Sınıra Sıfır Noktada İftar

Ülkelerinde yaşan olaylardan kaçarak Hatay'daki çadır kentlere yerleştirilen Suriyelilerin bekleyişleri sürerken, aileleriyle birlikte Türkiye-Suriye sınırında kendi imkanlarıyla kurdukları barakalarda yaşamlarını sürdüren Suriyeliler ise Türk Kızılayı'nın verdiği kumanyalarla iftarını açıyor.

Sınırın sıfır noktasında yaşam mücadelesi veren Suriyeliler, Suriye yönetiminin yeni bir saldırısından ve ülkedeki olayların artmasından endişe ediyor. Ramazan ayında çadırların önünde kendi imkanlarıyla kurdukları sobalar ve taş ocaklarda yemeklerini pişiren Suriyelilerin en gözde gıda maddeleri ise patates ve soğan. Mermer parçaları üzerinde yapılan Suriye ekmekleri ise, sınır boyunda kurulan bütün barakalara dağıtılıyor. Barakaların etrafına eşilen su kuyularından çıkardıkları sularla ihtiyaçlarınıgideren Suriyeliler, aynı sular üzerine kurdukları boru döşeme sistemiyle çadırlara su dağıtarak, bu sularla yemeklerini pişiriyor, ihtiyaçlarını gideriyor ve abdest alıyorlar

Barakalarda yaşayan bazı Suriyeli gençler, ihtiyaç duyulduğu zamanlarda motosikletlerle Türkiye ve Suriye tarafından yiyecek ve temel ihtiyaç malzemeleri temin ediyor. Barakada doğan bebekler ise, Türk Kızılayı'nın verdiği mamalarla hayata tutunmaya çalışıyor. Çadırda doğan Suriyeli İzzet bebeğin annesi ve ağabeyi yemek telaşına düşünce bebeğe bakmak ise babasına kalıyor. Barakalarda oruç tutmanın zorluğunu anlatan baba, minik İzzet'in kendisi için iyi bir uğraş olduğunu, oruç tuttuğu için zamanınınbüyük bölümünü İzzet ile birlikte geçirdiğini, böylelikle zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını söyledi

Kendi imkanlarıyla kurdukları derme çatma barakalarda yaşam mücadelesi veren Suriyelilerin en büyük korkusu barakalara hakim noktalardaki Suriyeli keskin nişancılar olurken, kadınlarla çocukların ayrı, gençlerle erkeklerin ayrı çadırlarda iftarlarını açtıkları sıfır noktasında iftar menüsü ise domates, kuru soğan, patates, Suriye ekmeği ve Türk Kızılayı'nın verdiği kumanyalardan oluşuyor. Aldıkları her lokmada Türkiye ve Başbakan Erdoğan'a şükranlarını sunan Suriyeliler, olası bir Suriye tehdidikarşısında Türkiye tarafına geçmeyi planlıyor. Görüntülenmekten kaçan Suriyeli kadınlar ve bazı gençler, olayların sınırdaki yaşamlarını etkilemesinden endişe ettiklerini söylediler. Suriyeli 51 yaşındaki Salih Mesud ise, tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutladığını belirterek, sınırdaki zorlu yaşam koşullarında en büyük destekçilerinin Türkiye olduğunu, Türk Kızılayı'nın verdiği kumanyalarla oruç tuttuklarını söyledi. Ülkesinde yaşanan olayları üzüntü ile takip ettiklerini anlatan Mesud, "Ramazan ayı dolayısıyla yaşanan çatışmaların artacağınıtahmin ediyoruz ve bunun korkusuyla burada yaşıyor. Burada da barakalara hakim noktalarda keskin nişancılar var. İftar saati yaklaştıkça silah sesleri de yükseliyor. Tüm bu zorluklar altında Ramazan ayını geçirmeye çalışıyoruz. Türkiye'ye ve Başbakan Erdoğan'a büyük sevgi ve saygı duyuyoruz" dedi. Barakalarda yaşayan başka bir Suriyeli Mahmud Salim Bekir (44) ise, bu yaşanan olayların en büyük sorumlusunun Beşar Esad olduğunu belirterek, "Çoluk çocuğumuzla mübarek Ramazan ayında evimizden barkımızdan ayrı kaldık. Buralarda yaşam mücadelesi veriyoruz. Çocuklarımız ve biz Türkiye olmasa belki de çoktan açlıktan ölürdük. Bizi bu hallere düşürenleri mübarek Ramazan ayında lanetliyorum ve şu halimizi görsünler diyorum" diye konuştu. Türk köylerinden getirdikleri mermer parçaları üzerinde Suriye ekmeği pişirerek barakalarda kalan Suriyelilerin ekmek ihtiyaçlarını karşılayan Suriyeli Abdo İsmail (30) de, Suriye'de yaşanan olayları kınayarak, İslam aleminin mübarek Ramazan ayını kutladı. "Kendi imkanlarımızla ekmeğimizi pişiriyoruz, silahların gölgesinde yaşam mücadelesi veriyoruz" diyen İsmail, "Ramazan ayında ülkemizde yaşanan olayların son bulması ve evlerimize dönmek için dua ediyoruz. Bizlere bu zulmü yaşatanlara da lanetokuyoruz. Bizler de Türkiyeliler gibi özgür olmak ve demokrasi ile yönetilmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile