Terör örgütü PKK, kamuoyunda tepki çeken, özellikle sivillere yönelik eylemleri genellikle üstlenmiyor.

Örgüt, inkar etmesine rağmen bulgular ve soruşturmalar sonucu eylemlerle bağlantıları ortaya çıktığında ise “Özür diliyoruz” bildirileri yayınladı.

İşte terör örgütünün önce inkar ettiği, ancak daha sonra kabul etmek zorunda kaldığı bazı eylemleri şöyle:

DERSHANE ÖNÜNDE PATLAMA


Diyarbakır 'da 3 Ocak 2008 tarihinde akşam saatlerinde bir dershane önünde askeri servis aracı geçerken korkunç bir patlama meydana geldi. Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat 'ın dershanede bulunan oğlu Eren Şahin 'in de aralarında 6 'sı öğrenci 7 kişi yaşamını yitirdi. 66 kişinin de yaralandığı eylemi terör örgütü PKK önce üstlenmedi. Daha sonra eylemin yerel inisiyatifle gerçekleştirildiğini itiraf etmek zorunda kaldı.

DİYARBAKIR LİCE'DE ASKERLERE PUSU

Terör örgütü tek taraflı eylemsizlik kararı açıkladığı tarihte 29 Nisan 2009 tarihinde Diyarbakır Lice 'de askeri aracın geçişi sırasında mayınlı saldırı yaptı. Saldırıda 9 asker şehit oldu. Örgüt önce saldırıyı üstlenmedi. Daha sonra “Operasyonlara tepki olarak yerel güçlerimizin inisiyatifiyle yapıldı” açıklaması geldi.

CADDEDE TERMOS BOMBA

12 Eylül 2006 'da Diyarbakır 'ın Bağlar semti Koşuyolu caddesinde termos bomba patladı. Patlamada 7 'si çocuk 10 kişi can verdi. PKK “bir örgüt üyesinin inisiyatifiyle yapıldı” açıklamasını yaptı. Örgüt çeşitli platformlarda ailelerden özür diledi.

4 GENÇ KIZI SİLAHLA TARADILAR


Terör örgütünün önce reddettiği ancak sonra kabul etmek zorunda kaldığı bir başka eylemi ise 20 Eylül 2011 tarihinde Siirt 'te yaşandı. Saldırı Polis Meslek Yüksekoklu 'na 300 metre mesafede yapıldı. 4 genç kızın içinde bulunduğu 06 LML 56 plakalı araç çapraz ateşe alındı. Saldırıda Zeynep Evin, Nergis Evin, Kevser Çekin ve Nurcan Olgaç olay yerinde yaşamını yitirdi. Örgüt olayı önce üstlenmedi. Sonra kabul etmek zorunda kaldı.

MİNİBÜSTE PATLAMA

Kuşadası 'nda 15 temmuz 2007 tarihinde Kadınlar Plajı 'na giden bir minibüste patlama meydana geldi. Minibüs parçalandı, yolculardan İrlandalı Tana Whalen, İngiliz Helen Pallhall, Deniz Tutum, Uruk Yücedeniz ve Eda Okyay hayatını kaybetti. Araçtaki yolcularla çevredeki kafeteryalarda bulunan ve yolda yürüyenlerden 14 kişi yaralandı. Terör örgütü önce eylemi üstlenmedi. Ancak polis daha sonra eylemcileri kıskıvrak yakalayarak adli makamlara teslim etti.

KUMRULAR PATLAMASINI DA İNKAR ETTİLER

Terör örgütü 20 Eylül 2011 tarihinde bu kez Ankara 'yı hedef seçti. Kumrular Caddesi 'nde park halindeki bir araçta meydana gelen patlamada 5 kişi yaşamını yitirirken 60 'a yakın kişi de yaralandı. Terör örgütü eylemi çok sonra üstlendi.

İSTANBUL GÜNGÖREN'DE KATLİAM YAPTILAR

27 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul Güngören 'de PKK 'nın hedefinde yine siviller. Pazar yerine yakın alanda patlama meydana geldi. 17 kişinin hayatını kaybettiği patlamada 154 kişi de yaralandı. Terör örgütünün elebaşlarından Zübeyir Aydar, saldırıyı kınadı ve üstlenmediklerini açıkladı. Ancak polis yaptığı operasyonda patlamanın terör örgütü ile bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı.

Başbakan Erdoğan: Zalimler Bunun Bedelini Ödeyecek

Başbakan Erdoğan, teyzesi Meliha Er'in cenaze töreninde konuştu. Erdoğan, yaşanan terör olaylarını hatırlatarak 'Zalimler bunun bedelini bu alemde de ebedi alemde de ödeyecek' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hayatını kaybeden teyzesi Meliha Er'in cenaze törenine katıldı.Gaziantep'teki hain saldırı ve Uludere'de 10 güvenlik görevlisinin şehit olduğu kaza nedeniyle "Bu bayramı bayram gibi yaşayamadık" diyen Erdoğan, teröre karşı mücadelenin sonuna kadar süreceğini ifade ederek, "Bunun bedelini bu zalimler bu dünyada da öteki dünyada da ödeyecekler" dedi.

BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAYAMADIK

İl Müftüsü Yusuf Doğan'ın cenaze namazını kıldırmasının ardından Erdoğan, cami önünde yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: “Teyzeler annelerin yarısıdır der” büyüklerimiz. Teyzemle benim aramda anne-evlat ilişkisi hep olagelmiştir. Teyzem de 6 erkek evladını hassasiyetle yetiştirmiş, bu vatana, bu millete kazandırmıştır. Bu bayramı bayram gibi yaşayamadık. Bir tarafta Gaziantep'deki olay, bu olayda da şehit olduğuna inandığımız vatandaşlarımızı öğlen namazına müteakip hakka uğurladık. Aynı şekilde Şırnak'ta görev devir teslimine giderken şarampole yuvarlanan araçta 9 askerimizi ve bir köy korucumuzu şehit olarak hakka uğurladık. Bu arada Fatma Şahin Bakanımızın değerli validelerini de hakka uğurladık.

BU MÜCADELEYİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ
Arakan şu anda bir çileyi yaşıyor. Suriye bir çileyi yaşıyor. Burada tabii özellikle bir şeyin altını çizmek istiyorum. Herkes bir şeyler söylüyor. Bizim bu ülkede terörle mücadelede sorumluluk alan herkesle bu sorumluluğu paylaşmaya hazır olduğumuzu hep ifade ettik, ifade ediyoruz. Bunda kapımızı kimseye bugüne kadar kapamadık. Söyleyecek sözü olanlara kapımızı her zaman açık tuttuk. Yeter ki çözüme yönelik öneri olsun ve bu konuda da yapılması gereken neyse bunu beraber yapalım ve yapmaya hazır olduğumuzu söyledik. Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bundan yılmak yok. Bu tabii matematik olay değil, iki kere iki dört diyesin. Bu sosyal bir vaka. Asosyal olan insanlarla zalimlerle mücadele ediyorsunuz. Bu mücadeleyi de sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız, sürdüreceğiz. Onun için şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.

"AİLEM ADINA TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Zaten, Eğer ölüm olmasaydı hiç ölür müydü peygamber hükmü, biz insanlar için. Bu şahadette de böyle, normal eceli müsemmada da böyle. Bunu hepimiz yaşıyoruz, yaşayacağız. İşte Gaziantep'te yavrucuk gitti. Dün 12 yaşında, bugün bir buçuk yaşında. Bunların hakka uğurlanması oldu. Anneler, aynı aile, aynı şekilde burada ruhlarını teslim ettiler. Bunun bedelini bu zalimler bu dünyada da ödeyecekler, ebedi alemde de ödeyecekler. Rabbim şüphesiz ki rahimdir. Kime? Müslümanlara. Rahmandır, tüm insanlara... Ama şunu bilelim ki, rabbimizin merhamet sıfatı ne kadar yüceyse, bu işin hesabını sorma noktasında da o kadar şiddetlidir. Onun için cehennem vardır. Kimlere? İşte bu zalimlere, işte bu teröristlere. Cennet de Allah'a kul olanlaradır. Bu anlayışla bu yolda yürüyoruz. Gösterdiğiniz ilgiye, alakaya ben tüm aile adına tekrar teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Zaten hocam sizlerin helalliğini de aldı. Bundan dolayı da ayrıca şükranlarımızı ifade ediyoruz. Sizler de hakkınızı tekrar bizlere helal edin. Allah razı olsun.”

Konuşmanın ardından Erdoğan, teyzesinin naaşının bulunduğu tabutu cenaze aracına kadar omzunda taşıdı. Cenaze, daha sonra defnedilmek üzere merkeze bağlı Pazarköy Köyü Aktepe Mahallesi'ne götürüldü.

DANIŞTAY BAŞKANI CENAZEDE
Meliha Er için Rize Cumhuriyet Meydanı'ndaki Şeyh Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan, kızları Esra Albayrak ve Sümeyye Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve Er'in yakınlarının yanı sıra Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ak Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Rize Valisi Nurullah Çakır, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukcu, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ile vatandaşlar katıldı.

İLGİLİ DİĞER VİDEOLAR

Gaziantep'teki Hain Saldırı

29 Ağustos 2012 Çarşamba

G.Antep Soruşturması

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Gaziantep Soruşturması

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Gaziantep'teki bombalı saldırı

26 Ağustos 2012 Pazar

Gaziantep bombacısını kimliği

26 Ağustos 2012 Pazar

Aygün'ün kaçırılmasına inceleme

26 Ağustos 2012 Pazar

Karayılan'ın koruması çıktı

26 Ağustos 2012 Pazar

Teröristin Lakabı 'Bombacı'

25 Ağustos 2012 Cumartesi

İşte Aranan Bombacı

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Gaziantep'teki bombacı

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Polis her yerde O'nu arıyor

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile