Washington'dan Dogu Türkistan'a Destek

Washington'dan Dogu Türkistan'a Destek

Türk Ocaklari Eskisehir Sube Baskani Prof. Dr. Nedim Ünal, Dogu Türkistan için aldiklari karardan dolayi ABD Senatosu’nu tebrik ettigini belirterek, “Bugün Çin Hükümeti, 1 buçuk milyar nüfusu ile dünyayi kusatmaya çalisiyor” dedi.

Washington’tan gelen açiklamaya göre Beyaz Saray’dan Dogu Türkistan’a destek karari çikti. ABD Baskani Joe Biden, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde üretilen mallarin ithalatini yasaklayan yasayi onayladi. Türk Ocaklari Eskisehir Sube Baskani Prof. Dr. Nedim Ünal, ABD’nin aldigi boykot kararindan memnuniyetini ifade ederek; Çin Hükümeti’nin, 2014’ten bu yana kurdugu sayisiz kampta, Uygur Türklerine yaptigi iskenceleri ve tüm dünyanin göz göre göre bu konuya sessiz kaldigini beyan etti.

“Çin’in tamamindan gelen ürünler boykot edilseydi o zaman Çin ekonomisi sikintiya düserdi”

ABD Baskani Joe Biden’in, Uygur Türklerine karsi yapilanlar karsisinda aldigi boykot kararini destekledigini ve ne kadar Amerika’nin kendi menfaatleri için uyguladigi politika olsa da Dogu Türkistan’a bir nebze nefes aldirdigini ifade eden Prof. Dr. Nedim Ünal, “Birkaç gün önce Biden’in aldigi karar neticesinde, bundan sonra Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde üretilen ürünlerin, Amerika topraklarina girmesine müsaade edilmeyecektir. Fakat sadece belirtilen bölge için geçerlidir bu durum. Çin’in tamamindan gelen ürünler boykot edilseydi eger, o zaman Çin ekonomisi sikintiya düserdi” dedi.



“Insanlar belki de en az 30 yildir ailesinden haber alamiyorlar”

Çin Hükümeti’nin bütün dünyayi yok saydigini ve Uygur Türklerine meslek kazandirma politikasiyla, kendi menfaatleri için her kösesine kameralar yerlestirdigi korkunç zulüm merkezlerinden bahseden Prof. Dr. Nedim Ünal, “Uygur Türkleri hiçbir zaman esareti kabul etmemistir. 2014 yilinda Çin, Dogu Türkistan’in Urumçi ve Kasgar basta olmak üzere belli basli yerlerde sayisiz kamplar kurmustur. Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Çin Hükümeti’nin kapilarini dünyaya kapattigi kapali bir havzadir. O bölgede ne bir internet baglantisi ne de telefon baglantisi vardir. Insanlar belki de en az 30 yildir ailelerinden haber alamiyorlar ve kampta tutulan Uygur sayisi kesin degildir. Kimine göre 1 milyon oldugu tahmin edilen sayiyi, Birlesmis Milletler 2 milyon olarak tespit etmistir. Ben bu kamplari, Adolf Hitler’in; Yahudileri ve diger birtakim azinliklari hapsettigi Nazi Kamplarina benzetiyorum. Etrafi elektrikli tellerle çevrilmis, yüksek duvarlarla örülen ve her yerinde gözetleme kuleleri olan bir ablukadir. Insanlarin bu alandan çikmasina kesinlikle müsaade edilmeyen tuvaletsiz ve havasiz, 10 kisilik zindanlarda, 40’ar kisi yatiriliyorlar” diye belirtti.



“Çin, sadece bu kamplarla yetinmiyor”

Zaman zaman dünyanin muhtelif yerlerinde Birlesmis Milletler ve Avrupa Birligi dahil Uygur Türklerine yapilanlar konusunda kararlar alip sessizliklerini bozduklarini, fakat 21’inci yüzyilda tüm bu zulme tüm dünyanin kayitsiz sartsiz sahitlik ettigine içerlenen Ünal, açiklamasini söyle sürdürdü;

“Çin, sadece bu kamplarla yetinmiyor. Urimçi’deki nüfusun yüzde yüzü Uygurlardan olusuyorken, su an yüzde otuza kadar düsürülmüstür. Bölgenin nüfus yapisini degistirme politikasiyla, kendince nizam veriyor. Birçok ibadethane yok edip, ibadet eden insanlari ise fisliyor ve Ramazan Ayi’nda, niyetli insanlara zulmedip, evinde Kur’an-i Kerim okuyanlari ise eziyorlar. Bölgede yasayanlar için, sakal birakmak suç sayiliyor. Insanlarin, kendi inanç ve degerlerine saygisizlik yapip, korkunç iskencelere maruz birakiyorlar. Urumçi Bölgesi’nin her yerini kameralarla donatip, adeta orayi açik ceza evine çevirdiler.”
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile