Adana'da öğle saatlerinde evden parka gitmek için çıkan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'den hala haber alınamıyor.

Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Hatice-Mustafa Akdeniz çiftinin 4 çocuğundan en küçüğü olan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz dün sabah saat 11.00'e kadar evde durdu. Bir süre evden çıkıp sokakta oynadıktan sonra eve gelip su içti. Bu sırada anne Hatice Akdeniz pazara gitmek için evden ayrıldı. Gizem Akdeniz'de evden su içtikten sonra parka gitmek için ayrıldı. Saat 12.00'de evden ayrılan Gizem bir daha dönmedi. Pazardan gelen anne, kızı saatlerce parktan dönmeyince şüphelenerek parka gitti. Ancak kızını bulamadı. Bunun üzerine eşini arayıp kızının kayıp olduğunu söyledi.

Mustafa Akdeniz de hemen polise haber verdi. Olay yerine gelen polis kız çocuğunun fotoğraflarını yakınlarından alıp mahallede sokak sokak kız çocuğunu aramaya başladı.

Anne ise bu arada pazara gidebileceğini düşünerek pazarda aradı ama bulamadı. Dün öğlenden beri polis ve akrabaları tarafından aranan küçük kız bir türlü bulunamadı. Babası kızının bütün fotoğraflarını mahallede her yere yapıştırdı ancak minik Gizem'den haber alınamıyor. Yapılan araştırmada kız çocuğunu pazarda bir erkeğin elinden tutarak götürdüğünü gösteren görüntüler olduğu ileri sürüldü. Polis şimdi bu görüntüleri inceliyor.

Anne Hatice Akdeniz ise sabaha kadar uyamadığını belirterek, 'Dün gitti hala haber alamıyoruz. Kızım bir yere gidip gelemeyecek bir kız değil. O kesin kaçırıldı. Onu kaçıranlar ne olur kızımı getirsin. Onlara yalvarıyorum. Kızım hala yok' diye gözyaşlarına boğuldu.

Gizem'in Annesi Gözyaşlarıyla İsyan Etti

Adana'da, kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in annesi Hatice Akdeniz, 'Ona bir lokma ekmek, bir bardak su vermesinler, onu assınlar benim birazcık yüreğim soğusun' dedi.
Geçtiğimiz pazar günü kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu S.A. tarafından öldürülen 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in evinde yas var. Aile, Gizem'in Kabasakal Mezarlığı'ndaki kabristanını ziyaret ederek ekilen çiçekleri sulayıp dua ettikten sonra tekrar evine döndü. Gözü yaşlı anne evinde de taziyeleri kabul etti.

Anne Hatice Akdeniz, yaşadıklarına isyan ederek, 'Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Hele dün yavrumu o şekilde gördükten sonra hiçbir kelime bulamıyorum. Sadece devlete sesleniyorum ben, büyük başkanlarıma sesleniyorum. Ben burada yanıyorum, acı çekiyorum yanımda olduklarını, arkamda olduklarını söylüyorlar. Eğer ki ben burada bu kadar kahrolurken o caniye orada bir bardak su veriliyorsa, bir lokma ekmek verip onun karnını doyuruyorlarsa devletim devlet değil. Başkanım başkan değil. Bana acısını versinler, onu asın burada dünya aleme ibret olsun. Benim yavrum yandı, başka Gizemler yanmasın, başka annelerin yürekleri dağlanmasın' diye gözyaşı döktü.

Hatice Akdeniz, gözyaşları arasında şöyle devam etti:

'Yavrumu aldınız bari katilin canını verin bana. Bari birazcık rahatlayayım. Birazcık soğusun yüreğim. Kızım kaybolduğunda bu kadar yakın birinden beklemedim, şikayetçi bile olmadım. Şüpheli şahıs olarak bize söylendi, çünkü çocuğu en son gören o, para vermiş kola aldırmış, memur arkadaşları söyledi ben şikayetçi bile olmadım. Çünkü geldi bizim yanımıza bizimle birlikte afişler dağıttı bizimle birlikte aradı. Acımıza ortak oldu bizimle birlikte kahroldu, Allah'ta seni kahretsin. Seni parça parça etsinler, benim yavrumu parça parça etmiş. Allah'ta onu parça parça etsin. Allah'a bırakmasınlar içeride onu didik didik yolsunlar. Yolsunlar ki benim ana yüreğim azıcık dinsin, azıcık soğusun.'


'GAMZE'Yİ VERMEDİK AMA HAKARET DE ETMEDİK'

Anne Akdeniz, S.A.'nın ailesini kızı Gamze'yi istediğini ancak kızının istemediğini belirterek, 'Gamze'yi vermeme diye bir şey yok. Aile geldi kızımı benden istedi ben de dedim ki 'benim kızım üniversite 2. sınıfa gidiyor, kızım evlilik düşünmüyor, hayatında bugüne kadar hiç erkek ya da erkek arkadaşı olmadı. Okuluna, arkadaşlarına, öğretmenine çok düşkün bir çocuk. Okumayı, ileride İngilizce öğretmeni olmayı çok istiyor. Onun için yavrum okuyor, 'çocuğum meslek sahibi olana kadar evlenmeyi düşünmüyor' dedim. Onlar da'tamam' dediler herkes evine dağıldı gitti. Ama bunca yıldan sonra böyle bir şey yapacağını ben nereden bileyim. Aradan 1 yıl geçti. Hiçbir şekilde kızım düşünmüyor evliliği, ne bu çocuk, ne bir başkasını düşünmüyordu. Önce benim mesleğim dedi. 'Mesleğimi elime alacağım' dedi. 'Ondan sonra ayaklarımın üzerinde sımsıkı duracağım' dedi. 'Belki ilerleyen zamanda' dedi. Ama ben kızımı sana vermeyeceğim, kızım sana layık değil de demedik. Kavga tartışma olmadı. Ailelerle aramızda küskünlük bile olmadı devamlı görüşüyoruz. Kahrolasıcanın evi iki adım ötede' diye konuştu.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile