sanki...
Cumhurbaşkanı pastası ve Kübalı grup
Dİlerİm 'Yeni yaşa nasıl girilirse o yaş öyle geçer' sözü doğrudur. Çünkü ben bu yıl yeni yaşıma unutulmaz bir günde girdim. Bugünü unutulmaz yapanlar şunlardı:
- Cumhurbaşkanı Gül ve eşinden pasta ve çiçek
- Cengiz Çandar, Sedat Ergin, Aslı Aydıntaşbaş, Mahmut Övür ve Nuh Albayrak'ın da katıldığı, Adnan Çebi'nin yemek daveti
- O davette doğum günüm şerefine masaya gelen Kübalı grup
- Gece sonunda Sedat Ergin'in salsada Cengiz Çandar'ın perküsyonda, Aslı Aydıntaşbaş'ın ritimde bir cevher olduklarını görmek...
- Alaaaddin Kuday, Büyükelçi Hüseyin Diriöz ve Büyükelçi Hakkı Akil'le tanışma şansı bulmak...


Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile