Dikiş makinesi başında geçen 60 yıl

Terzi dükkanından detaylar
-Mustafa Güngör röp
-Mustafa Güngör çalışırken detay

( ESKİŞEHİR -ÖZEL)- Hayatını verdiği terzilik mesleğine ilk günkü tutkuyla bağlı- Çocukken başladığı mesleğini halen sürdüren 73 yaşındaki terzi Mustafa Güngör:- “Ben bu mesleğe âşığım, işimi çok seviyorum”- "Eskiden Hamamyolu’nda herkes takım elbiseyle gezer, kimin hangi elbiseyi diktiği bilinirdi, şimdi hiç birisi kalmadı” ESKİŞEHİR

- Terziliğe 60 yılını veren Mustafa Güngör, geçmişten günümüze mesleğini İHA’ya anlattı.Köyünden Eskişehir’e 1960 yılında gelen Mustafa Güngör, çırak olarak bir terzinin yanında çalışmaya başladı ve dönemin zorluklarına rağmen pes etmedi. Çocukluğundan beri terzi dükkânlarında olan Mustafa usta, özellikle ceket dikiminde kendisini geliştirdi. Geçmişte herkesin farklı ürünlerin dikimini gerçekleştirdiğini belirten Güngör, günümüzde ise her terzinin her tür ürünle ilgilendiğini belirtiyor. Yıllarını mesleğine veren ve işine aşık olmasıyla bilinen Mustafa Güngör, terzilik yaparak 2 çocuk yetiştirdi. Yetiştirdiği çocuklarının hayatlarını da âşık olduğu mesleği olan terzilik ile kurdu.“60 yıldır bu işi yapıyorum ve işimi de seviyorum”Bir ömrü dikiş makinesinin önünde geçiren ve işini sevdiğini söyleyen 60 yıllık terzi Mustafa Güngör, hayatını anlattı. Geçmişte yaşadığı sıkıntılara rağmen kendisiyle ilgilenen ve onu bu günlere hazırlayan ustalarına teşekkür eden 73 yaşındaki Güngör, “1960 yılının Kasım ayında Eskişehir’e geldim. Terzi çırağı olarak başladım ve devam ettim. O zamanlarda çalışma ortamlarımız çok zordu. Ama ustalarımdan Allah razı olsun beni yetiştirdiler. Ustalarım bana çok yardımcı oldu, çünkü köyden gelmiştim. Köyden tek geldiğim için başımda annem ve babam yoktu. Kiralık ev tuttum. Çok zor günler geçirdim. Ama bugünüme şükür ediyorum. 60 yıldır bu işi yapıyorum ve işimi de seviyorum. Bu hayata tekrar gelsem gene aynı işi yapmak isterim. Eskiden çok zordu. O zamanlar hep el işiydi. Hep elle iş yapıyorduk. Herkesin kendine göre branşı vardı. Ceketçiler, pantoloncular hep ayrıydı. Ben ceketçiydim. Kalfaydım ben. O zamanlar ustalık vardı. Cumartesi günü bütün işleri bitirirdik. Daha sonra ustamızın söylediği yere ceket götürürdük” ifadelerini kullandı."Eskiden Hamamyolu’nda herkes takım elbiseyle geziyordu"Geçmişte mesleğinin el işi olduğundan bahseden Güngör, günümüzde her şeyin hazır giyime döndüğünü belirtiyor. El işçiliğinin yeri azaldığı için mesleklerinde yeni yetişenin olmadığını belirten 60 yıllık terzi Mustafa Güngör, derin üzüntüsünü şu şekilde aktardı:“Bizim mesleğimiz bitmek üzere, eleman yetişmiyor. Ben terzi olarak bunları söylüyorum. Fakat artık konfeksiyon var. Konfeksiyondaki bazı kişiler de ustadır elbet. Ama onların yaptığı işler zaman zaman bize de geliyor. Eskiden Hamamyolu’nda herkes takım elbiseyle geziyordu. Kimin hangi elbiseyi diktiğini bilen kişiler vardı. Şimdi hiç birisi kalmadı. Mesleğimizle ilgili yetişen eleman yok.”
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile