Yasakları yasaklayın
Rektörlerle buluşmasında özgürlük vurgusu yapan Erdoğan, 'Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'nde daha çok inisiyatif alınmasını istedi. 'Üniversitelerimiz şekil sorunlarını aşsınlar, statüko bekçiliği hatasını yapmasınlar' dedi
Rektörlerle buluşmasında özgürlük vurgusu yapan Erdoğan, 'Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'nde daha çok inisiyatif alınmasını istedi. 'Üniversitelerimiz şekil sorunlarını aşsınlar, statüko bekçiliği hatasını yapmasınlar' dedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Dolmabahçe buluşmaları' kapsamında dün rektörlerle Beşiktaş'taki Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. Özgürlük vurgusunun öne çıktığı buluşmada Erdoğan, 'Üniversite kampuslarının duvarlarını yıkabilir, üniversiteyi milletle kucaklaştırabiliriz' dedi. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:
- Üzülerek ifade ediyorum ki bilim tarihinin yazılmasında etkili olamadığımız için, medeniyetimizin, dünya bilimine olan katkılarını dünyaya anlatmakta büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Bilimi üretme ve aktarma konusunda bugün arzu ettiğimiz seviyede olmadığımız bir gerçektir ama bu durum, tarih boyunca bilime yaptığımız hayati derecede önemli katkıların görmezden gelinmesine bir gerekçe teşkil edemez.
'KILIK KIYAFET KONUŞULDU'
- Bilimi, bilim ortamını, bilim adamını baskı altına aldığınızda, gerekli özgür ortamı tesis etmediğinizde, bilimin gelişmesinin hiç ama hiç şansı yoktur.
- Biz, komünizm tehdidi gerekçesiyle, Rus Dili ve Edebiyatı bölümlerinin kapatıldığı dönemleri gördük. İrtica paranoyasıyla, Arap Dili ve Edebiyatı bölümlerinin kapatıldığına, bu bölümlere öğrenci alınmadığına şahit olduk. Nice bilim adamlarımız tezlerinde seçtikleri konulardan, referanslarından, dipnotlarından dolayı üniversiteden uzaklaştırıldılar.
- Özgürlüklerin teminatı olması gereken üniversiteler, bizim ülkemizde on yıllar boyunca yasaklarla, kısıtlamalarla, baskılarla, üzülerek ifade ediyorum 'ikna odaları' gibi insanlık dışı uygulamalarla anıldılar. On yıllar boyunca bu ülkede, bilim, bilim insanlarının sorunları, üniversitelerimizin kalitesi değil, maalesef sakal, bıyık, kılık kıyafet konuşuldu.
'ŞİDDET' PROTESTO DEĞİL
- Şimdi birilerinin çıkıp, 'Öyleyse protestocu gençlerin maruz kaldığı muamele nedir?' diye soracağından emin olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: 'Peşinen söylüyorum; benim bu konuda hiçbir suç duyurum olmamıştır. Mesele tamamen yargının tasarrufudur. Ayrıca, protestonun, kırıp dökmek olmadığı, şiddete başvurmak olmadığı da bir gerçektir. Özgürlük ortamı, eleştiriye, tartışmaya, sorgulamaya açık olmaktır, yumurta atarak, ayakkabı fırlatarak, hakaret ederek konuşan insanları susturmaya çalışmak, ifade özgürlüğü değildir.
- Üniversite toplumun önünde olmalıdır. Sadece topluma değil, devlete, siyasete, siyasi iktidara da öncü ve yol gösterici olmalıdır. Biz istiyoruz ki, artık üniversitelerimiz Türkiye'nin kronik sorunlarına yoğunlaşsınlar, şekil sorunlarını aşsınlar, yasakları yasaklasınlar, statüko bekçiliği gibi bir hatanın içinde asla bulunmasınlar.
DAHA ÇOK İNİSİYATİF ÇAĞRISI
- Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'nde, özellikle de Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizdeki üniversitelerimiz daha fazla inisiyatif yüklensin, toplumla iç içe, topluma rehberlik etsin istiyoruz.
- Üniversite-sanayi işbirliğini ileri seviyelere taşıyabileceklerini belirten Erdoğan, 'Kampusların duvarlarını yıkabilir, üniversiteyi milletle kucaklaştırabiliriz' dedi.
YÖK kaldırılsın demedim
- Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Yükseköğretim Yasası'nda değişiklik için kolları sıvadı. Bir komisyon eşliğinde, tüm üniversitelerle istişare halinde, üniversitelerin, bilimin, özgür düşüncenin önünü açacak bir yasayı inşallah seçim sonrasında ele alacak ve YÖK'ü, düzenleme yapan, politika üreten bir kurum haline dönüştüreceğiz. Yani bir reform dönemini başlatacağız. Bazıları 'YÖK'ü kaldıracaktınız' diyor. Benim bugüne kadar YÖK'ün kaldırılmasına yönelik hiçbir açıklamam olmamıştır. Bu bir yalandır. Ama reform noktasında Anamuhalefet partisiyle görüşmelerim olmuştur. Kendileri bana maalesef şunu söylemişlerdir: 'Bu rejimin bekasıyla alakalıdır. Sakın bunu gündeme getirme.' Ama bugün kendileri de gündeme getiriyorlar.



















