Anne Nilgün Leventdurur (30), eşi Kemal Leventdurur (34) ile avukatı aracılığıyla Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ö.K.S. aleyhine "Meslek ve sanatta acemilik ve tecrübesizlik, görevi ihmal ve savsaklama yolu ile sakat doğuma ve zarara sebebiyet verme" iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Avukatı Veli Küçük'ün bürosunda basın mensuplarına bilgi veren Nilgün Levendurur, hamileliğinin 16. haftasından itibaren özel bir tıp merkezinde görev yapan Dr. Ö.K.S.'ye tedaviye gittiğini söyledi. Hamilelik sürecinin başlangıcından doğum anına kadar kontrollerini yapan doktorun bebeğinin çok sağlıklı olduğunu ve hiçbir sorunun bulunmadığını belirttiğini anlatan Leventdurur, "Doktor Ö.K.S. ultrasonda çocuğun iç organlarına, koluna, bacağına ve gözüne baktı. Hatta bebeğin kataraktının bile olmadığını söyledi. Her şeyiyle dört dörtlük bir bebek için devamlı her ay kontrole gelmeye gerek olmadığını hatırlattı. Üçlü testte de normal bebeğin normal olduğu ifade edildi. Doğumu birkaç gün erken şekilde sezaryenle gerçekleşti." dedi.
Doğumdan sonra doktorun eşine telefonla "Bebeğin böbreği ve sağ kolu da yok. Haberiniz olsun" dediğini kaydeden Nilgün Leventdurur, şunları söyledi: "Ben hastanede uyandıktan sonra herkesin bebeği yanındaydı. Bir benim ki yoktu. Bunun nedeni sordum. Sonra pskiyatri doktorum gelip bebeğin durumu hakkında bilgi verdi. Doktorumuz Ö.K.S. ise 'Kusura bakmayın, gözümden kaçmış, ihmalim oldu. Ama yapacak bir şey yok. Bebeğin koluna protez takılır.' dedi. Ultrasyon fotoğraflarında bebeğin kolunun olmadığı net bir şekilde görülürken, neden doktorumuz bunu fark etmedi."
27 gün önce dünyaya getirdiği ve sağ kolu dirsekten itibaren olmayan Eren adını verdikleri bebeğini gördüğünde 'şok' geçirdiğini ifade eden Leventdurur, kuvöze konulan çocuğunun kendisine zorla gösterildiğini ileri sürdü.
Hamilelik sırasında bebek hakkında doğru bilgilendirilmeleri halinde aldırabileceklerine işaret eden Nilgün Hanım, "Ben istemeyebilirdim. Ben bu çocuğa nasıl bakacağım. Sanki bir ayakkabı alır gibi doktor bize, 'sorun değil, protez takarsınız' diyor. Davacıyım. Benim canım yandı. Bu doktor başkasının canını yakmasın. Alışamadım bebeğime... Psikolojik olarak çok yıprandım. "şeklinde konuştu.
Baba Kemal Leventdurur ise çok zor günler geçirdiklerini vurguladı. Yaşadıkları psikolojiyi anlatmalarının güç olduğuna dikkat çeken Leventdurur, "En azından önceden haberimiz olsaydı. Bu şoku yaşamazdık. Biz sevinmeye gittik. Ama farklı bir tablo ile karşılaştık. Şimdi sonuna kadar hukuk önünde hakkımızı arayacağız. O doktorun ceza alması için gerekeni yapacağım. Kimse o doktora gitmesin. Bizim canımız yandı, başkasının yanmasın. Kafamıza aşağıya kaynar sular döküldü. Bize ilk başta bebeğin böbreğinin olmadığını da söyledi. Ama sonradan böyle bir şeyin olmadığını öğrenince biraz rahatladık."diye konuştu. Avukat Veli Küçük de aile ve Eren bebek adına savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi. Ultrason ve üç boyutlu fotoğraflara göre bebeğin kolunun olmadığının çok net bir şekilde görüldüğünü savunan Küçük, "Maalesef doktorumuz bunu fark etmemiştir. Bu nedenle hakkında meslekte tecrübesizlik ve görevi suiistimalden suç duyurusunda bulunduk. Soruşturmanın devamında uğranılan maddi ve manevi zararlarla ilgili dava açacağız."açıklamasını yaptı.
Op. Dr. Ö.K.S. ise çalıştığı özel tıp merkezi yöneticisi aracılığıyla yaptığı açıklamada, konunun yargıya intikal ettiğini ve gerekli savunmalarını mahkemede yapacağını kaydetti. Anne Nilgün'ün hamileliğinin 16. haftasında kontrole geldiğini hatırlatan Ö.K.S., "Beşinci aydan sonra kürtaj yapmak yasal olarak yasak. Böyle bir şey cinayet olur." bilgisini verdi.



















