CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, teröre karşı tüm partileri birlikte hareket etmesi çağrısına olumsuz yanıt veren MHP'ye yüklendi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
CHP liderinin hedefinde ise önce teröre karşı çözüm için yaptıkları çağrıya olumsuz yanıt veren MHP vardı:
"Gelin konuşalım demek suç mu? Davete icabet etmek lazım. Ülkede terör var, sorun var. Biz konuşmayacağız da kim konuşacak?"
Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamalar şöyle:
İngiliz viski şirketlere af getirdiler. MİT müsteşarı ifadeye çağırıldı diye kıyametler koptu yasa çıkardılar. Kuşadası Limanı bir bant kaydı vardır. İşadamı diyor ki yönetmelik çıkarırız olmazsa kanun çıkarırız. Aynen öyle oldu. Tutukluk nedeniyle tazminat nedeniyle Haberal kazandı yasa çıkardılar devlet ödeyecek dediler. THY'de grev çıktı, grevi yasakladılar. İşine geldiği zaman demokrat,işine gelince despot,. İşine gelince hukukun üstünlüğüne inanıyor, işine gelince inanmıyor. Tutuklu vekiller bir yıldır tutuklu, mahkûm olmadılar. Biz onlara dokunulmazlık istemiyoruz. Onlar yargılanmasın demiyoruz. Biz ne istiyoruz. Halk seçti, TBMM'ye gelip görevlerini yapsınlar Yargılanmaya da devam etsinler. Bunlar olmadığı takdirde sizin demokrasi karneniz hep kırık dolu olur Bir üniversitede öğretim üyesi hükümetin sağlık politikalarını elleştirdiği için savunması isteniyor. Buna da AKP demokrasisi deniyor. Bugün çocuk işçiliği ile mücadele günü. 3 milyon çocuk çalışıyor. Yüzde 37 si okuyamadığı için, yüzde 17 si bütçeye katkı için çalışıyorlar. Çalışan çocukların yüzde 64'ü kazandığı parayı ailesine teslim ediyor. Böyle bir yapımız var. Bu yapı bizim demokratikleşme, eğitim açısından sağlıklı bir yapı içinde olmadığımızı gösteriyor.
Geçen hafta Türkiye'nin temel sorunun çözmek için bir yol haritası önerdik. Bu kamuoyunda büyük etki yarattı. Ne istedik biz. 30 yıldır çözülemeyen bir sorunumuz var. Ne zaman bir şehit ailesi ile görüşsek bize aynı şeyi söylüyor. İnşallah bu son olur başkasının çocuğu ölmez. Bu son olsun diyoruz. Bu sorunu çözmek için bir araya gelelim. Türkiye'nin gündeminden bu sorunu çıkaralım. Siyaset kurumu çözüm üretmek zorundadır. Toplumu çaresizliğe itmek siyasetin görevi değildir. Bir araya gelip konuşalım dedik. 30 yıldır çözülmüyorsa bunda bir gariplik yok mu? O zaman bir şeyler yapmamız lazım. Gencecik evlatları babalar mezarına koyacak, anneler ağlayacak. Sonra da anneler ağlamasın diyeceğiz. Olmaz. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Eğer siz sorunu gerçekçi teşhis ediyorsanız, çözüm de üretirsiniz. Biz geleceğe umut vadeden bir Türkiye bırakmalıyız. 30 yıldır süren bu sorun, hiçbir zaman bir etnik çatışmaya yol açmamıştır. Çünkü bu ülkenin insanları sağduyulu. Bir arada barış içinde yaşamak istiyorlar. Biz de barışa katkı yapmak istiyoruz.
Bu açıdan bakıldığında CHP Türkiye'nin kronik sorununa çözüm üreten parti, her zaman CHP olmuştur. Çünkü biz, Mustafa Kemal'in şu sözünü hiçbir zaman unutmadık: Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır. Soruna teslim olmak değil, sorunu teslim almak zorundayız biz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olmasını, demokrat olmasını, dünyaya egemenliği, özgürlüğü yaymasını istiyoruz. Testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur. Biz testi kırılmadan yol göstermek istiyoruz. Bizim söylediğimiz gelin bir araya konusalımdır. Uludere'de 34 yurttaşımız öldürüldü, iki AKP yetkilisi kalktı zıt açıklamalar yaptılar. Ciddi bir kırılmadır o. sayın Başbakan'a çağrıda bulundum. Kimden yanasın sen. taban tabana zıt olan iki söylem var. sen başbakan olarak hangi söylemden yanasın. Bunun yanıtın sadece ben değil bu ülkenin aydınları, herkes söylemek zorundadır. Bir ülkenin siyasetçileri bir araya gelip konuşmazlarsa o ülkede siyaset kurumu puan kaybeder.
Siyasetçiler bir araya gelip konuşamazlarsa çözüm üretemezler. Halka umutsuzluk vaat ederler. Konuşmak, tartışmak çözüm üretmek demokrasilerde olmazsa olmaz kurallardır bunlar. Sorun vara oturup konuşacağız. Sorun varsa çözüm konusunda kafa yormuş insana danışacağız. Konuşmak, tartışmak çözüm üretmek demokrasilerde olmazsa olmaz kurallardır bunlar. Sorun vara oturup konuşacağız. Sorun varsa çözüm konusunda kafa yormuş insana danışacağız. Savaşta da sözün anlamı var, barışta da sözün anlamı var. Sözle çözemeyeceğiniz bir sorun yoktur. Bireyi değil, partinin çıkarlarını değil, ülkenin çıkarlarını düşüneceksiniz. Bunun için yola çıkacaksınız. Gelin konuşalım demek suç mudur? İnsan haklarını konuşalım, özgürlükleri konuşalım. Ne zamandan beri konuşmak suç olmaya başladı. Davete icabet etmek lazım. Hiçbir zaman şunu söylemedik. Gelin konuşalım ben anlatacağım, benim projem var onu dayatacağım. bunu da söylemedik. Konuşacağız, herkes dağarcığındaki bilgiyi konuşacak. Eğer siz meşru bir zeminde bir araya gelmezseniz, başka yerlerde çözümler üretilirse bu Türkiye için hayırlı değildir. nerde konuşalım diyoruz, TBMM çatısı altında konuşalım diyoruz.
Toplumsal rızayı sağlamak zorundayız. Bir araya gelmek zorundayız. Toplumsal mutabakat çok önemlidir. Bunu yaptığımız zaman bu ülkede barışı getirmiş olacağız. Türkiye parlamentosu kendi sorunlarını çözecek kapasitede olduğunu bütün dünyaya anlatmış olacağız. Totaliter rejimler çözüm üretemez. Dayatmayla değil dinlemeyle çözüm üretilir. CHP olarak totaliter rejimlere karşı hep mücadele ettik. Sorun şu. Biz toplumsal barışı istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Bu ülkede kime sorarsanız sorun, hangi kimlikten olursa olsun. Yurttaşlarımız şunu söyleyecekler. Biz bu ülkede huzur istiyoruz. Nasıl yapacağız bunu. Parlamentoda bir araya gelerek, ortak aklı egemen kılarak. Ülke çıkarlarını her türlü çıkarın üstünde görerek. 102 gazetecinin hapiste olduğu bir demokrasiye demokrasi mi denir. Kaç çocuk sahibi olacağımızı söyleyen bir demokrasiye demokrasi mi denir. Parasız eğitim istiyoruz diye pankart açanı 8 yıl içeriye atana rejime demokrasi mi denir. 600 öğrenci hapiste, buna demokrasi mi denir. Halkın özgür iradesiyle seçilmiş milletvekilleri hapiste buna demokrasi mi denir. Bunlar demokrasi değil, bunlar 12 Eylül darbe hukukundan nemalanan düzendir. Demokrasi demokrasi diye yola çıkanlar darbe hukukunun arkasına saklandılar. Adaletin olmadığı yerde demokrasi mi olur. Eğer biz bunları topluma yeteri kadar anlatamazsak, sorunumuz var demektir. Toplum baskıya teslim olmamalı, baskıya direnmeli. Her aydının önemli bir görevi vardır: Baskıya direnmek ve daha fazla haykırmak. Darbe anayasası dedik, bir araya geliyoruz. AKP, CHP, MHP, BDP var. E peki kardeşim, 30 yıldır çözülemeyen bir başka sorunumuz daha var, neden bir araya gelemiyoruz. Hangi anlayıştır bizi bir araya getiremeyen. O sorunları çözmek parlamentonun görevidir. Biz halktan bunun için oy istiyoruz. Yurttaşlarıma söylüyorum, sizin sorunlarınızı çözmek için en tutarlı adımlara atın bir parti var, o da CHP'dir.
Tüm liderlerden randevu isteriz
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Kılıçdaroğlu,"Yeri ve zamanı olursa tüm liderlerden randevu isteriz" dedi.



















