Türk Büro Sen‘den yapılan açıklamada, Torba Yasa‘nın uygulanmasına ilişkin tebliğin 15 Nisan günü Resmi Gazete‘de yayımlandığına işaret edilerek, memurların doğum, hastalık gibi özlük haklarını düzenleyen tebliğin pek çok hükmünün, toplu görüşmeler sonucunda karara bağlanan maddeleri içerdiği belirtildi. Yayımlanan Devlet Memurları Genel Tebliğinin olumlu haklar içermekle birlikte aynı hakların sözleşmeli personeller için düzenlenmediği vurgulandı.
Türk Büro Sen‘in, Başbakanlık ve Devlet Personel Başkanlığı‘na 17 Mart 2011 tarihli bir yazı ile Sözleşmeli Personelin Özlük Haklarının düzeltilmesi talebinde bulunduğu kaydedilen açıklamada, sözleşmeli personellerin birçok hakkını düzenleyen bir mevzuatın yayınlanması ve kamu çalışanları arasındaki ayrımın kaldırılmasına ilişkin talepleri içeren yazıya şu ana kadar cevap verilmediği savunuldu. 4/A statüsündeki memurların özlük hakları iyileştirilirken, aynı olumlu yansımanın sözleşmeli personeller için
de ortaya konulması gerektiği kaydedilen açıklamada, aksi halde kamuda çalışma barışının bozulacağı ve Anayasa‘nın eşitlik ilkesinin ihlal edilmiş olacağı belirtildi. Açıklamada, "Hamile olan sözleşmeli personellerin hala gece vardiyasında çalışması ve gece nöbete kalması zorunluluğu kaldırılmamıştır. Kadrolu hamile çalışanların bu zorunluluğu kaldırılırken, sözleşmeli personel unutulmuştur. Hamile bir çalışanın gece vardiyasında ve gece nöbetinde çalışması, insani değerlere aykırıdır. Sözleşmeli çalışanlar
babalık izni konusunda da mağdur edilmektedir. Kadrolu memurlar 10 gün babalık izni kullanırken, 4/B‘li personel 2, 4/C‘li personel ise 3 gün bu izinden faydalanabilmektedir. Sözleşmeli personellerin, aileleri de ayrıma tabi tutulmakta ve hiçe sayılmaktadır. Her annenin hakkı olan süt izni ile ilgili kadrolu memurlarla, sözleşmeli memurlar arasında yine farklılık vardır. Sözleşmeli memurun çocuğuna anasının sütü daha az layık görülmüş, günde yalnızca 1 saat izin verilmiştir" denildi.
"Sözleşmeli personelin doğum, evlenme ve yakının vefatında izin hakkı olmadığı gibi hasta olmaya da hakkı bulunmadığı" belirtilen açıklamada, "Uzun süreli tedavi görülecek bir hastalıkta dahi sadece 1 ay izin verilirken, bir yakının ağır hastalığında refakatçi olması bile çok görülmüştür. Görüldüğü üzere hükümet bir yandan sözleşme personel istihdamını, kadrolu memur istihdamından daha fazla yaparken bir yandan da sözleşmeli personeli ayrıma tabi tutmaktadır. Kamuda, özlük hakları ve ücretleri geriye
götürülmüş, iş güvencesi olmayan, yarınından kaygılı çalışanlar oluşan bir istihdam şekli meydana getirilmektedir" denildi.
Türk Büro Sen‘den Açıklama
Türk Büro Sen, kadrolu memurla sözleşmeli memurun eşit haklardan yararlanamadığını bildirdi.



















