Kontrolden çikan aniz yanginlarinin çiftçilerimizin 1 yillik emeginin yok olmasina neden oldugunu belirten Bayraktar, açiklamasinda söyle dedi:
“Bütün bir yil boyunca gözü gibi bakip büyüttügü ürününü hasat etmek isteyen üreticilerimizin bütün emekleri ve parasi bir aniz yanginiyla kül oluyor.
Aniz yakilmasi havayi kirlettigi gibi orman yanginlarina da sebep olabiliyor. Orman Genel Müdürlügü kayitlarina göre, Ülkemizde 2021 yilinda 2 bin 793 adet orman yangini gerçeklesti. Bu yanginlarin yüzde 5,9’u yani 165 âdeti aniz yakilmasi sonucu çikti. 2021 yilinda yanan 139 bin 503 hektar orman alaninin 377 hektarlik kismi maalesef aniz yangini nedeniyle gerçeklesti.
Tarimsal üretimde bulunmak, insanimizi doyurmak için her fedakarligi yapan eli öpülesi çiftçilerimize seslenmek istiyorum. Orman yanginlarinin yogunlastigi bu sicak yaz günlerinde anizlari yakmayalim. Tarimsal üretimin ana unsuru olan topragimizi koruyalim. Aniz yakmanin çevreye verecegi zararlari göz ardi etmeyelim. Tarimsal üretimin sürdürülebilirligini tehlikeye atmayalim.
Tarimsal üretimde maliyetlerin oldukça arttigi ve gidaya olan ihtiyacimizin her zamankinden daha fazla oldugu günümüzde tarimsal üretimi ve bunun yaninda dogal kaynaklarimizi tehlikeye atma lüksümüz yoktur. Bu bilinçle hem vatandaslarimiz hem çiftçilerimiz daha duyarli olmak zorundadir.”
Aniz yakmanin sebepleri ve zararlari
“Üreticilerimiz hasat sonrasi ayni araziye diger bir ürünün ekimini yapacak oldugunda mibzerin istenilen bir sekilde ekim yapmasini saglamak, yakit tasarrufu saglamak ve daha iyi tohum yatagi hazirlamak adina aniz yakiyor” diyen Bayraktar, açiklamasina söyle devam etti, “Bu yanlis uygulama yabanci ot ve hasereleri yok etmenin yaninda aniz saplari ile mibzer gözlerinin tikanmasini engellemek amaciyla da üreticilerimiz tarafindan tercih ediliyor.
Üreticilerimizin aniz yakmayi tercih etmelerinin saglayacagi fayda, topraga ve çevreye verecegi zararin yaninda çok küçük kaliyor. Özellikle organik maddesi çok düsük ve erozyona çok açik olan topraklarda aniz yakilmamali, sürülerek veya parçalanarak topraga yeniden kazandirilmalidir.
Hasat sonrasi tarla yüzeyinde kalan bitkisel artiklar topragi tavinda tutmakta ve meyilli arazilerde verimli topragin su ve rüzgâr erozyonuyla kaybolmasina engel olmaktadir. Çünkü aniz, yagislarin siddetle topraga düsmesini engeller, yüzey akis hizini azaltir, topraga sizmasini saglar.
Anizin yakilmasina bagli olarak, topragin organik maddesi yok oluyor ve topragin önemli biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri zarar görüyor.
Aniz yanginlari sirasinda 0-5 cm derinlikte 250 dereceye ulasan sicakliklar meydana gelir ve verimlilik için en önemli unsurlardan biri olan organik madde yok olur.
Organik maddece zengin olan topragin su tutma kapasitesi artar. Tarimsal sulamada yasanilan sorunlari göz önünde bulundurdugumuzda bu konu bir hayli önemlidir. Bir diger husus ise; aniz yanginlari nedeniyle komsu tarlalarin ürünleri ve ormanlar tahrip olabilmekte, dogrudan ve dolayli etkileri sayesinde toprakla birlikte birçok canli önemli derecede zarar görmektedir.
Verimliligi düsen topraktan daha iyi ürün almak isteyen üreticilerimiz, daha fazla toprak isleme ve kimyasal kullanma yollarina basvuruyor.
Gübre fiyatlarinda ciddi artislarin oldugu üretim sezonunda dönüme 1 kilogram fazladan gübre kullanilmasi, hem ülke ekonomisini hem de çiftçilerimizi daha çok zarara sokacaktir. Dolayisiyla aniz yakilmasina bagli olarak hem ekonomik hem de çevreyle ilgili sorunlar ortaya çikiyor.
Aniz yakmanin dogrudan ve dolayli etkileri bulunmakla beraber, toprakla birlikte birçok canlinin önemli derecede zarar görmesi bu bilinçsiz olayin en önemli sonuçlarinin basinda geliyor. Oysa toprakta bulunup gözle görülmeyen bu canlilarin faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanir, ayrisir ve humus dedigimiz sekle dönüsür. Bu da tarimsal üretimde verimliligin artmasini saglayan toprak yapilarindandir. Özellikle nadasa birakilacak tarlalarda anizi yakmanin hiçbir geregi yoktur. Çünkü bir sonraki ekime kadar geçen sürede aniz saplari zaten kendiliginden çürüyerek topraga karisacaktir.
Anizin çürüme süresinin uzun olmasi üreticilerimiz tarafindan sorun olarak görülüyor. Aniz saplarinin çürüme süresi üzerine etki eden en önemli faktörler topragin nem içerigi, sicakligi ile anizin C/N (Karbon/Azot) katsayisidir. Topragin nem orani ve sicakligi ne kadar yüksek, C/N katsayisi ne kadar düsük ise anizin parçalanma veya çürümesi de o kadar hizli olur. Bu katsayi aniz üstüne azotlu gübreleme yapilarak düsürülebilir.”
Alternatif uygulama: Toprak islemesiz tarim
Toprak isleme uygulamalarinin, tarimsal üründe bir azalmaya neden olmadan topragi koruyan ve ayni zamanda sürdürülebilir bir faaliyet olmasi gerektigini bildiren Semsi Bayraktar, bu durumda üreticilerimiz aniz yakmak yerine alternatif uygulamalari tercih etmeleri, üreticilerin toprak islemesiz tarima yönelmeleri gerektigini bildirdi.
“Toprak islemesiz tarimin maliyet unsurlari içerisinde önemli bir yere sahip olan yakitta büyük ölçüde tasarruf saglamasinin yani sira, toprakta organik madde miktari artigi için topragin su tutma kapasitesini artirmaktadir” diyen Bayraktar, “Diger taraftan tarim arazilerinde erozyon büyük ölçüde azalmakta ve kurakliga dayanikli toprak olusumuyla tarimsal kurakliktan etkilenme azalmaktadir. Yapilan arastirmalara göre toprak islemesiz tarimla özellikle bugday üretiminde yüzde 30’lara varan verim artislari söz konusudur. Unutmayalim aniz topragin gelecegi, toprak ise bizim gelecegimizdi” dedi.
TZOB Genel Baskani Bayraktar Açiklamasi
Türkiye Ziraat Odalari Birligi (TZOB) Genel Baskani Semsi Bayraktar, “Hiçbir zaman tarimsal bir uygulama hüviyeti olmayan, toprak verimliligine uzun vadede ciddi zararlar veren aniz yakma, tarim arazilerinde sürdürülebilir verimliligin kaybolmasina neden oluyor” dedi.



















