Haliç Kongre Merkezi'nde gençlere hitap eden Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;
"İstanbul'da yaşamak çok özeldir. 3. Nesle baktığımızda bizler imparatorluğun çocuklarıyız. Sizler Cumhuriyet'in 100. yılında en güçlü döneminizi yaşayacaksınız. Osmanlı'dan aldığımız güçle 21. 22. yüzyıla gideceğiz.
SİZE VASİYETİMDİR
Size vasiyetimdir: Yurtdışına giderseniz, yurtiçinde bir yere giderseniz, orada bir şehit varsa mutlaka onun mezarına gidip bir Fatiha okuyun. Bugün bu topraklarda yaşıyorsak, o şehitlerin sayesindedir.
MİLLİYETÇİ DİYE SOLCU DİYE TUTUKLADILAR
1930 -40'larda tek parti yönetiminin nasıl zalimlik yaptığı ortada. Nazım'ın, Necip Fazıl'ın hayat hikayelerine bakın. 3 Mayıs 1944'te gençleri milliyetçi diye tutukladılar. Daha sonra da solcu diye tutukladılar. Ünvan milli şef düşünün gerisini. Ünvanı milli şef olan bir sistemden ne beklerseniz? 1960 darbesi o günden bugüne tüm darbelerin önünü açtı. İlk yazım ilkokul 5. sınıfta bana ayrılan bir köşede çıkıyordu. Orta 1'de yazdığım bir yazı vardı. İsmail hoca. Ne olmak istiyorsunuz diye bir yazı. Hocam bana şöyle dedi: "Bunlar çok güzel şeyler ama her yerde söyleme" dedi. Şöyle yazmıştım: "Ne olacağım önemli değil. Vatana, millet yolunda Allah rızası için hizmet eden biri olacağım."
BİRİKİM, HER AN YENİLENEN ZİHNİ BİR ŞEYDİR
1971 yılında Başbakan yardımcısı şöyle demişti: Bu hızla gidersek 1995 yılında 1971 İtalya seviyesine geleceğiz. dedi. İşte ben buna isyan ettim. Bunu hiçbir zaman kabul etmedim. O zaman da kabul etmedik şimdi de. Bizim gençlerimiz ya dağlarda heba edildi, ya koalisyon yıllarında işsizlikten perişan oldu, ya 28 Şubat'ta baskılara boyun eğdiler. Gençlerimiz özgüveniniz olacak. Birikim her an yenilenen zihni bir şeydir. Bizler sizi 18'inde Meclis'te görmek istiyoruz. istanbul mitinglerini yapıyoruz iki gündür. Sancatepe'de 85-90 yaşlarında amcanın biri bizi bekliyor ve dua ediyor. O dua yere düşer mi? Adaletsizliğe karşı susandan genç olmaz. Biz gençliğimizde susmadık."
"İstanbul'da yaşamak çok özeldir. 3. Nesle baktığımızda bizler imparatorluğun çocuklarıyız. Sizler Cumhuriyet'in 100. yılında en güçlü döneminizi yaşayacaksınız. Osmanlı'dan aldığımız güçle 21. 22. yüzyıla gideceğiz.
SİZE VASİYETİMDİR
Size vasiyetimdir: Yurtdışına giderseniz, yurtiçinde bir yere giderseniz, orada bir şehit varsa mutlaka onun mezarına gidip bir Fatiha okuyun. Bugün bu topraklarda yaşıyorsak, o şehitlerin sayesindedir.
MİLLİYETÇİ DİYE SOLCU DİYE TUTUKLADILAR
1930 -40'larda tek parti yönetiminin nasıl zalimlik yaptığı ortada. Nazım'ın, Necip Fazıl'ın hayat hikayelerine bakın. 3 Mayıs 1944'te gençleri milliyetçi diye tutukladılar. Daha sonra da solcu diye tutukladılar. Ünvan milli şef düşünün gerisini. Ünvanı milli şef olan bir sistemden ne beklerseniz? 1960 darbesi o günden bugüne tüm darbelerin önünü açtı. İlk yazım ilkokul 5. sınıfta bana ayrılan bir köşede çıkıyordu. Orta 1'de yazdığım bir yazı vardı. İsmail hoca. Ne olmak istiyorsunuz diye bir yazı. Hocam bana şöyle dedi: "Bunlar çok güzel şeyler ama her yerde söyleme" dedi. Şöyle yazmıştım: "Ne olacağım önemli değil. Vatana, millet yolunda Allah rızası için hizmet eden biri olacağım."
BİRİKİM, HER AN YENİLENEN ZİHNİ BİR ŞEYDİR
1971 yılında Başbakan yardımcısı şöyle demişti: Bu hızla gidersek 1995 yılında 1971 İtalya seviyesine geleceğiz. dedi. İşte ben buna isyan ettim. Bunu hiçbir zaman kabul etmedim. O zaman da kabul etmedik şimdi de. Bizim gençlerimiz ya dağlarda heba edildi, ya koalisyon yıllarında işsizlikten perişan oldu, ya 28 Şubat'ta baskılara boyun eğdiler. Gençlerimiz özgüveniniz olacak. Birikim her an yenilenen zihni bir şeydir. Bizler sizi 18'inde Meclis'te görmek istiyoruz. istanbul mitinglerini yapıyoruz iki gündür. Sancatepe'de 85-90 yaşlarında amcanın biri bizi bekliyor ve dua ediyor. O dua yere düşer mi? Adaletsizliğe karşı susandan genç olmaz. Biz gençliğimizde susmadık."