Türk-iş Genel Başkanı Mustafa Kumlu:

Türk-iş Genel Başkanı Mustafa Kumlu:

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, "Gazetelerde çıkan 'Kıdem tazminatı kaldırılıyor' haberlerini ciddiye almayın gülüp geçin.

Tazminatı gerçekten kaldırılıyor olsa, biz çoktan Başkanlar Kurulumuzu toplar, eylem kararlarımızı alır, diğer emek ve meslek örgütleriyle dayanışma içine girer, sizleri meydanlara davet eder, ülke çapında üretimden gelen gücümüzü en etkin şekilde kullanabilmemizin hazırlıklarını yapmış olurduk" dedi.

Kumlu, TÜRK-İŞ Genel Merkezi'nde yaptığı konuşmasında, yaklaşık 2 ay önce de 15 Temmuz 2011'de kıdem tazminatı konulu bir basın toplantısı düzenlediklerini belirtti. Kumlu, aynı konuda bir basın toplantısı daha düzenlemek durumunda kaldıklarını vurgulayarak, "Neden? Çünkü Sayın Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kıdem tazminatlarımızla ilgili bir açıklama yaptı ve o açıklama yine TÜRK-İŞ'i ayağa kaldırdı" dedi

Kıdem tazminatı konusunun 1962'den bu yana işveren ve hükümetin gündeminde olduğunu kaydeden Kumlu, "Güvencesiz, ucuz ve maliyetsiz' emek peşinde olan işveren kesimi, kıdem tazminatının işveren için bir yük olduğu iddiası ile yıllardan beri bu konu üzerinde fikir üretmektedir. Hükümetler de fırsat buldukça kollarını sıvamakta, yapmak istedikleri değişiklikleri allayıp pullayıp basınla paylaşarak kamuoyunu bu fikre alıştırmaya çalışmaktadır. Ancak bu konuda gündeme getirilen önerilerin tümü, ne kadarallansa pullansa da her zaman bu hakkı budamaya yönelik olmaktadır" diye konuştu

Kumlu, kıdem tazminatı konusunun sürekli gündemde tutulması nedeniyle TÜRK-İŞ'in, 2003 yılında toplanan 19'ncu Genel Kurulunda, kıdem tazminatına yönelik herhangi bir saldırı karşısında diğer eylemlerin yanı sıra üretimden gelen gücün kullanılacağı yönünde bir karar aldığını ve bu kararı daha sonraki genel kurullarında yinelediğini söyledi. TÜRK-İŞ yönetiminin yıllardan beri kıdem tazminatıyla ilgili olarak bu karar çerçevesinde hareket etmekte olduğunu belirten Kumlu, konunun gündeme gelmesiyle, konuyailişkin karşı fikirlerini ifade ettiklerini anlattı. Kumlu, 2008 yılından beri TÜRK-İŞ Genel Başkanı olarak üçlü danışma kurulu toplantısına katıldığını ifade ederek, "Ne Ömer Dinçer döneminde, ne de Faruk Çelik döneminde bu konu tartışmaya açılmıştır. İşverenlerin gündeme getirdiği, sayın bakanlarımızın da sıcak baktığı dönemler olmuştur, ancak itirazlarımız nedeniyle hiçbir zaman tartışma konusu yapılmamıştır. Kıdem tazminatı, Faruk Çelik'in yeniden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olmasının ardındanyaptığımız 'Üçlü Danışma Kurulu' toplantılarının da konusu olmamıştır. Daha geçtiğimiz günlerde Sayın Çelik, 'Kıdem tazminatı konusu gündemimizde değil' diye açıklamalar yapmıştır. Hal böyleyken Kalkınma Bakanı'nın bu konuda çalışma yapmasını, üstüne üstlük bir model açıklamasını yadırgıyoruz" diye konuştu

Kumlu, Kalkınma Bakanı'nın, dün gazetelerde yer alan bir başka açıklamasında da Çalışma Bakanlığı'nın kıdem tazminatı konusunda sosyal taraflarla çalışma içinde olduğunu söylediğini belirterek, "Buradan açıkça söylüyorum, TÜRK-İŞ'in, ne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'yla ne de başka bir bakanlıkla kıdem tazminatı konusunda hiçbir çalışması yoktur, olmamıştır. Çalışma Bakanlığı ile ortak gündemimizi çalışma hayatını düzenleyen 2821 ve 2822 sayılı yasa değişiklikleri, taşeron işçiliği ile iş sağlığıve güvenliği yasa taslağı oluşturmaktadır" dedi

Kıdem tazminatının, endüstri ilişkileri sisteminin en önemli konularından birisi olduğunu ve işçinin en büyük güvencesi olduğunu kaydeden Kumlu, "İşçilerin son derece hassas olduğu böylesi bir konuda her Bakan farklı bir açıklama yaparsa, her farklı açıklamayla bir kez daha toplumsal duyarlılıklar tetiklenirse bu ülkede sosyal barıştan söz edilemeyeceği gibi sosyal diyalog ortamından da söz edilemez" şeklinde konuştu

Kumlu kıdem tazminatıyla alakalı olarak, biraz ciddiyet istediğini ve işçilerin ekmek paraları üzerinde, ömrü hayatlarında ellerine geçebilecek tek toplu para üzerinde bu kadar akla geldiği gibi, uluorta ve kolay söz edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Kıdem tazminatının, işçilerin hayallerini süsleyen, yaşadıkları zor çalışma koşullarına dayanabilme gücü veren tek toplu para olduğunu belirten Kumlu, iddia edildiğinin aksine ülke koşullarında 'İşsizlik Sigortası Fonu'nun varlığının, kıdem tazminatınınyerini alamadığını kaydetti. Kumlu, kıdem tazminatının, parasal değerinden öte, sosyal boyutu olan yalnızca çalışan işçiyi değil o emek ile geçinen işçi ailesini de ilgilendiren bir müesse ve işçi ailesinin hayali olduğunu söyledi

Kumlu, işçinin görevinin alın teri dökmek, işverenin de görevinin işçiyi işe ilk aldığı andan itibaren maliyet hesabına kıdem tazminatını da eklemek olduğunu vurgulayarak, "Ancak gelinen noktada işverenler, bu zorunluluğunu göz ardı edip çeşitli ekonomik sıkıntıları bahane ederek kıdem tazminatının 'yük' olduğu iddiasını ileri sürmektedir. Konuyu gündeme 'istihdamı arttırmak için işgücü piyasasını esnetmek gerektiği' iddiası ile birlikte taşıyan işverenler, kıdem tazminatını, işten çıkarmanın önünde debir engel olarak görmektedir. Ama kıdem tazminatının kaldırıldığı, ya da çeşitli formüllerle kuşa çevrildiği bir sistemde çalışma barışının ve iş gücü verimliliğinin ne denli zaafa uğrayacağının da farkına varılması gerekiyor. İşçinin hayallerine el konulduğunda, üretim hacminin bundan büyük zarar göreceğinin anlaşılması gerekiyor. 21'nci yüzyıl Türkiye'sinde işverenlerin ucuz, maliyetsiz ve güvencesiz emek yaklaşımından vazgeçmesi, hükümetlerin de kölelik düzeni koşullarında çalıştırılan işçilerlekalkınmanın sağlanamayacağını bilmesi gerekiyor" diye konuştu

Kumlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Ben bir kez daha işçilerimize sesleniyorum. İkide bir gazetelerde çıkan 'Kıdem tazminatı kaldırılıyor' haberlerini ciddiye almayın, gülüp geçin. Çünkü kıdem tazminatı gerçekten kaldırılıyor olsa, biz çoktan Başkanlar Kurulumuzu toplar, eylem kararlarımızı alır, diğer emek ve meslek örgütleriyle dayanışma içine girer, sizleri meydanlara davet eder, ülke çapında üretimden gelen gücümüzü en etkin şekilde kullanabilmemizin hazırlıklarını yapmış olurduk. Bu konuda bizden duymadığınız hiçbir şeye inanmayın.Niyet olabilir, hazırlıklar olabilir. Hatta fon yaklaşımıyla Hükümet Programına da alınmış olabilir. Hükümet programının onca maddesi dururken 'ses çıkarıyor' diye bu maddeye odaklananlar da olabilir. Ama hiç merak etmeyin, 50 yıldır kıdem tazminatlarınız kaldırılmadıysa bundan sonra da kaldırılamayacaktır. Kıdem tazminatı meselesine karşı tavrımız nasıl açıksa, daha önce ana başlıklarıyla açıklanan Ulusal İstihdam Stratejisi'nin işçi hak ve kazanımlarını geriye götüren hükümlerine karşı da tavrımızaçıktır. TÜRK-İŞ, ulusal istihdam stratejisinde yer alan asgari ücretin bölgeselleşmesi, esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesi gibi yaklaşımlara izin vermeyecektir. Torba Yasa'da yer alan ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasını da içeren kimi maddelerin TÜRK-İŞ-' in girişimleriyle tekriri müzakere ile geri çektirildiği hatırlanmalıdır. Hükümet, çalışan haklarını gerileten değil, ileriye götürecek konular üzerindeçalışmalıdır. Kayıtdışı istihdamın önlenmesi, asgari ücretin iyileştirilmesi gibi işçilerin yaşama ve çalışma şartlarını iyileştirecek konular dururken, sürekli işçi haklarını geriletmeye yönelik düzenlemelerin üzerinde durulması, gerçekleştirdiği büyüme oranı ile övünen Türkiye'ye yakışmamaktadır." Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kumlu, bir gazetecinin, "Kıdem tazminatıyla ilgili önerileriniz varsa bunlar nelerdir?" sorusuna, "Kıdem tazminatının konuşulduğu yerde biz olmayız, kıdem tazminatıyla ilgili farklı bir karar alınırsa bundan sonra onu değerlendiririz" yanıtını verdi

Kıdem tazminatının hükümet programında olduğunun hatırlatılmasını üzerine Kumlu, "Genel Kurul kararındaki genel grev kararı değil, hükümet programında da kıdem tazminatı kaldırılmıyor" dedi

Kıdem tazminatıyla ilgili kırmızı çizgilerinin olduklarını belirten Kumlu, kanun tasarısının sosyal taraflara bildirildiğini ve özel taraflarının yetkili organlarca değerlendirildiğini söyledi

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile