TBMM - Çavuşoğlu: 'Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün sebebi Rum tarafının uzlaşmaz ve çarpık zihniyetidir'

TBMM - Çavuşoğlu: "Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün sebebi Rum tarafının uzlaşmaz ve çarpık zihniyetidir" - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun sunumu2021 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: (2) - "Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin parçası olmadığı hiçbir girişimin başarıya ulaşması mümkün değildir" - "Temaslarımızda Ermenistan'ın PKK/PYD/YPG teröristlerini Yukarı Karabağ'da konuşlandırdığını, tüm dünyadan Ermenilerin savaşa katılmasını teşvik ettiğini, sivilleri kasten hedef aldığını gösterdik" - "Azerbaycan, dirayetli liderliği ve kahraman ordusuyla, sahada kazandığı başarıyla 30 yıllık statükoyu değiştirmeyi başardı" - "Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün sebebi Rum tarafının uzlaşmaz ve çarpık zihniyetidir"Çavuşoğlu, sunumunda Kıbrıs sorununa da yer vererek, "Kıbrıs’ta yarım asrı aşkın süredir devam eden çözümsüzlüğün sebebi Rum tarafının uzlaşmaz ve çarpık zihniyetidir. Bu zihniyet Kıbrıs Türklerini eşit ortak değil, azınlık olarak görmekte, ne iktidarı ne de adanın doğal kaynaklarını paylaşmak istemektedir." diye konuştu.
Bu nedenle artık federasyon değil, iki devletli çözüm modelinin konuşulması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Kıbrıs Türkü’nün iradesinin de son seçimlerde bu yönde tecelli ettiğini, bu iradeye herkesin saygı göstermesini beklediklerini belirtti.
Çavuşoğlu, Kıbrıs Türkleriyle eşgüdüm ve iş birliği içinde çalıştıklarına işaret ederek, "Bu tutumumuz, Sayın Cumhurbaşkanımızın Lefkoşa’ya son ziyareti sırasında her iki Cumhurbaşkanı tarafından açıkça ortaya konulmuştur." dedi.
- "Barış ve istikrardan herkesin kazanmasını isteriz"Bakan Çavuşoğlu, bölgedeki ihtilafların ne yazık ki durulmadığını, bunun son örneğinin ise esasen "donmuş" olarak nitelenen Yukarı Karabağ sorununun alevlenmesi olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: "Her şeyden önce, merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in dediği gibi biz Azerbaycan ile iki devlet, bir milletiz. Atatürk'ün vurguladığı üzere, 'Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.' Türkiye'nin can Azerbaycan'a verdiği desteğin arkasında, sadece bu yaklaşım değil, Azerbaycan'ın uluslararası hukuka göre haklı ve 30 yıldır toprakları işgal altında bulunduğu için mağdur taraf olması yatıyor. Dolayısıyla ülkemizin, öz toprakları neredeyse 30 yıldır işgal altında bulunan Azerbaycan'ın yanında yer alması tabiidir. Nitekim krizin başından itibaren Türkiye, yoğun bir diplomatik seferberlik başlattı. Temaslarımızda Ermenistan'ın PKK/PYD/YPG teröristlerini Yukarı Karabağ'da konuşlandırdığını, tüm dünyadan Ermenilerin savaşa katılmasını teşvik ettiğini, sivilleri kasten hedef aldığını gösterdik. Bu ülkenin Türkiye aleyhinde yaptığı kara propagandayı da gözler önüne serdik." Çavuşoğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu'nun, 30 yıldır süren ataleti karşısında, Azerbaycan'ın haklı davasını uluslararası planda layıkıyla savunmak için Türkiye'nin de devreye girdiğini, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, kendisinin ve teşkilatının gerçekleştirdiği temaslarda, muhataplarına gerçekleri anlattıklarını söyledi.

Ermenistan'ın da zaten çıkıp, "Diplomatik çözüm yoktur" dediğini anımsatan Çavuşoğlu, "Neticede, Azerbaycan dirayetli liderliği ve kahraman ordusuyla, sahada kazandığı başarıyla 30 yıllık statükoyu değiştirmeyi başardı. Ermenistan sahada pes etmek zorunda kaldı ve sonunda bir ateşkes anlaşması imzaladı." ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, Azerbaycan'ın kabul edeceği her sonucun, Türkiye'nin de kabulü olduğunu söylediklerini, 9 Kasım gecesi Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin ortak bir açıklamasıyla ateşkes rejiminin ilan edildiğini hatırlattı. Çavuşoğlu, bu anlaşmanın, Azerbaycan halkı tarafından coşkuyla karşılanmasına, Bakü'de bizzat şahit olduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Azerbaycan tarafından kabul gören anlaşmayı, kalıcı çözüme gidebilecek unsurlar içerdiği için de destekliyoruz. Bir kere, Azerbaycan'ın haklılığı ve toprak bütünlüğü bu anlaşmayla bir kez daha teyit edildi. İkincisi, Azerbaycan yaklaşık 30 yıldır işgal altında olan topraklarını geri alıyor. Bir kısmını karşı harekatı ile aldı, bir kısmını da Mutabakat çerçevesinde geri alıyor. Üçüncüsü, işgal altındaki Azerbaycan topraklarından kaçmak zorunda kalan kardeşlerimiz evlerine geri dönebilecek. Dördüncüsü, Nahçıvan ile Azerbaycan arasında bağlantılar tesis edilecek. Biz de Azerbaycan'ın talebi üzerine bu ateşkesin ve anlaşma hükümlerinin uygulanmasının denetimi amacıyla sahada olacağız. Bunun için üçlü anlaşmanın 5. maddesinde kayıtlı Ortak Merkez’in kurulması amacıyla 11 Kasım'da Rusya ile ayrı bir mutabakat zaptı imzaladık. Anlaşmanın, orta ve uzun vadede bütün bölgenin ve bu çerçevede Ermenistan'ın da yararına olacağına inanıyoruz. Barış ve istikrardan herkesin kazanmasını isteriz."
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile