Başbakan Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) İstişare ve Değerlendirme Toplantısı‘na katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, konuşmasına TESK‘e bağlı tüm oda ve birliklere, esnaflara, Türkiye‘nin büyümesine sağladıkları katkı için teşekkür ederek başladı. Erdoğan, esnaf ve sanatkarın Türkiye‘nin büyümesine eşsiz derecede katkı sağlarken Türkiye‘nin büyümesinden de en büyük faydayı sağlayan kesimlerden olduğunu kaydetti.
Konuşmasında Türkiye‘deki satın alma gücüne ilişkin verilere de yer veren Erdoğan, ekonomideki gelişmeyi göstermek için de iki fotoğraf göstermek istediğini söyledi. İlk olarak 6 sıfırlı 20 milyon TL‘nin büyük boyutlu bir örneğini gösteren Erdoğan, "Gerçekten beni bu fotoğraflar üzerinde ilk durduğumuzda da çok duygulandırmıştı. 2002‘deki fotoğraf 20 milyon TL. Paramızın ne hale geldiğinin ifadesi" dedi. Daha sonra ‘Peki bugün TL‘nin durumu ne?‘ diye soran Erdoğan, 6 sıfırı atılmış 20 TL‘nin büyük
boyutlu bir fotoğrafını göstererek, "İşte bu. Aslında bu iki fotoğraf tek başına Türkiye ekonomisini nereden nereye geldiğini göstermeye yetiyor. Sadece bu bile Türkiye‘nin tamamen birlikte esnafımızın dünyasını nasıl değiştirdiğini açıkça ispat ediyor" dedi.
BDP TEPKİSİ
Başbakan Erdoğan, esnaf ve sanatkarın dükkanını her sabah besmeleyle açmasını ve her akşam şükürle kapatmasını, umudunu her daim canlı tutmasını istediklerini belirterek, bunun için mücadele ettiklerini söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:
"Bu noktada Doğu ve Güneydoğu‘nun önemli bir sorununa özellikle değinmek istiyorum. Hani bu ‘kepenk kapatma‘ diyorlar ya? Cuma ve cumartesi günleri o bölgede Van, Hakkari, Şanlıurfa‘da miting yaptım. Burada birçok tehditler, şunlar bunlar esip duruyor. Hatta ana muhalefet partisinin bazı yetkilileri ‘Başbakan Hakkari mitingini iptal etti‘ gibi açıklamalar yaptılar. Bunlar tarafından yayılan ve bu tür yayınlara da ne ilgi duyduk ne de programlarımızı iptal etmek gibi bir şey aklımızın ucundan geçmedi.
Kendileri Diyarbakır‘da kepenk kapatabilirler. Ama bi bunların hiçbirine asla uymadık, prim vermedik. Çünkü bu ülkede ekonomik özgürlük diyorsak, bunun mücadelesini hep beraber vereceğiz. Eğer bu ekonomik özgürlük mücadelesini hep beraber vermezsek; temel hak ve özgürlüklerden hiçbirimizin bahsetmesinin anlamı kalmaz. Çünkü ekonomik özgürlük de bir temel hak ve özgürlüktür. Ne demek ya? Benim ekonomik özgürlüğümü sen hangi hakla engelliyorsun. Buna karşı mücadeleyi beraber vereceğiz. Ve biz gittik, Vanlı,
Diyarbakırlı, Hakkarili kardeşlerimle kucaklaştık. Yarın Şırnak ve Batman‘a gideceğim. Şurası son derece çok önemli. Bunlar lokal olaylar; adeta bütün bölgenin manzarası gibi sunuluyor. Biz ‘medyanın terörle mücadeleye destek vermemesi gerekir‘ derken, işte olayın bu boyutuna dikkat çekmek istiyoruz. Çünkü bu benim esnafımın kepenk kapatması olayı değil. Bunun adı aslında ‘kepenk kapattırma‘ olayıdır. Çünkü bölücü terör örgütünün adına geldiği zaman bakıyorsunuz, kepenk kapattırıyor. Bu nasıl iştir? Hem
demokrasi, barış, temel hak ve özgürlükler diyeceksin; hem de ikide bir ekmek teknesini tekmeleyeceksin. Esnafın ekmek teknesi orası. Onu tekmelediğin zaman oradaki kardeşim ne yapacak. Hani sen onların yardımcısı, onların temsilcisiydin. Nedir bu hal? Bu bir korku toplumu oluşturmaktan başka bir gayret değildir. Sanki bölgenin bütün halkı bu eylemlere destek veriyormuş gibi bir görüntü oluşturulmak isteniyor. Böyle bir şey yok."
ESNAFA ELEKTRİK MÜJDESİ
Başbakan Erdoğan, kendisinden önce konuşan TESK Başkanı Bendevi Palandöken‘in esnafa uygulanan elektrik fiyatlarının konutlara uygulanan elektrik fiyatına çekilmesi talebine de yanıt verdi. Erdoğan, "Doğu ve Güneydoğu‘da elektrik enerjisi fiyatlarının konut fiyatına çevrilmesi konusu, bunlar yapılabilir, yapılır. Ama benim de buradan tabii bir isteğim var. Buradaki direnişimizi hep beraber güçlü kılmamız lazım. Çünkü korkunun ecele faydası yoktur. Öyleyse dik duracağız, onurlu duracağız. Ve ondan sonra
da bu işin neticesini hep beraber alacağız. Özgürlük diye, barış diye yola çıkanların hangi noktaya vardıklarını görün. Hak diye, özgürlük diye, demokrasi diye yola çıkanların bugün ekonomik özgürlüğü, ifade ve düşünce özgürlüğünü nasıl kısıtladıklarını görün. Ama buna karşı direnenler yok mu? Var. Ben o direnenleri de alkışlıyorum" dedi.
"BU ZORBALIĞIN SONUNU GETİRECEĞİZ"
Her dükkanın başına bir polis dikmenin mümkün olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, bunun demokrasi ile halledilebileceğini söyledi. İsim vermeden BDP‘ye yüklenen Erdoğan, "Ama bir siyasi partinin sırtını bölücü terör örgütüne yaslamak suretiyle varlığını devam ettirmesinin ne anlama geldiğini bizim halkımıza da iyice anlatmamız lazım. Biz bu sorunu birinci derecede sizlerle çözeriz. Çünkü siz direkt halkla münasebeti olan bizim elimiz, ayağımız durumundasınız. Medyayla, STK‘larla, odalarla
görüşmelerimiz oluyor. Beraber bunu çözmemiz lazım. Bizim cesur olmamız yetmiyor. Herkes cesur olmalı, herkes bu kışkırtmalara karşı açık açık tavrını ortaya koymalı. Düşünün ya, sabah namazında imam öldürenler, sanatçıları tehdit edenler, yazarları sindirmek isteyenler, esnafa zorla kepenk kapattıranlar, özgürlük kelimesini dahi ağızlarına alamazlar. Bunlarda inanç, ifade, düşünce özgürlüğü, ekonomik özgürlük, ekmeğini kazanmak için çalışana saygı diye bir anlayış yok" diye konuştu.
Hakkari‘de sokakların halini görünce kahrolduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Çünkü belediye bir şey yok ortada. Her taraf rezalet. Belediye çalışmıyor. Biz 13.5 trilyon geçen yıl bunlara para göndermişiz. Ama çalışan bir belediye yok. Nerede bu para? Yani sadece personele mi aktarıldı? Bir belediye olarak senin hizmet vermen lazım. Tozdan, topraktan, çamurdan oradaki vatandaşı kurtarman lazım. Bu kadar seviyorsan benim Kürt kardeşimi, Kürt vatandaşımı niçin temiz bir ortamda yaşamaları için üzerine düşeni yapmıyorsun. Niçin altyapısını yapmıyorsun? Suyunu biz veriyoruz, oysa ki
belediyenin getirmesi lazım. Şemdinli‘ye suyu biz götürdük. Havaalanı yapacaksın, engellemek istiyorlar. İki tane hastane yapmışız, açılışından rahatsız oluyorlar. Soruyorum, böyle bir anlayış olabilir mi? Bu demokrasi, hukuk, insanlık mücadelesi ile tanımlanabilir mi? Ama demokrasi ve güvenlik dengesinden asla taviz vermeden biz bu zorbalığın sonunu getireceğiz. Bütün sivil toplum örgütlerimizle birlikte TESK‘ten de bu konuda daha fazla gayret ve destek beklediğimizi ifade etmek istiyorum."
Erdoğan, kredi kullanamadığından yakının esnaflara da yanıt vererek, "Kredi kullanan esnaf sayısı 27 kat arttı. Bazen diyorlar ki ‘kredi alamıyoruz‘. Demek ki kredi alma noktasında eksiğiniz var. Eksiğinizi giderin, siz de alın" dedi.
Başbakan Erdoğan‘ın konuşması sırasında toplantıya katılan bir esnaf, "Fener şampiyon, AK Parti de şampiyon. Allah yolunuzu açık etsin" diye bağırdı.
Tesk İstişare Ve Değerlendirme Toplantısı
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, BDP ve Hakkari‘de yaşanan kepenk kapatılması olayına tepki gösterdi. Güneydoğu‘da çalışmayan belediyelere de ‘Gönderdiğimiz para nerede?‘ diye soran Erdoğan, "Demokrasi ve güvenlik dengesinden asla taviz vermeden biz bu zorbalığın sonunu getireceğiz" dedi.



















