Kaynagini Uludag’dan alarak Bursa Ovasini bastan sona geçip Marmara Denizi’ne dökülen Nilüfer Çayi’nin ‘eskiden oldugu gibi’ tekrar temiz suyuna tekrar kavusmasi için Bursa’nin ortak akli devreye girdi. Bursa Valiligi koordinasyonunda Büyüksehir Belediyesi ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odasi’nin (BTSO) katilimiyla yapilan dar katilimli toplantinin ardindan; Nilüfer Çayi’nin içerisinden geçtigi ilçe belediye baskan ve yöneticileri, organize sanayi bölgelerinin temsilcileri, sivil toplum kuruluslari ve bakanlik temsilcilerinin katildigi genis katilimli toplanti düzenlendi.
Toplantida, Nilüfer Çayi tüm yönleri ile ele alindi.
“Vizyon proje olacagina inaniyorum”
Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki toplantida konusan Bursa Valisi Yakup Canbolat, Nilüfer Çayi’nda sanayi ve diger atiklardan dolayi çevre kirliligi yasandigini söyledi.
Nilüfer Çayi’nin kurtarilmasi için iki düsünce ortaya çiktigini ve bunlarin içinin teknik anlamda doldurulmasi gerektigini belirten Vali Canbolat, “Birinci proje, OSB’lerden çikan aritilmis suyun ‘Nilüfer Çayi yataginin altindan veya kenarindan götürülerek’ Marmara Denizi’ne derin desarjinin yapilmasidir. Ikinci proje ise Nilüfer Çayi’nin baraj sistemiyle korunmasi ve burada 12 ay boyunca su tutulmasi, degisik sportif ve kültürel etkinliklerin yapilabilecegi havzaya kavusturulmasidir. Bununla ilgili önemli arastirma yapildi. Nilüfer Çayi’nin daha genis katilimla ele alinmasi için bu toplantiyi düzenledik. Bu proje, ancak Bursa’daki sartlar konusularak yapilabilir. Bursa için vitrin ve vizyon proje olacagina inaniyorum. Toplanti; Nilüfer Çayi’nin turizme, kültüre ve sehre kazandirilmasi adina önemli katkilar sunacaktir. Ortak karar sonrasinda, fizibilite ve projelendirme çalismalari baslatilacak. Nilüfer Çayi’yla ilgisi olan tüm taraflarin destek vermesini arzu ediyoruz” dedi.
“Tarihi sorumlulugumuz var”
Bursa Büyüksehir Belediye Baskani Alinur Aktas, sehrin son 25-30 yildir Nilüfer Çayi’nin kirliligini konustugunu dile getirdi. Sehrin dogusundan bati yakasina kadar genis bir hat izleyen, sehir merkezini bölüp geçen çayin düzenlenmesi ve düzeltilmesiyle alakali fizibilite çalismasi yapildigini açiklayan Baskan Aktas, sürekli konusulan çevre kirliligi konusunda is insanlarinin da duyarli davrandigini söyledi.
Gelinen noktada gerçekleri masaya yatirarak hareket edilmesi gerektiginin altini çizen Baskan Aktas, “Nihayetinde buna Bursa karar verecek. Büyüksehir Belediyesi ve BUSKI olarak, belki de yaptigimiz en yüklü yatirimlardan bir tanesi aritma tesisleridir. Bu konuda toplamda 500 milyon avroluk yatirimimiz söz konusudur. Nilüfer Çayi özelinde ise Bakanligin ve is insanlarinin destekleriyle formül ortaya koymaliyiz. Elbette büyük rakamlardan bahsediyoruz. Ama bu konuda tarihi sorumlulugumuz var. Genis katilimli toplantida, güzergah içerisinde bulunan belediyelerden temsilciler, organize sanayi bölgeleri ve müstakil kuruluslardan yetkililer olsun arzu ettik. Umarim hayirli neticeler çikar” diye konustu.
“Projeyi çok degerli buluyoruz”
Nilüfer Çayi’yla ilgili fizibilite çalismasi yapan firma tarafindan yapilan sunumun ardindan söz alan BTSO Yönetim Kurulu Baskani Ibrahim Burkay da Nilüfer Çayi’nin Bursa için önemli bir konu oldugunu söyledi.
Gözden kaçirilmamasi gereken konular da bulundugunu ifade eden Burkay, organize sanayi bölgelerinin tamaminda kendilerine ait aritma tesislerinin bulundugunu anlatti. Bursa’daki 17 sanayi bölgesini bir araya getiren yeni bir olusumu da baslattiklarini belirten Burkay, “Bu olusumla yaptigimiz toplantinin ilk gündem maddesi, aritilan endüstriyel atiklarin tekrar geri kazanimidir. Nilüfer Çayi’yla ilgili ciddi bir maliyet ortaya çikarildi. O zaman bu çalismaya, Bursa sanayisinin yüzde 47’sini kapsayan plansiz sanayi alanlarini da eklemeliyiz. Evsel atiklarin da proje içerisinde yer almasi gerekir. Sehrin dogusundaki 3 sanayi bölgesinden atiklari topluyoruz. Tek bir merkezde bu aritmayi yapiyoruz. Projeye basladigimizda, özellikle tarim kesimi ‘mevcut kanallardan kirli suyun aktigi yönünde’ sikayetlerde bulunuyordu. Desarj ve kolektör hatlarimizi dösedikten sonra, sanayiden gelen tüm atigi ‘kolektör hatlariyla toplayip’ aritilmis suyu yesil çevreye ulastirdik. Ama gördük ki bütün kanallar durdu. Yani bizim akarsu dedigimiz, akarsuyu kirletiyor dedigimiz olay, tamamen endüstriyel atiklardan olusan desarjdi. Yaklasik 3-4 yildir, bölgede tarim yapanlarin bizim kolektör hatlarinin belirli noktalarindan su çektigini de gördük. Nilüfer Deresini kurtaralim ama ayni zamanda bu kolektör hatlariyla birlikte bunu desarj ettiginizde, Nilüfer Deresi’nin kuruyacagini da hesap edelim. Oranin beslenmesi de lazim. Elbette projeyi çok degerli buluyoruz ve önemsiyoruz” seklinde konustu.
Nilüfer Çayi Için Isbirligi Zamani
Uludag pinarlarindan dogarak 103 kilometrelik hatti izleyip Marmara Denizi’ne ulasan Nilüfer Çayi’nin eski temiz görüntüsüne kavusmasi ve daha verimli kullanilmasi amaciyla yol haritasi hazirlaniyor. Kent yönetiminden bakanlik temsilcilerine, is insanlarindan sivil toplum kuruluslarina kadar konunun tüm taraflari, ‘Nilüfer Çayi Eylem Plani’ toplantisinda bir araya geldi.



















