Tbmm Başkanı Mehmet Ali Şahin'den Önemli Açıklamalar

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkiye'nin yakın zamanda Başkanlık Sistemi'ne geçeceği kanaati taşımadığını belirterek "İyi düşünmek iyi tartmak gerekir; benim kanaatime göre dört başı mamur bir olay

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkiye'nin yakın zamanda Başkanlık Sistemi'ne geçeceği kanaati taşımadığını belirterek "İyi düşünmek iyi tartmak gerekir; benim kanaatime göre dört başı mamur bir olay. Dokuz düşünüp bir karar vermek gerekir" dedi.
Trabzon'da yerel yayın yapan Zigana TV'de canlı yayın konuğu olan Mehmet Ali Şahin önemli açıklamalar yaptı. Şahin, eksen kayması iddialarıyla ilgili olarak "Türkiye geriye değil ileriye doğru koşuyor. Cumhuriyet kurulurken de hedef zaten çağdaş uygarlığı yakalama, hatta onun önüne geçme hedefiydi. Bunun için 2002 yılından buyana büyük uğraş var" diye konuştu.
TBMM Başkanı Şahin, Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip olduğunu belirterek, "Tabii ki Türkiye'nin bulunması gereken yer burası değildir. Türkiye mutlaka dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisi arasında yer almalıdır. Cumhuriyet kurulurken de hedef zaten çağdaş uygarlığı yakalama, hatta onun önüne geçme hedefiydi. Şu anda bu hedefin biraz uzağındayız ama bu hedefi yakalamak için Türkiye'nin şu anda ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz'' şeklinde konuştu.
Özellikle 2002'den sonra Türkiye'nin yakaladığı siyasi istikrarın her alanda Türkiye'nin dünyada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini gösterdiğini vurgulayan Şahin, ''Bölgesinde ağırlığı gittikçe artan, dünyadaki saygınlığı gittikçe gelişen bir ülkeyiz. Bölgemizde uluslararası birçok ihtilafta görüşüne başvurulan, aracı olması arzu edilen ve görüşleri tasdik gören bir ülke haline geldik. Ekonomik olarak dünya bir kriz yaşadı. Bundan biz de etkilendik ama kısa sürede bu krizin etkileri atlatıldı. Türkiye yeniden büyüme trendine girdi" dedi.
Türkiye'nin dışarıda çok dikkatle takip ve takdir edildiğini ifade eden Şahin, "Ben de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bundan gurur duyuyorum. Belki biz içerde Türkiye'nin geliştiğini, büyüdüğünü pek fark etmiyor olabiliriz ama Türkiye gerçekten ciddi bir gelişim halindedir, daha da gelişmelidir, daha da gelişmeye ihtiyacı vardır. Tabii devletiyle, milletiyle el ele kol kola biz Türkiye'yi önümüzdeki süreçte layık olduğu yere çıkarmalıyız'' ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE GERİ DEĞİL İLERİ GİDİYOR"
Son dönemlerde sıkça bahsedilen ''eksen kayması'' ile ilgili de görüşlerini açıklayan, bu ifade ile neyin kastedildiğini bilemediğini de ifade eden Şahin, "Türkiye, daha da gelişmeye, zenginleşmeye ve büyümeye doğru kayıyor ve gidiyor. Bunun dışında Türkiye yerinde duruyor, herhangi bir yere kaydığı yok. Türkiye'nin birtakım hedefleri, değerleri var, benimsediği ilkeler var. Bu çerçevede Türkiye, büyümeye devam ediyor. Eksen kaymasıyla ifade edilen, 'Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden Türkiye uzaklaşıyor' düşüncesiyle söylenmişse bunu kabul etmek asla mümkün değildir. Cumhuriyet, muasır medeniyeti, çağdaş uygarlığı yakalamak için kurulmuştur. Türkiye buna doğru gidiyor. Geriye doğru gitmiyor, o nedenle ben bu tür değerlendirmeleri pek isabetli bulmuyorum'' diye konuştu.

"YENİ ANAYASA ARTIK HEPİMİZİN MALIDIR"
Anayasa değişikliğinin Türkiye'de demokrasiyi daha da güçlendirdiğini, sosyal ve ekonomik alanda atılacak adımları daha da kolaylaştırdığını ifade eden Şahin, Anayasa değişikliğinde halkın onaylayarak yürürlüğe koyduğu maddelerin hiçbirinin Türkiye'yi geriye götürmeyeceğini söyledi. Şahin ''Anayasa değişikliğinin tamamen yürürlüğe girebilmesi için bu değişikliğin mutlaka birtakım uyum yasalarıyla bir an önce tamamlanması gerekiyor. Anayasa değişikliği kabul edildi, ama bazı maddelerin yürürlüğe girebilmesi, uygulama kabiliyeti kazanabilmesi için mutlaka bu değişikliğe paralel kanunların da çıkartılması gerekiyor. Hükümet bu konuda bu kanunları meclise sevk etmeye başladı'' diye konuştu.
Halkın sağduyusuyla değerlendirdiği referandum sürecinde anayasa değişikliğinin kabul edilmesinin Türkiye'ye dışarıda itibar kazandırdığını gördüğünü ve hissettiğini belirten Şahin, ''Anayasa değişikliği hiçbir partinin tekelinde bulunmayacak kadar önemlidir. Karşı çıkanlar, beğenmeyenler olmuştur, ama halkımız bütün bunları değerlendirmiştir. Artık hepimizin malıdır. 'Hayır' diyenlerin de anayasasıdır. Bu değişen maddeler, onların da yararlanacağı maddelerdir. Sanıyorum ileride daha mükemmelini yapmak bu parlamentoya nasip olur '' dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİ DEĞERLENDİRMESİ
Şahin, başkanlık sisteminin uzun süredir Türkiye'de tartışıldığını kaydederek şunları söyledi:
"Dünyada farklı başkanlık sistemleri uygulanıyor. Örneğin Fransa ve ABD'deki gibi. Şu anda Türkiye'de tartışılma aşamasında. Başkanlık sistemine Türkiye geçecekse ne zaman geçer, bunun zamanlaması son derece önemli. Çünkü ciddi bir yönetim değişikliğidir başkanlık sistemi. Ne zaman geçer, ben bunun çok yakın bir zamanda gerçekleşeceği kanaatinde değilim kişisel olarak. Ama bu tartışılmalıdır. Bunu bilim insanları, anayasa hukukçuları tartışmalıdır. Bunu uygulayan ülkelerden örnekler getirilmeli. Orada incelemeler yapılmalı. Faydaları, mahsurları yan yana konmalı. Gerçekten Türkiye için yararlı olacaksa bu sisteme geçilebilir. Benim kanaatim dört başı mamur bir olay. Dokuz düşünüp ondan sonra karar vermenin daha isabetli olacağı kanaatindeyim. Zincirleme faydaları ve mahsurlarını görerek bir değerlendirme imkanına sahip olmadığım için bir kanaat belirtmiyorum. Ama tartışılabilir, gerekli görülürse Türkiye'ye tabii ki kazandırabilir''

TAKSİM'DEKİ TERÖR SALDIRISI
İstanbul Taksim'de düzenlenen terör saldırısının zamanlamasına değinen Şahin, Türkiye'nin bölgede gittikçe ağırlığı artan bir ülke haline geldiğini belirterek, ''Türkiye'nin ağırlığının artmasını hazmedemeyen, bundan rahatsız olanlar da olacak. Bunlar böyle terör örgütlerini kullanırlar. Bölücü terör örgütünün ben haklarını savunduklarını iddia ettiği Kürt asıllı vatandaşlarımızın haklarını korumak amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu kanaatinde değilim. Kurulduğu andan beri en büyük zararı bu bölgede yaşayan kardeşlerimize vermişlerdir. O nedenle bu terör örgütü dış bağlantılıdır ve Türkiye'nin güçlenmesini arzu etmeyen ve bundan rahatsız olan birtakım odakların maşalık görevini yapmaktadırlar. Bu eylem de bunun bir uzantısıdır diye düşünüyorum'' ifadelerini kullandı.
Bölücü terör örgütü artık tabanda da desteğini kaybetmeye başlamıştır'' diyen Şahin, ''Silahla ve terörle Türkiye Cumhuriyeti devletiyle baş etmenin mümkün olmadığını onlar da artık sanıyorum görmeye başladılar. Belki terör örgütü şimdi strateji, yöntem değiştiriyor. Silahla amacına ulaşamayacağını anlayınca başka yollar, metotlar peşinde koşuyor olabilir. Eylemsizlik kararı filan aldı. Bunun arkasında bu tür düşünceler ve değerlendirmeler yattığı kanaatindeyim'' diye konuştu.
Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu canlı bombanın kimliği tespit edildi. Nerede bu tür terörist eylemleri yaptı veya nerede yetişti. Türkiye'ye hangi amaçla geldi, bununla ilgili sanıyorum önümüzdeki günlerde sağlıklı değerlendirmeler yapılıp kamuoyu ile paylaşılır, ama ilk açıklamalara göre Kuzey Irak'ta Kandil'de yetiştiği, isim değiştirerek Türkiye'ye girdiği ve bu eylemi gerçekleştirdiği zannediliyor. Her ne kadar PKK terör örgütü bu saldırıyı üstlenmese de bu teröristin oradan geldiği ilk belirlemelerde ortaya çıktığına göre ya bölücü terör örgütü üstlenmekten çekindiği için öyle bir açıklama yaptı veya bölücü terör örgütü içinde birtakım farklı fraksiyonlar var. Onlar kendi başlarına birtakım eylemler yapıyorlar. İnşallah bu tür eylemlerle Türkiye bir daha karşılaşmaz. Ama Türkiye, meyveli bir ağaçtır, zaman, zaman taş atanlar olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti doğru bildiği yoldan yürüyecektir."
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile