Osmancık Sahilpark Cinayeti Davasına Devam Edildi

Çorum’un Osmancık ilçesinde Kızılırmak Sahil Parkı’nda işlenen cinayetin davası devam ediyor.

Çorum Ağır Ceza mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Bekir D. ile ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemede tanık olarak ifade veren sanık Selim D.’nin babası Şerif D., olay günü eşi ve oğlu ile birlikte bir çay bahçesine gittiklerini söyledi. O sırada kayınbiraderinin kendilerini telefonla aradığını bulundukları yere geldiğini belirten baba Şerif D., "Bu sırada adının Yavuz olduğunu öğrendiğim bir genç gelerek oğlumu çağırdı. Bu kim diye sorunca arkadaş olduğunu söyledi.Kayınbiraderim tekrar arayınca ben, Bekir ve Yavuz köprünün başına gittik, orada dayısı ile buluştuktan sonra hepimiz eşimin bulunduğu çay bahçesine doğru yürümeye başladık, Yavuz ile oğlum geride kaldılar. Yavuz oğlumu lafa tuttu, biz de kayınbiraderim ile çay bahçesine doğru gittik. Çay bahçesine gittiğimizde eşim Bekir nerde diye sordu. Bizde geliyordu dedik. Biz çay bahçesine geldikten birkaç dakika sonra Bekir eli yüzü kan içerisinde elinde bıçakla çay bahçesine geldi, halini görünce telaşlanıp neoldu diye sordum 2-3 kişinin kendisini bıçakla kovaladığını belirtti. Bıçak elinde ne geziyor senin diyerek oğlumun elindeki bıçağı alarak rastgele savurup attım. Ayrıca dayısı telefonla aramadan ve Yavuz yanımıza gelmeden önce çay bahçesine ilk gittiğimizde eşim gruplar halinde gezen kişilerden 6-7 kişinin birkaç defa bizim bulunduğumuz çay bahçesinin yanından geçtiğini, hatta elleriyle bizi işaret ettiklerini söylemişti" dedi. Cinayetten bir süre önce köylerindeki evinin önünde damadı ile ev alma meselesi yüzünden tartışma yaşandığını dile getiren Şerif D., "Köydeki evimizde otururken kızım, damadım ve Yusuf Bakır ile birlikte ev önüne geldiler. Eşim geldiklerini görünce kızıma ve damadıma kalp hastası olduğumu belirterek yukarı çıkmamalarını istedi. Bunun üzerine damadım araçtan inerek eve doğru kütür etmeye başladı, ancak Yusuf küfür etmedi. Sadece ’Yusuf, in aşağıya’ dedi, damadım küfür etti, ben de eşim benibırakmadığından aşağıya inemedim, hatta eşim geldikleri arabanın fotoğrafını çekti, hatta Yusuf arabanın başındaydı, hatta bu çektiğimiz fotoğrafları da ayrı bir dava konusu olan dosyaya sunmuştuk" ifadelerini kullandı. İlk ifadesinde mahkeme başkanının birkaç kez sormasına rağmen cinayete kurban giden Yusuf Bakır’ın köyde yaşanan tartışmada küfür etmediğini belirten Demirci, daha sonra ifadesinde Yusuf Bakır’ın da kendisine küfür ettiğini iddia etti. Mahkemede tanık olarak dinlenen Yavuş Bağış da olaydan önce arkadaş grubuyla park kenarında gezdiklerini, bir süre arkadaşlarının yanından ayrılarak çay bahçesinde sanık Bekir D. ile karşılaştığını söyledi. Sanığın kendisini ailesiyle tanıştırdığını daha sonra sanık, kendisi ve babası Şerif D. ile birlikte park kenarında gezdiklerini anlatan Bağış, "Bekir ’in oturduğu çay bahçesine doğru geldik. Bu sırada benim daha önceden tanıdığım ancak olay gecesi bizimle beraber gezmeyen Yusuf hiçbir şey söylemedenbirden Bekir’e saldırdı. Hemen ikisini ayırdım. Yusuf ’u tutarak biraz ileriye doğru uzaklaştırmaya çalıştım. Bu esnada Bekir, bıçak çekerek rastgele sağ sola savurarak "kimsiniz lan siz " diye bağırmaya başladı. Bu sırada Yusuf tekrar elimden kurtularak Bekir in üzerine doğru gitti. Bu esnada Bekir elindeki bıçağı savurunca bıçağın Yusuf’a saplandığını gördüm. Yusuf bıçaklandıktan sonra Selami ikisini ayırmak için aralarına girdi. Bekir, Selami’yi de yaraladı. Daha sonra ben Selami’yi ve Yusuf ile birliktehastaneye götürdüm. Yusuf’un, Bekir’e saldırdığında da, sonrasında elinde bıçak gibi herhangi bir şey yoktu. Olay Bekir ile Yusuf arasında gerçekleşti, Bekir’e başka saldıran olmadı" diye konuştu. Bunun üzerine tutuklu sanık Bekir D., tanığın "Yusuf ve arkadaşlarıyla beraber olmadığı" şeklindeki beyanını kabul etmediğini belirterek, "Yavuz beni çağırmadan önce iki grup halinde yürüyorlardı. Ancak Yusuf ’un içinde bulunduğu grup ile Yavuz’un birlikte yürüdüğü grup arasında iki üç adım mesafe vardı. Bana birlikte yürüyorlar gibi geldi. Yusuf bana saldırıp yumruk attıktan sonra ben bir daha Yavuz’u hiç görmedim, Yusuf’u tutup ayırıp götürdüğü beyanları doğru değil" ifadelerini kullandı. Duruşmada tanık olarak ifade veren anne Emsal D. ise, "Olay günü oğlum ve eşim sahil kenarındaki bir çay bahçesine oturduk. Yavuz ile Yusuf’un da olduğu 10-15 kişilik grup birkaç sefer çay bahçesinin oradan geçtiler, Yavuz ile Yusuf elleriyle bizi gösterip el kol hareketi yapıp alaycı davranışlarda bulunuyorlardı. Daha sonra Yavuz isimli genç, oğlumun yanına gelerek oğlumu çağırdı. Tanıştıktan sonra eşim, oğlum ve arkadaşı kardeşimi almaya gitti. Bir süre sonra kardeşim ve eşim gelirken oğlum gelmedi.Eşime oğlumu sorduktan bir süre Bekir eli yüzü kan içinde çay bahçesine geldi. Elinde bıçak vardı ancak bıçağın üzerinde kan yoktu. ’Anne gözlerim yanıyor, su bul bana’ dedi. Ne olduğunu sorduğumda Yusuf ve adamlarının kendisine saldırdıklarını, kendisini öldüreceklerini söyledi. Korkmuş panik bir hali vardı" şeklinde ifade verdi.Diğer tanık Seyfeddin Eker, olay gecesi kızını lunaparka götürdüğü sırada bir grubun küfürleştiğini duyduğunu belirterek, tartışmanın olduğu tarafa gittiklerinde yerde yatan genç birisini 10-15 kişilik grubun yumruklarla tekmelerle dövdüğünü gördüğünü belirtti. Yerde yatan çocuğun yüzünün kan içerisinde olduğunu anlatan Eker, "Bu sırada biber gazı sıktılar. Daha sonra yerde yatan çocuk ayağa kalkarak kaçmaya başladı, 10-15 kişilik gruptan 5-6 kişi ellerinde bıçaklarla peşinden bu çocuğu kovaladılar. Busırada kızım gözünün yandığını söyleyince de ben kızımla ilgilendim" dedi.Bunun üzerine Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Turgut Bayraktar tanığa olaydan yaklaşık 45 gün sonra neden ifade verdiğini sordu. Bunun üzerine tanık Eker, "Bana avukat Bünyamin Arslaner gelerek şahit olur musun? dedi" şeklinde yanıtladı.Diğer tanık H.K. ise, akrabalarıyla parkta gezerken 10-15 kişinin bir kişiyi yere yatırıp tekme tokat dövdüklerini gördüğünü belirterek, "Yerde yatan kişi bir süre sonra ayağa kalktı, yüzü gözü kan içersindeydi ve kıyafeti yırtılmıştı. Kaçmaya başladı. 10-15 kişi de peşinden kovalamaya başladı. Bunların bir kısmının elinde de bıçak vardı. Daha kaçan kişi çay bahçesine girdi. Bunun üzerine diğerleri çay bahçesine girmeyip geri döndüler" dedi. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Turgut Bayraktar, duruşmada tanık H.K.’ya da olaydan yaklaşık 1 hafta sonra neden ifade verdiğini sorması üzerine H.K., "Bana Seyfeddin dayım sende olayı gördün, sende git tanıklık yap dedi. Bende o yüzden gidip ifade verdim. Ben ifade vermeye ağabeyim ve kuzenimle birlikte gittim" diye konuştu. Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkemeye heyeti duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile