İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ulaş Özel ile tutuksuz sanıklar Okan İşgör, Hüseyin Yanç ve Yusuf Ethem Akbulut hazır bulundu. Duruşmada söz alan tutuklu sanık Ulaş Özel, TİKKO terör örgütü üyesi olduğunu ve pişman olup teslim olduğunu tekrarladı. Örgütün Tunceli sorumlusu olduğunu söyleyen Özel, "Terörle bir yere varılamayacağını anladım. Normal insanlar gibi yaşamak istedim ve devlete teslim oldum. Cezamı azaltmak için değil, vicdanen pişman olduğum için teslim
oldum" dedi. Yıllardır savaştığı askerlerin teslim olduktan sonra kendisine insani davrandığını kaydeden Özel, "Bize örgütte ‘teslim olursanız size işkence yaparlar, öldürürler‘ deniyordu. Bunun böle olmadığını gördüm" diye konuştu.
Jandarmanın kendisini daha etkin olarak kullanmaya başladığını kaydeden Özel, "Benim durumumda olan 10-15 kişi vardı. Terör örgütünün giydiği kıyafetleri giyip yanımızda subaylarla faaliyetler de bulunduk. Bölge halkından bilgi alıyorduk" dedi.
Daha sonra şehirlerde görevlendirilmeye başladığını anlatan Özel, irtibata geçtiği itirafçıları jandarmaya teslim ettiğini kaydetti. Cezası bittikten sonra askerlik işlemlerinde çürük raporu alacağı sırada jandarmanın tekrar ihtiyaçları olduğu gerekçesiyle kendisini Tunceli‘ye gönderdiklerini söyleyen Özel, askerliğinin başladığını, Elazığ‘a gönderilmiş gibi yaptıklarını ve Tunceli‘ye gönderildiğini iddia etti. Mahkeme Başkanı Mehmet Karababa‘nın, devletin hangi birimiyle çalıştığını, maaş ve kimlik
verilip verilmediğini sorması üzerine JİTEM olarak bilinen istihbarat grup komutanlığında çalıştığını kaydeden Özel, operasyonlardan sonra başarıları nedeniyle para verildiğini, harcamalarının jandarma istihbarat tarafından karşılandığını, maddi sorun yaşamadıklarını öne sürdü.
Başkan Karababa‘nın "Faaliyetleri devlet adına mı yaptığını düşünüyordun" sorusuna Özel, "Düşünmüyordum. Öyle biliyordum. Üniformalı, makamında oturan kişilerden emir alıyordum. Komutanlarla sorunlarımızla ilgili görüşüyorduk" dedi. "Ergenekon terör örgütü" üyeliğiyle suçlandığı hatırlatılan Özel, "Ergenekon‘u ne tanırım ne bilirim. Kendi isteğimle devlete teslim oldum. Devlet kim; alay komutanı, diğer komutanlar. Bunlar Ergenekoncu mu bilmem. Ben terör örgütü mensubuydum. Daha sonra devlete teslim
oldum. Ben Ergenekon terör örgütüne değil, devlete teslim oldum. Teslim olduktan sonra devlet beni JİTEM Elazığ Bölge Komutanlığı‘nda görevlendirdi. Burada komutanların verdiği emirler doğrultusunda operasyonlarda görev yapıyordum. Operasyonlarda her öldürdüğümüz kişi başına zarflar içinde bize para ödülü verilirdi. İstanbul‘da kaçırdığımız adamı Tunceli‘ye götürüp ‘operasyonda yakaladık‘ diyorduk. Yaptığım bütün işleri devlet adına yaptım. Ben öyle biliyordum. Devlet görevi çerçevesinde terör örgütlerinin
içine girip bilgiler topluyordum. Bu dönemde Türkiye‘nin çeşitli illerinde bulundum, telefon görüşmeleri yaptım. Bunların hepsinin kaydı vardır. Bunların dikkate alınması gerekir" diye konuştu.
Başkan Karababa, Özel‘e kendisine verilen silahların suç unsuru olduğunu, JİTEM‘in bilinmediğini, kabul edilmediğini bunları düşünüp düşünmediğini sordu. Özel, "Düşünmedim. Terör vardı, yasadışı faaliyetler vardı. Devlet görevlilerinin verdiği görevleri yapıyorduk. Kaynağını bilmem" diye konuştu. Mahkeme Başkanı, "Burası bir hukuk devleti. Polis ve asker operasyon yapılacaksa kendisi yasal çerçevede yapar. Bunu yapamayacaklarsa, bu görev sana kalmış olsaydı, biz burada olamazdık. İstanbul‘da bir kişinin
öldürülmesi için görevlendirildiğiniz iddiası var ve bir polis ile gidiyorsunuz. Hukuk devletinde bu şekilde ceza verme şekli yoktur. Neden sen siz gidiyorsunuz. Bunları düşünemedin mi" diye sordu. Ulaş Özel de, "Biz kırsalda çok operasyona katıldık. Başarılıydık. O kişiyi de öldürmek amacında değildik. Etkisiz hale getirmek için gittik. Ancak yanında bir uzman çavuşu görünce şüphelendim ve vazgeçtim. Ben suç işlemedim. Devletin bana verdiği silahlarla suça karışmadım" dedi.
"Ergenekon" davası sanığı emekli Albay Arif Doğan‘ın JİTEM ile ilgili anlattıklarının ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın JİTEM ile ilgili tespitlerinin dikkate alınmasını isteyen sanık Özel, "Genelkurmay kabul etmiyor ama ben cezaevinde yatıyor gözükürken, dışarıda operasyonlara katılıyordum. Bu dönemde Türkiye‘nin çeşitli illerinde bulundum, telefon görüşmeleri yaptım. Bunların hepsinin kaydı vardır. Bunların dikkate alınması gerekir. Ben terör örgütü üyesiyken pişman olup, devlete teslim oldum.
Terörden kurtulup ülkeme faydalı olmak istedim. Şu anda pişman olduğuma pişman oldum. Keşke teslim olmayıp, çatışmada ölseydim. Can güvenliğim kalmadı" ifadelerini kullandı.
Diğer sanık Okan İşgör ise, Özel‘in iddialarını yalanladı. Özel‘in kendi işyerini "JİTEM ve Ergenekoncuların firması" gibi anlattığını savunan İşgör, bunun doğru olmadığını iddia etti. Veli Küçük ile görüştüğünün belirtildiğini hatırlatan İşgör, "Veli Küçük ile görüşmedim. ‘evladım‘ dediği Ziya Bandırmalıoğlu arkadaşımdır. İşyerimle ilgili sıkıntılarım olduğunu anlatınca yardımcı olabileceğini söyledi. Bandırmalıoğlu adli bir olaya karışınca ben de unutulmamak için kandil ve bayramlarda mesajlar attım"
dedi.
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar İşgör ve Yanç‘ın üzerine atılı eylemlerin mahiyeti, sanıkların eylemleri işlediğine ilişkin suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunduğu ve halen devam ettiği gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verdi. Mahkeme ayrıca, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen "1. ve 2. Ergenekon" dava dosyalarını istedi.
"Şile Kazıları" İle İlgili Dava Başladı
"Ergenekon" soruşturması kapsamında Şile‘de yapılan kazılarla ilgili 1‘i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.



















