Türkiye'nin AB Karnesi Kötü Değil

Türkiye'nin AB Karnesi Kötü Değil

Avrupa Birliği Genişlemeden ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Stefan Fule TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonunu ziyaret etti.

Genişlemeden ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Stefan Fule, AB Uyum Komisyonu Başkanı İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu, TBMM Adalet Komisyon Sözcüsü AK Parti Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün ve AB Uyum komisyonunun iktidar ve muhalefete mensup milletvekillerini ziyaret etti.

TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Tekelioğlu, ziyaretten memnun olduklarını Türkiye'nin AB konusundaki iradesinin her zaman mevcut olduğunu, bundan sonrada mevcut olacağını söyledi.

Görüşmede konuşma yapan TBMM Adalet Komisyonu Sözcüsü Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç, Türkiye'nin Avrupa Birliği karnesinin kötü olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirtti.

Milletvekili Tunç, “Son 9,5 yılda güven veren bir adalet sisteminin tesisi, yargının hızlandırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması için büyük ilerlemeler kaydettik. Temel kanunların tamamının çağdaş ve evrensel hukuk ilkelerine uygun hale getirildi.

Ceza Hukuku mevzuatının, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere temel kanunların mecliste muhalefet partileri ile uzlaşarak yasalaştırıldı. Yargının fiziki mekanları iyileştirildi. 145 yeni adalet sarayı hizmete alındı. Bilişim teknolojilerinin yargının hizmetine sunuldu. Yargıtay ve Danıştay'daki daire ve üye sayısı artırıldı. Hakim ve savcı sayısı yüzde 34 artırıldı. 2010 Anayasa değişikliği ile de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayan önemli değişiklikler yapıldı. HSYK'nın ve Anayasa Mahkemesinin yapısı demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildi.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanındı. Kadın, çocuk ve özürlü hakları anayasal güvenceye kavuştu. Türkiye'de tutukluluk süreleri uzun olduğu yanlış bir algı, 2001 yılında tutuklu sayısı hükümlü sayısından fazla oldu. 2002 yılından itibaren ise hükümlü sayısı tutuklu sayısını geçmeye başladı.

Bu gün cezaevinde bulunanların yüzde 28'i tutuklu, yüzde 72'si hükümlü tutukluluk süresi bakımından Türkiye'nin Danimarka, Hollanda ve İsveç'ten daha iyi noktadadır. Darbe teşebbüsü suçu nedeniyle açılan Ergenekon ve Balyoz davalarında tutuklu sanıkların yargılamayı geciktirmek için ellerinden geleni yaptılar. Avukatları duruşmaya girmedi. İstanbul Barosu da avukat atamadı. En çağdaş Ceza Hukuk mevzuatına ve özel hukuka ilişkin temel yasalara sahip ülkeTürkiye oldu. AB üyesi olup ta bizim 2005 yılında çıkardığımız Bilgi Edinme Kanununu hala çıkaramamış ülkeler bile var. Türkiye'nin AB karnesi kötü olduğuna yönelik eleştirilere katılmıyorum. Türkiye'de temel insan hak ve özgürlüklerinin en geniş anlamda hayata geçirildi” dedi.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile