Ziraatte 2010 Yılı Değerlendirmesi

İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, çiftçinin tarımda varlığını devam ettirebilmesi, verimliliği, kaliteyi artırması ve girdi maliyetlerini asgari seviyeye indirebilmesi için makineleşmesi ve modernleşmesinin şart olduğunu söyledi

İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, çiftçinin tarımda varlığını devam ettirebilmesi, verimliliği, kaliteyi artırması ve girdi maliyetlerini asgari seviyeye indirebilmesi için makineleşmesi ve modernleşmesinin şart olduğunu söyledi.
Sedat Köse, "Ülkemiz, bölgemiz, ilimiz 2010 yılı değerlendirmesi ve 2011 yılı beklentilerimiz" konulu bir basın toplantısı düzenledi. Köse, 2011 yılında hükümetin tarımsal ürünlerin ithalatı önleyecek çözümler bulmasını istedi ve 2011'in 'süt yılı' olarak ilan edilmesini istedi.
Türkiye'de tarımın 2000'li yılların başlarında tarıma yapılan yatırım 1,8 milyar TL iken 2010 yılında rakamın 5,5 milyar TL'ye çıktığını belirten İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, 2010 yılı desteklerinin 2009 yılı sonunda ekim ve dikim dönemlerinden evvel açıklanmasının üretici açısından memnuniyetle karşılandığını söyledi. Çiftçinin tarımda varlığını devam ettirebilmesi, verimliliği, kaliteyi artırması ve girdi maliyetlerini asgari seviyeye indirebilmesi için makineleşmesi ve modernleşmesinin şart
olduğunu belirten Köse, şöyle konuştu: "Çiftçilerimize gereken bilgilendirme çalışmalarına ağırlık verilerek, çiftçimiz bu amaç doğrultusunda desteklenmeye devam edilmelidir. Ancak; mazot fiyatlarında beklenen ÖTV ve KDV indirimlerinin yapılmaması, seracılıkla uğraşan çiftçilerimizin kullandıkları elektrik için ödedikleri yüzde 18 KDV düşürülmemesi çiftçiyi gelişmesi sırasında zor durumlara sokmaktadır. Ayrıca, tarımda kullanılan elektriğin, ekipmanların, desteklenmesi de tarımın ve çiftçinin sırtında
bulunan yükü birazda olsa hafifletecektir."
Türkiye'de uzun bir süredir tartışılan et fiyatları hakkında da konuşan Köse, şunları söyledi: "Süt fiyatlarının seneler itibarıyla dalgalı seyretmesinden, buzağı maması adı altında süt tozu ithali ve bununda gıda sanayisinde kullanımıyla, damızlık ve süt hayvanlarının kesilmesi ve kesim aşamasına gelmesi 2010 yılının başlarına damgasını vurmuştur. Yapılan et ithalatının da ardından fiyatlarda beklenen düşüşler ne yazık ki gerçekleşmemiş yada bu düşüş çok az olarak gözlemlenmiştir. Bunun nedeni ise büyük
firma ve marketlerin ürün stoklarının çoğunu elinde bulundurarak bunları piyasaya yine yüksek fiyattan arz etmelerinden kaynaklandığı görülmüştür."
2010 yılına Ege Bölgesi ile İzmir açısından bakıldığında pamuğun bölge genelinde bir önceki yıla göre dikimlerinin yüzde 25 arttığının görüldüğünü ifade eden Köse, artışın olumlu olduğunu ancak üreticilerin bölgenin genelinde görülen hastalık ve zararlıların etkisinin daha önceki yıllara göre daha yüksek düzeyde olmasının verim düşüklüğüne yol açtığını anlattı.
Tuta kelebeğinin Türkiye genelinde olduğu gibi Ege Bölgesi ile İzmir'de domates üretimini sekteye uğrattığını ve çiftçinin hiçbir şekilde seçilmiş ve idarecilerden destek görmediğini savunan Köse, sözlerine şöyle devam etti: "Narenciye ve incirde; domates gibi bölgemiz ve İzmir'de problem yaşayan ürünlerden oldu. Narenciye ve incir açısından 2010 yılı yağışlarının mevsim normallerinin üstünde seyretmesi ve ardından havaların sıcak seyri bu önemli iki ihracat ürününde adeta doğal afet yaşattı. Üreticimiz
verim ve kalite kaybı yaşadı. Çiftçilerimiz mağduriyetlerinin telafisi için seçilmişler ve idarecilerimizden duyarlılık ve ilgi görmedi."
Konuşmasının son bölümünde 2011'den beklentilerini 11 maddeyle sıralayan Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çiftçiler olarak mazotta ÖTV ve KDV indirimi yapılmasını ve tarımda kullanılan elektrikte yüzde 18 olan KDV'nin indirilmesi istiyoruz. Beydağ ve Yortanlı barajlarının arazi sulama projelerinin hayata geçirilerek yeni baraj ve göletlerin yapımına önem verilmesini istiyoruz. Tarımsal ürünlerin ithalatının önlenmesini istiyoruz. Süt ve mamullerinde ihracatı yapılan ürüne ton başına bütçe imkan dahilinde
destek verilmesini, et ve sütte KDV oranı yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesini, et, süt tozu ve canlı hayvan ithalatının Türk çiftçisinin mağduriyetine sebep olmamasını ve 2011 yılının süt tüketim yılı olmasını istiyoruz."
Sedat Köse, basın toplantısına katılan gazetecilere 2011'in süt yılı olmasını istedikleri için çay yerine sıcak süt ikram etti.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile