Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Mahmut Arslan, Yunanistan'daki krizin sadece bu ülkeyi değil tüm Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkeleri de etkileyeceğini söyledi. Arslan, krizin bu şekilde yayılmasının Euro'nun ve dolayısıyla da AB'nin daha derin bir krize girmesi anlamına geleceğini belirtti.
2010 yılında, hükümet nezdinde alınan 'IMF'siz yola devam' kararının ardından bir sonraki Nisan ayında da ihracatçılar için önemli gelişmeler yaşandığını anlatan Arslan, bu noktada da Merkez Bankası tarafından açıklanan; 'Çıkış Stratejisi'nin de sözkonusu gelişmelerden biri olduğunu söyledi.
Mahmut Arslan, Merkez Bankası'nın küresel krizin en yoğun yaşandığı dönemde hem döviz hem de TL'de almış olduğu önlemlerle likiditeyi artırarak piyasaları rahatlattığı gibi krizin finansal açıdan daha az hasarla atlatılmasında önemli bir rol üstlendiğini anlattı.
Dünya ekonomilerinin toparlanmaya başlamasıyla Merkez Bankası'nca açıklanan stratejiyle ekonominin gevşemesine izin vermeyecek politikaların, ilerleyen dönemde uygulamaya geçileceği yönünde açıklamalarda bulunulduğunu hatırlatan Arslan, bunun ilk adımı olarak da 26 Nisan 2010 tarihinde zorunlu döviz karşılık adımlarının yüzde 9,5'e çıkartılması olduğunu anlattı. Yüzde 11 olan yabancı para zorunlu karşılık oranının yüzde 9'a düşürülerek 2.5 milyar dolar ilave döviz likiditesi de sağlandığını anlatan
Arslan, Merkez Bankası'na göre yarım puanlık artışla 700 milyon dolar döviz likiditesinin geri çekileceğini, bu müdahalenin de kriz öncesi döneme dönülene kadar süreceği düşünüldüğünde; döviz kuruna etki edeceğinin de muhakkak olduğunu savundu.
Arslan, Müdahalenin, şirketlerin döviz kredilerinin maliyetlerini artıracak olması nedeniyle olumsuzluk teşkil etse de kur üzerindeki etkisinin ihracatçılarımıza olumlu yöndeki etkisinin daha fazla olacağı kanaatinde olduğunu söyledi. İkinci önemli gelişmenin kaygıyla takip edilen Yunanistan'da yaşanan kriz olduğunu belirten Arslan, şöyle konuştu:" Ülke olarak, Yunanistan ile siyasi anlamda yıldızımız pek barışmasa da hem komşumuz olması hem de AB'ye üyeliği nedeniyle yaşanan kriz bizi de
kaygılandırıyor. Çünkü günümüzde global ekonominin bir gereği olarak bütün ekonomiler birbirine bağımlı hale geldiğinden, bölgemizdeki istikrar da en az ülkemizin istikrarı kadar önemli. Maalesef, izlediğimiz kadarıyla kriz sadece Yunanistan'ı değil AB'nin tamamını olumsuz etkileyecek bir boyutta."
Yunanistan'daki krizin, Portekiz ve İspanya'ya da sıçrayabileceği endişesinin sesli bir şekilde dile getirildiğine dikkat çeken Mahmut Arslan, krizin bu şekilde yayılmasının da Euro ve dolayısıyla da AB'nin daha derin bir krize girmesi anlamına geleceğini bildirdi.
Türkiye'nin global kriz nedeniyle AB'ye azalan ihracatının son yaşanan gelişmelerle birlikte daha da sıkıntılı bir hal alabileceğini anlattı. Arslan, kriz yayılsa da mevcut halinde kalsa da Euro/Dolar paritesini etkilemesi bakımından Türkiye'de de etkileyeceğini ifade ederek, 2010 yılı Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ilk 4 ülkenin hepsinin de AB ülkesi olmasının da bu konudaki endişelerini haklı çıkarttığını dile getirdi. Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: "Umarım, global krizden en fazla etkilenen
bölgelerden biri olan AB, bu krizi en az hasarla atlatır ve biz de kriz nedeniyle kaybettiğimiz payı geri alarak, ihracatımızı artırarak sürdürebiliriz" dedi.
Yunanistan'da Kriz
Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Mahmut Arslan, Yunanistan'daki krizin sadece bu ülkeyi değil tüm Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkeleri de etkileyeceğini söyledi



















