Vali Bektaş'tan Özelleştirme Yorumu

Vali Bektaş'tan Özelleştirme Yorumu

1963 yılında açılarak 48 yıldır faaliyette bulunan Kastamonu Şeker Fabrikasının 49'uncu kampanya dönemine son 10'yılı aşkındır ilk defa Vali düzeyinde protokol katıldı.

Kastamonu Şeker fabrikası'nın 49. kampanya açılışı törenle gerçekleştirildi. Açılışa 10 yıl aradan sona ilk defa vali düzeyinde katılım oldu. Kampanyanın açılış töreninde konuşan Şeker-İş Sendikası Kastamonu Şube Başkanı Ali Çufadaroğlu'nun özelleştirmelerle ilgili eleştirilerine karşılık veren Kastamonu Valisi Erdoğan Bektaş, üstü kapalı olarak özelleştirme karşıtlarına cevap göndererek hükümetin, takdirini bu konuda kullandığını ve bunun kendi işleri olmadığını söyledi. Kastamonu'nun içinde olduğu Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi gündemde olan bu günlerde düzenlenen kampanya döneminde özelleştirme karşıtlarına üstü kapalı olarak cevap verdiği konuşmasında Vali Erdoğan Bektaş, sık aralıklarla sesini yükselterek özelleştirmenin dünyanın sonu olmadığını ve Kastamonu'nun güvenli limanlar aramaktan artık vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasına ilk olarak özelleştirme hususunda kendi görüşlerinin de olduğunu belirten Vali Erdoğan Bektaş, Şeker-İş Kastamonu Şube Başkanı Ali Çufadaroğlu'nun yaptığı konuşmalarına değindi. Çufadaroğlu'nun özelleştirilmesi sonucu kapanan bazı fabrikaları örnek vererek Kastamonu Şeker Fabrikasını Türkiye ekonomisiyle kıyaslamasına cevap veren Vali Bektaş, Kastamonu Şeker Fabrikası'nın özelleştirilmesinin Türkiye'nin ekonomik gerekçeleriyle ilişkilendirilmesi ve bunun kararını sadece devletin ve hükümetin görevi olduğunu ifade etti. Bektaş, “Hükümetimiz, devletimiz bu konuda iradesini özelleştirmeden yana koymuştur. Daha öncede özelleştirmeye çalışıl yargı süreciye özelleştirilmedi. Sendika başkanı bize birkaç olumsuz özelleştirme örneği verdi. Sendika Başkanımız 'SEKA Kağıt Fabrikası, Kendir Fabrikası, süt fabrikası, et kombinesi, vardı özelleştirildi kapandı' dedi. Burası da özelleştirilirse ummuyoruz ama kapanırsa bize zarar verir onun için özelleştirme istemiyoruz' dedi. Arkadaşlar bu sözler doğru sözler. Madalyonun bir de diğer yüzünden bakmaya çalışalım. Bizim kendir fabrikamız vardı, çalışıyordu. SEKA Kağıt Fabrikamız vardı, çalışıyordu. Süt Fabrikamız vardı çalışıyordu. Et Kombinemiz vardı çalıyordu. Şeker Fabrikamız vardı hala var çalışıyor. Tüm bu fabrikalarımız varken ve çalışıyorken, bizler Kastamonu'da oturuyoruz. Ben Kastamonu Valisiyim. Sizler şeker pancarı üreticisi, fabrika çalışanı, fabrika yöneticisiniz. Biz Kastamonu açısından bakmak zorundayız. Kastamonu'da süt fabrikası, et kombinesi vardı, Kastamonu'nun hayvancılığı çok iyi bir düzeyde mi idi. Kendir ve SEKA işletmesi varken tesisler özelleştirilince neden bu sektörler yok oldu. Bunun nedenini bulmak lazım. Neden hayvancılığımızda neden hala süt fabrikamız, neden hala et kombinemiz lazım diyorum. Neden hala biz ekonomide tarımda yol alamıyoruz” dedi.BÖLGE MÜDÜRLÜKLERİNE DEĞİNDİBu tesislerin bir zamanlar Kastamonu'da var olduğunu ve çalıştığını hatırlatan Vali Erdoğan Bektaş, “Peki, niye Kastamonu ekonomisi gelişmedi. Son günlerin güncel konusu bölge müdürlükleri, işte şuraya verildi, buraya verildi. Bizim bir sürü bölge müdürlüğümüz var, ekonomi de mi geliştik, sanayi, üniversite, turizm şehri mi olduk. Bunlar vardı işe yaradı mı? Kastamonu bu soruyu sormak zorunda. Bu hesaba oturmak zorunda. Bu hesapta doğru çıkmazsa gittiğimiz yol yol değildir. Şimdi bizi bölge müdürlükleri kurtardır mı? Bizi devlete ait fabrikalarda kurtaramadı. Şeker Fabrikaları mı kurtaracak, nasıl kurtaracak” diye konuştu.TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞINDAN ÖRNEK VERDİÖzelleştirme karşıtlarına Taşköprü sarımsağı örneğini vererek konuşmasına devam eden Vali Bektaş sözlerini şöyle sürdürdü:“Bizim varlığından ve potansiyelimizden mutluluk duyduğumuz bir ürün sarımsak var. Ama devletin hiç sarımsak tesisi olmadı. Ama sarımsak sektörü yaşıyor ve gelişiyor. Bu bize bir şey anlatmıyor mu? Bu bize bazı şeyleri öğretmiyor mu? Şehrin öz varlıkları, potansiyeli vardır. Siz bu potansiyelin hakkını verdiğiniz zaman önünde kimse duramaz. Bu gün Taşköprü sarımsağının önünde kim durabiliyor. Çin sarımsağı geldi de ne oldu.”“GÜVENLİ LİMANLAR İSTEMİYORUZ”Konuşmasında güvenli limanlar istemediklerini ifade eden Bektaş, bu yıl itibariyle 66 bin dönüm pancar ekildiğini belirterek, “Bu şu demektir. 4 senede bir ekildiği için 66 çarpı 4, 250 bin dönüm yapar. 250 bin dönüm birinci sınıf sulanabilir arazimiz var en azından. Peki, biz şeker pancarı yetiştirdiğimiz arazilerde başka ne yetiştirilebilir. Şeker pancarı yetişen arazide, su var, güneş var, birinci sınıf toprak var. her şey yetişir. Biz özelleştirmeye karşı olurken şunu söylüyoruz, bize bölge müdürlüğü kurulsun derken şunu istiyoruz. Biz güvenli limanlar istiyoruz. Biz güvenli limanlar arıyoruz. Güvenli limanlar insanları uyuşturur. Azcık güvensiz limanlarda dolaşmayı, risk almayı, girişime başlamayı düşünmeliyiz. Bu güvenli limanlar belki de Kastamonu'nun geç kalmışlının, gelişememesinin sebebidir. Bunu da iyi düşünmek zorundayız” dedi.“ÖZELLEŞTİRİLİNCE KAPANMAMASI SİZLERİN ELİNDE”Şeker Fabrikası Müdürü'nden özelleştirilmesi durumunda kapanma ihtimalini sorduğunu hatırlatan Vali Bektaş, çiftçinin ekeceği ürüne bağlı olduğunu, çiftçi fabrikayı beslemesi durumunda kapanma ihtimalinin söz konusu olmadığını söyledi. 250 bin dekar sulanabilir birinci sınıf araziyle ilgili hesap kitap yapılır, pancar karlıysa pancar, mısır karlıysa mısır, patates karlıysa patates, yetiştirilebileceğini söyleyen Vali Bektaş şöyle konuştu:“Önemli olan biz var mıyız, varız. Fabrika müdürüne sordum. Özelleştirme sonunda fabrikanın kapanma ihtimali var mı dedim. Dediler ki, çiftçi davranışlarına bağlı olarak eğer satılırsa alıcı karar verecek. Çiftçi fabrikayı beslemeyi devam ederse çiftçi oturup hesap yapacak. Patatesten, mısırdan, pancardan ne kazanacağını hesap edecek. Bu hesabı sizler yapmazsanız. Bizler yaparsak doğru sonuç alamıyoruz.”SÜT FABRİKASI KURULMAMASINI ELEŞTİRDİKastamonu'da süt fabrikasını kurtaracak kadar süt olduğunu belirten Bektaş, “Madem burada süt fabrikasını kurtaracak kadar süt varsa neden biri o fabrikayı işletmiyor, para kazanmayı mı istemiyor. Esas olan biziz. Bizim potansiyelimizidir. Bizim arazimiz, üretim gücümüzdür. Her birimiz güvenli limana atma derdinde olursak bu şehirde kimse gelişme beklemesin. Ben 9 aydır Kastamonu'dayım. Kastamonu potansiyeli birçok şehirde yok. Türkiye'de İnegöl mobilyada bir markadır. İnegöl, mobilya merkezi olmayı başarmış emin adımlarla yürüyor. Onları bizim ahşap fuarına davet ettim. Dediler ki, Kastamonu'nun İnegöl'den başarılı olmak için fazlası var eksiği yok. Biz çok büyük potansiyelin üzerinde oturuyoruz ama bu potansiyeli değerlendiremiyoruz. Bu potansiyeli değerlendireceğiz. Bunun yolu yok. Onun bunan arkasına sığınmanın anlamı yok. Fabrika özelleştirilir veya özelleştirilmez. Tabii özelleştirilmemesi için bu imkanımızı da özelleştirilse de yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Herkesin görevi budur. Ama dünyanın sonu değildir. Biz çaresiz değiliz. Özelleştirme halinde bizim için dünya kararmıyor. Bizim seçeneklerimiz, potansiyelimiz var. Bizim imkanlarımız var.”280 BİN TON ŞEKER PANCARI İŞLENECEKFabrika Müdürü Orhan Bahtiyar, 2011 yılında 7 bölge şefliğinde 234 köyde, 5 bin 137 çiftçi marifetiyle 66 bin 300 dekar alanda pancar üretimi yapıldığını belirterek, “Bu kampanya döneminde toplam 280 bin ton şeker pancarı işlenerek 39 bin ton kristal şeker 71 bin ton yaş pancar posası, 11 bin ton melas üretimi yapılacak. Çiftçiye ödenecek pancar bedeli yaklaşık 34 milyon TL'dir” dedi.Bahtiyar, ayrıca fabrikanın hedef pancar işleme kapasitesinin günde 3 bin 700 ton pancar olduğunu belirterek, pancar işlemeye 26 Eylül'de başlanacağını ve 75 gün süreceğini söyledi. Pancar üreticilerine de bazı uyarılarda bulunan Bahtiyar, sevk programına uyulmasını isteyerek pancar üreticilerinin fabrikaya temiz pancar getirmesini istedi.Törende konuşan Şeker-İş Sendikası Kastamonu Şube Başkanı Ali Çufadaroğlu, çiftçilerin alın teriyle ektiği pancar tohumlarının artık meyvesini verdiğini belirterek, kar beyaz şekerin ham maddesi olan pancarın bugün itibariyle şeker fabrikasında işlenmek üzere girdiğini ifade etti. Yeni başlayan kampanyanın sevincini yaşamaları gerektiğini ancak özelleştirme nedeniyle sevinçlerini buruk yaşadıklarını anlatan Çufadaroğlu, sert bir dille hükümetin özelleştirme politikasını eleştirdi. Çufadaroğlu, “Alt yapısı iyi hazırlanmamış, bölge ekonomisi iyi araştırılmadan yapılan özelleştirmelerin, bölge halkına, sonrada ülkemize zarar verdiği herkes tarafından bilinmektedir. Türkiye'de tarımsal işletmelerdeki özelleştirmeler, ülke tarımını çökertmekle beraber, özelleştirilen işletmelerin kaderine terk edilip birer birer kapandığını, bu işletmelerin bacasının tütmesi gerekirken, şuan hepsinin harabe olduğunu hepimiz görmekteyiz. Örneğin; Taşköprü SEKA fabrikası, Kastamonu Süt Endüstrisi Kurumu, Kastamonu Et Balık kombinası, Taşköprü Kendir Fabrikası gibi. Şeker pancarı üretiminin önemini, ekonomiye, tarım sektörüne, istihdama katkısını bilmeyenler 3-5 futbolcu parasına fabrikaları özelleştirmeye çalışıyor. Oysa şeker pancarı sadece şekerin ham maddesi değil, ekonomiye ve tarıma katkı sağlayan adeta bir lokomotiftir. Bölge ve ülke ekonomisine ayçiçeğinden 5, buğdaydan ise 20 kat daha fazla istihdam sağlamaktadır. Fabrikalarımızda bugün, 18 bin civarında işçi çalışmakta, yüz binlerce çiftçi pancar tarımıyla uğraşmakta, süt ve besi hayvancılığına büyük katkı sağlayıp, taşıma sektörüne yılda 25-30 milyon ton iş hacmi sağlamaktadır” diye konuştu.Törende konuşmaların ardından fabrikaya ilk ürün getirenlere çeşitli hediyeler verildi. Dualar eşliğinde kurban kesilmesinin ardından ilk ürün fabrikaya alındı. Üründen numune alınması işlemini yakından takip eden Vali Erdoğan Bektaş, işlemler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra davetlilere verilen yemeğin ardından program son buldu.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile