Perdesiz Gitar Virtüozu Erkan Oğur:

Serkan Kara - Dünyaca ünlü perdesiz gitar virtüozu Erkan Oğur, ``Biz, sadece yaşam biçimimizle ve müziğimizle belli bir çizgiyi, sorumluluğu, politik anlayışı ve hümanizmayı sergiliyoruz.

Bunu anlamak, insanların kendi tasarrufudur`` dedi.``3. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri`` kapsamında, 11 Ekim akşamı Aya İrini`de ``Uzaktaki Müzik`` adıyla bir konser verecek olan Erkan Oğur, kemençe ustası Derya Türkan ve Fransız çello sanatçısı Vincent Segal, konser öncesinde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Daha önce, hem Oğur hem de Segal ile ikili olarak sahneye çıktıklarını, üçlü olarak ilk kez sahne alacaklarını ifade eden Derya Türkan, Oğur ile 1,5 senedir ``Uzaktaki Müzik`` projesi üzerinde çalışmalar yaptıklarını, Segal`in de bu projede konuk sanatçı olarak konserde çalacağını söyledi.Türkan, ``Uzaktaki müzik`` projesini albüm olarak hazırladıklarını ifade ederek, ``Birtakım kayıtlar oldu. Büyük ölçüde bitti. Birkaç tane daha kayda ihtiyacımız var. Onları da kendimizin manevi olarak uygun zamanında, o anı bekleyip, inşallah kaydettikten sonra bitireceğiz. Bu senenin sonuna doğru bitirmek istiyoruz`` dedi.Projeye Derya Türkan tarafından davet edildiği için çok mutlu olduğunu kaydeden Segal da, şunları söyledi: ``Derya ile Bojan Zulfikarpasic aracılığıyla bir akşam yemeğinde tanıştık. Uzun süre sohbet ettikten sonra gece yarısı 2`den sonra Derya kemençesini çalmaya başladı. Derya`nın performansı resmen gözlerimi parıldattı. Gerçekten çok hoşuma gitti. Bojan piyano çalarken onun kullandığı notalar çok hoşuma gitmişti. Aslında bunların Türk makamı olduğunu daha sonra Derya`dan öğrendim. Bu çok hoşuma gitti. Türk makamlarına aşinayım ve dinlemekten büyük keyif alıyorum. Birkaç ay önce CRR`de konser vermiştim. Yeni konserde Erkan Oğur ve Derya Türkan ile birlikte yer almak beni için önemli. Erkan Oğur`un Anatolian Blues projesini çok seviyorum. O tarz müziklerin içerisinde çellomla çalabilmek çok özel bir durum. Bu sebeple Uzaktaki Müzik projesinin için de olmaktan çok memnunum.`` -``Arabesk müzik, bu toplumun gerçeği``- ``Uzaktaki Müzik`` projesinde folklor çıkışlı parçaların ağırlıklı olduğunu belirten Oğur, ``Ayrıca 1-2 tane kompozisyon ve bol miktarda doğaçlama var. Projenin teması anahtar gibi... Anahtarla biraz içeri açılan bir kapıyı açıyor, oradan içeri giriyor, Allah ne verdiyse, onun içinde ne varsa çalıyoruz. Öyle, bir iddiası yok yani. İnsanları dinlendiren, düşündüren belki. Azıcık da sıkıntıları, ağrıları, sızıları varsa onları dindirici bir maksatla sesler çıkarıyoruz`` dedi.Arabesk müzik ve bu türde eser veren sanatçılarla ilgili yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Oğur, şöyle konuştu: ``Bu tür tartışmalar benim ilgimi çekmiyor. Ben o tür konularla ilgili değilim. Böyle bir şeyi konuşma ihtiyacını hissetmiyorum. Arabesk müzik, toplumun bir gerçeği. Müzik iyidir, kötüdür; o ayrı bir konu. Bizim tartışacağımız bir şey değil zaten. İnsanlar bununla ilgili fikirler yürütürler, tartışırlar. Neticede hepimiz toprak olduğumuz için bu tartışmaların hiçbir manası yok yani. Geçici şeyler diye düşünüyorum. Ben özet olarak şunu söyleyeyim; müzik konuşulmaz, tartışılmaz, yapılır veya dinlenir veya yoktur, duyulmaz, edilmez. Onun için bu müzik ya da şu müzik için konuşmak göreceli şeyler. Sosyal ya da toplumsal bir problem teşkil ediyorsa psikologlar, bu işin uzmanları konuşabilir. Müzikçiler de tabii ki fikirlerini söyleyebilir. Bunlar çok önemli şeyler değiller aslında. O ne demiş, bu ne demiş, bunlar boş, biz müziğimize bakalım.`` Sanatçıların sanat yerine siyasetle ilgili konuşmalarını da değerlendiren Oğur, ``Biz, sadece yaşam biçimimizle ve müziğimizle belli bir çizgiyi, belli bir sorumluluğu, belli bir politik anlayışı, belli bir hümanizmayı sergiliyoruz. Bunu anlamak, insanların kendi tasarrufudur`` dedi.``Biz gariban, basit müzisyenleriz, müziği, insanları, hayvanları, doğayı severiz. Güzel şeyler yapmak istiyoruz. Hem insanları hem de kendimizi beslemek ve onları belli ölçüde kötülüklerden arındırmak, uzaklaştırmak istiyoruz`` şeklinde konuşan Oğur, şunları söyledi: ``Biz söyleyeceğimizi sanatımızla ifade etmeye çalışıyoruz. Bizim temiz, dürüst, itirafçı, yalan söylemeyen, başkalarına omuz atmayan, haksızlık yapmayan bir dünya peşindeyiz; öyle küçük bir dünya işte. Başka da bir şeyimiz yok. Güzel seslerle insanlara iyi enerji vermeye gayret ediyoruz. Biz politika için küçük insanlarız. Ben Pir Sultan Abdal`ın, Kul Himmet`in veya Kul Hasan`ın dediklerini tekrar ediyorum. `Bunlar 400-500 senedir tekrar edildiğine göre bir keramet vardır` diyoruz. Demek ki hala anlaşılmamış. Onu söylemeye devam ediyoruz. Bizim yapabileceğimiz bundan öteye gitmez. Gücümüz çıkardığımız şu sesimiz ve bir iki tane tıngırtıdan öteye değildir. Her şey yerli yerine, herkes haddini bilmeli.`` Oğur, Harput`un folkloruyla ilgili bir sürü heyecanı ve düşüncesini olduğunu belirterek, ``Harput`` projesini yeterince enerjisi ve gücü olursa gerçekleştireceğini ama şimdilik bu projenin uzakta duran bir hayalden ibaret olduğunu söyledi.(SRK-NER-ZG)
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile