Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Tüm milliyetçilikleri ayaklarının altına aldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, konuşmasını eleştiren MHP lideri Devlet Bahçeli’ye şöyle seslendi: “Zaten sen beğenmiyorsun diye bu konuşmayı yaptım.”

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında dün Sinop'ta BDP'li vekillerin yaşadıklarına da değindi. CHP ve MHP'lilerden oluşan grupların provokasyonun içinde olduğunu belirterek, ''Beğenirsin beğenmezsin, onlar milletvekilleridir. Oradaki toplantıyı izlemek zorunda değilsin. Saygı duymak zorundasın'' dedi.

Terörle müzakere yapıldığı iddialarına sert tepki gösteren Başbakan Erdoğan, “İmralı'yla yürüyen süreç masaya oturmak, müzakere etmek değildir. Çözüm sürecinde bir imkanın değerlendirilmesidir. Bu nasıl bir kan davasıdır, bu nasıl vampirliktir?” dedi.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

2002 yılında Türkiye'yi ciddi bir borç yükünün altındayken devraldık. Göreve geldiğimizde devleti vatandaşa yüklü miktarda borçlu bulduk. 13.5 milyar lirayı hak sahiplerine ödedik. KEY'lerin izini sürdük. 3 milyar lirayı hak sahiplerine teslim ettik, hâlâ da teslim etmeye devam ediyoruz.

2001 yılındaki bankacılık krizinin Türkiye'ye maliyeti 111 milyar liraydı. Hazine'nin bileşik faizi ile hesaplarsak, batık bankaların millete maliyeti 231 milyar liraya ulaşmıştır. Bizden önceki hükümetler tarafından bize yüklenen bu ağır yükü tıkır tıkır ödedi. Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank artık kârda.

Türkiye, borç noktasında en büyük ödemeyi IMF'ye yaptı. Göreve geldiğimizde IMF'ye olan borç, 23.5 milyar dolardı. Perşembe günü yaptığımız ödemeyle bunu 400 milyon dolara düşürdük. Milliyetçilik, milletin kasasını peşkeş çekenlere karşı bu kasayı doldurmaktır. Onlar boşalttı, biz doldurduk. Hâlâ dolduruyoruz. 14 Mayıs'ta IMF'ye olan borcumuzu da bitiriyor, artık bu defteri kapatıyoruz. Artık IMF'den alacaklı bir ülke haline geleceğiz.

Kime yutturacaksın bu milliyetçiliği? Kafatasçı milliyetçiliğiyle milliyetçilik olmaz. Sayın Bahçeli de BDP de aynı şeyi yapıyor. MHP ve BDP birbirinden besleniyor.

Keşke ana muhalefet partisi genel başkanının küresel olmasa bile bölgesel bir vizyonu olsaydı. Yurtdışında yaptığı tek şey, kendi ülkesini şikayet etmek ve ağlamaktan ibaret. CHP Genel Başkanı'nın yaptığı, çok büyük bir sorumsuzluktur. Polis katillerinin sırtını sıvazlamaktır. Başörtüsü ve darbe tertipçileri bu partinin içinde toplanmış. Hayvanların önüne makarna atıp, ‘Saman bulamıyorlar' diyen yalancılar bu partinin içindedir. Allah CHP seçmenine sabır versin.

Kürt milliyetçiliği, Laz milliyetçiliği, Türk milliyetçiliği, Arap milliyetçiliğini de ayağımızın altına alıyoruz. Böyle bir ırki, kabileye dayanan milliyetçilik yoktur. Bu şeytandandır. Sayın Bahçeli konuşmamı beğenmemiş. Zaten sen beğenmiyorsun diye bu konuşmayı yaptım. Milletimin beğendiğini biliyorum. Bu milletin tümüne seslenmiyorsun.

Bu silahlar gömülecek; siyaset, fikirler konuşacak. İkinci ülkeye mi, üçüncü ülkeyi mi giderlerse, gidebilirler. Sınırlarımızda önlemleri alırız, geçmişteki olanlar yaşanmaz.

CHP ve MHP'lilerden oluşan gruplar orada bir provokasyonun içinde yer alıyorlar. Beğenirsin, beğenmezsin, bu gelenler bu ülkenin seçilmiş milletvekilleri... Yapacakları toplantı yasalar içinde olduğu sürece saygı duymak zorundasın. Bunların genlerinde bu tür toplantılara saygı yoktur, saygısızlık vardır. MHP budur, kafa yapısı budur. Bunu engelleyerek huzur değil, huzursuzluk getiriyorsun.

Ondan sonra da Hakkari'ye, Van'a gidemiyorsun. Sivas'ın ötesine geçebiliyor musun? Irkçılık yaptınız. Şeytani olan anlayışa hizmet ettiniz. MHP ırkçılığın diliyle konuşur, BDP ırkçılığın diliyle konuşur; CHP'nin ise ne konuştuğu bile belli değil, o ayrı bir şey. AK Parti milletin dili ile konuşur.

Terörle masaya oturmaz, müzakere etmeyiz. İmralı'yla yürüyen süreç, masaya oturmak, müzakere etmek değildir. Çözüm sürecinde bir imkanın değerlendirilmesidir. Bu nasıl bir kan davasıdır, bu nasıl vampirliktir?

Bizim terör karşısında taviz verdiğimizi iddia edenlere sesleniyorum: Hangi tavizi verdiğimizi, hangi geri adımı attığımızı açıklamayan müfteridir, namerttir.

CHP'nin terörist taziyesine giden milletvekiline kükremesi gerekiyor. Terör konusunda geri adım atmayız, asla taviz vermeyiz. Ama kanı durdurmak için, terör belasını sona erdirmek için yasal her türlü adamı cesaretle atarız.

Türklük, Kürtlük, Araplık vs. üzerine ırkçılık yapanlar bu topraklara ve değerlerine ihanet içindedir. Bu millete yakışan vakar, sağduyuluk, soğukkanlılığıdır.

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a Çok Sert Sözler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında partililere seslendi. Kılıçdaroğlu'nun BDP heyetinin Sinop'ta protestosu ve yaşadıkları üzerine söylecekleri merakla bekleniyordu ama Kılıçdaroğlu diğer liderlerin aksine bu konuya hiç değinmedi.

Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan ve BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak'ın Sinop eleştirilerine ise yanıt vermedi.

CHP liderinin bugünkü grup toplantısından misafirleri vardı. Şehit yakınları ve gaziler, Kılıçdaroğlu'nu dinlemek için geldiler. Kılıçdaroğlu toplantının büyük bölümünde şehit aileleri ve gazilerin sorunlarına değindi.

Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan'ın Mardin'de yaptığı konuşmada söylediği 'Biz bütün milliyetçilikleri ayaklarının altında ezmiş bir iktidarız' sözlerini çok sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu Erdoğan'a 'yüreğin varsa bu sözleri Rize'de söyle' dedi.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları;

BU KONUŞMAYI RİZE DE YAP DA GÖRELİM

Bir ülkenin başbakanı herşeyi bilmeyebilir ama sorarak öğrenir. Kavramlarda böyledir. Bilerek kullanacağız. Beyefendi Mardin'de dedi ki biz her türlü milliyetçiliği ayakalar altına aldık. Adam gibi adamsan git bu konuşmayı Rize'de yap bakalım. Kafatası millyetçiliğine karşıyız. İnanç üzerinden siyaset doğru değildir. Milliyetçilik yurtseverliktir. Çağdaş milliyetçilikten biz bunu anlıyoruz.

BU ADAMI KULLANIN AMA DELİĞE SÜPÜRMEYİN

Kimsin sen bu yetkiyi sana kim verdi. Diyeceksiniz ki ne demişlerdi 'bu adamı kullanın ama deliğe süpürmeyin' kullanılan adamdan milliyetçi olur mu? Milliyetçilik etnik kimlik ayrımı yapmadan 75 milyona aynı gözle bakmaktır.

OTUR ADAM GİBİ BAŞBAKANLIK YAP

Bugün CHP için önemli bir gün yanımızda gazilerimiz ve şehit aileleri var onların sorunlarına değineceğiz ama önelikle Silivri denen bir yer var adaletin arandığı bir yer. Adına toplanama kampı dediğimiz bir yer. Yargılamalar alenidir.Yargıç gizlilik kararı gerekmediği sürece sorun yok. İnsanları otobüsten indirip, yürütüyorlar. Biz kararlıyız yürürüz diyorlar ama duruşma salonuna giremiyor. Tazyikli sular... Bu ülkede adaleti aramak bu kadar zor mu? Ne yaparlarsa yapsınlar. Bütün engelleri yıkacağız. Kimsin sen talimat veriyorsun. Otur adam gibi başbakanlık yap.

GÜCÜN YETMEZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Yargılama yapılıyor. Adamlar tanıklarını getiriyor. Yargıç diyor ki ben dinlemem ben tecavüz yapanları , hapiste yatanları dinlerim diyor. Türkiye zor günlerden geçiyor. Demokrasi ayağımızın altından kayıyor. Polis devleti var artık. Kim muhalifse ezip geçmek istiyor. Senin gücün yetmez buna RECEP TAYYİP ERDOĞAN.

KABAHAT BENDE DEĞİL SENİ YETİŞTİRENDE

Dünyanın her tarafında anlatıyoruz biz bunu Beyefendi rahatsız oluyor. Kabahat bende değil, kabahat seni yetiştirende. Dünyada nerede insan hakkı ihlalleri olursa dünya gözlerini oraya çevirir. Biz adaletsizlikleri anlatmaya devam edeceğiz.

İKİ YÜZLÜ POLİTİKA YAPIYORSUN

Bu mahkemeler adalet dağıtmıyor dedik. Sonunda onlarda kabul ettiler. Şimdi kalkmışlar tutuklu milletvekilleri askerler bu kadar tutulmamalı o zaman getirsin yasa teklifini Türkiye bu ayıptan kurtulur. Neden yapmıyorsun çünkü sen iki yüzlü politika yapıyorsun.

ŞEHİTLİK VE GAZİLİK SEKTÖR OLMUŞ

Bugün tarihi bir gün. Bugün Türkiye'nin onur ve şeref, grubumuzda bulunuyor. Gaziler ve şehit yakınları... Emin olun Çanakale şehitlerinin ruhu buradadır. Bu insanlar hiç bir çıkar beklemediler. Bu güzel vatanı korumak için siper ettiler. Analar kuzularını kendi elleri ile toprağa yatırdılar. Onlar için ne yapsak azdır.

Bizde şehitlik ve gazilik asla sektör olmadı. Bu nasıl söz diyorsunuz bel ki ama bunu söyleyen Erdoğan. 31 Ağustos 2012 Kanaltürk'te Gazilikte- Şehitlikte sektör oldu diyor. Bunu naısl söylersin. Bir bedel ödüyorsunuz arkadaşlar.

İşte bir gazinin Erdoğan'a yazdığı o sözler;

Bu nasıl sektördür Başbakan? Ülke için kolunu bacağını vereceksin sonra da o ülkenin başbakanı çıkacak ve bunu söyleyecek. Madem bu karlı iş o zaman sen oğluna gemicik alacağına askere gönderseydin ya. Bu sektöre neden girmedin o zaman AKP milletvekilleri de bu işe girsin.Madem bu kadar karlı...

ERDOĞAN'IN AĞZINA BİBER Mİ SÜREYİM?

Erdoğan şehit ailerine ve gazilere size ulaşım bedava müjdesi veriyor. Bu nasıl yalandır. Başbakan yalan söyleyemez. Yalan ayıptır. Erdoğan diline biber mi süreyim çocuk değilsin. Gaziler kendilerine tanınan hakları bilmiyorlar mı? Bu hak 1983 yılından zaten verilmiş.

BELEŞÇİLER DİYE BİZİ İNDİRMESİNLER

Gazi kardeşimizi mektubunda devam ediyor:

'Bu ülkeden toplu taşıma araçlarından ücretsiz kullanıyorlardır. İnsanlar şehidine gazisine saygı duyarlardı. Tabi siz doğuştan şanslı olduğunuz için bunları bilemezseniz. Şimdi insnaların gözüne baka baka yalan söylemeyin. Haklarımızı gaspetmekten vazgeçin. Siz önce belediyenize yazı gönderin de bizi beleşçiler diye otobüsten indirmesin.'

BEDELLİ ASKERLİK PARASI NEREYE GİDECEK

Bedelli askerlik dolayısıyla alınacak paraları gazilere şehit ve dullara vereceğiz dedi. 22 Kasım 2011. AKP grup toplantısında şunu söylüyor:

Bedelli askerlik uygulamasından elde edilen gelirin gazilere, özürlülere, TSK'ya Jandarma'ya ve Emniyet Hizmetleri sınıfına ait sosyal hizmet vakıflarına harcayacağız. Emin olun bu paranın nereye harcandığını bilmiyor. Bedelli askerlik, 2 B, Üniversite Harçlarının kaldırılması bizim projemizdi. Söz veriyorsun dönüyorsun hiç bir şey yapmıyorsun.

BUNLARIN HEPSİNİ AK PARTİ REDDETTİ

Gazilerimize ve şehitlerimize sahip çıkmak bir insanık görevidir. Bunları CHP övünsün diye değil size hesap vermek için anlatıyorum. 12 Haziran seçimleri sonrasında biz 14 yasada değişiklik için 20'ye yakın tasarı verdik. Ama bunların büyük bir kısmı kabul edilmedi.

Terörle mücadele sırasında şehit düşen güvenlik görevlilerinin yakınlarının sağlık ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanmasını istedik ama AK Parti bunu kabul etmedi. Kadro boş olduğu halde şehit kadrosu doldurmayan kamu görevlisi hakkında yasal işlem başlatılsın dedik. Yurt dışında engelli aracı alalım bundan vergi alınmasın dedik. Bunu da reddettiler.

ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ?

Afyon'da cephane patladı 25 askerimiz şehit oldu neden olduğunu biliyor musunuz? Açıklamadılar. Çocuk mu kandırıyorsunuz siz? Bu milleti enyasi yerine koymayın artık. Onları bir de doğal afet şehidi saydılar. Aradan geçmiş dört buçuk ay geçti kimseye bir kuruş ödeme yapılmadı. Yardımı yapan sadece Mehmetçik Vakfı.

İLGİLİ DİĞER VİDEOLAR

''Bu nasıl vampirliktir!''

20 Şubat 2013 Çarşamba

''CHP içinde yalancılar var''

20 Şubat 2013 Çarşamba

''CHP ve MHP'liler oradaydı''

20 Şubat 2013 Çarşamba

''Fitne taşıyorlar''

20 Şubat 2013 Çarşamba

''MHP kafatasçılık yapıyor''

20 Şubat 2013 Çarşamba

Hükümete sert eleştiri

20 Şubat 2013 Çarşamba

Çözüm süreci

20 Şubat 2013 Çarşamba

Çözüm süreci

20 Şubat 2013 Çarşamba

''Onlar bu ülkenin milletvekili''

20 Şubat 2013 Çarşamba

Sinop'ta BDP heyetine saldırı

20 Şubat 2013 Çarşamba

Milliyetçilik tartışması

20 Şubat 2013 Çarşamba

Muhalefetin gündemi

20 Şubat 2013 Çarşamba

Gündem çözüm süreci

20 Şubat 2013 Çarşamba

''MHP-BDP birbirinden besleniyor''

20 Şubat 2013 Çarşamba

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile