ANTALYA - Derede cesedi bulunan minik Ecrin'in ailesi bayramı hüzünlü geçiriyor

- Ecrin'in sahilde denize taş atması - Ecrin'in babasının Antalya Adli Tıp Kurumu'ndan kızının cenazesini teslim alması - Ecrin'in babaannesi ve annesi ile diğer yakınlarının ağlaması - Ecrin'in tabutunun babası, akrabaları ve yakınlarınca taşınması - Babaannenin ağlayarak yürümesi - Ecrin'in ailesinin yaşadığı ev ve minik kızın düştüğü dere - Acılı baba Ferhat Keskin'in cep telefonunda kızına ait fotoğrafa ve birlikte çekindikleri fotoğraflara bakması - Baba Ferhat Keskin ile röportaj - Ecrin yemek yerken çekilen görüntüsü - Ecrin'in babasının kucağında uyurken ve tek çekildiği fotoğraflarıDerede cesedi bulunan minik Ecrin'in ailesi bayramı hüzünlü geçiriyor - Antalya 'da Kurban Bayramı'nın birinci günü 2 yaşındaki kızının cenazesini toprağa veren baba Ferhat Keskin: - "Kızım daha çok küçüktü. Aramızdan bir melek gibi uçtu gitti. Acımın tarifi yok" - "Ecrin bana çok düşkündü, kucağımdan bir saniye inmezdi. Gece bile kucağımda uyurdu, bensiz yatmazdı"ANTALYA (AA) - OKTAY ÖZDEN - Antalya 'nın Serik ilçesinde kaybolduktan sonra cesedi derede bulunan Ecrin Keskin'in ailesi Kurban Bayramı'nı hüzünlü geçiriyor.Cenazesi Kurban Bayramı'nın birinci günü toprağa verilen 2 yaşındaki Ecrin'in ailesi, çocuklarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.Hayatlarının "en acı" bayramını yaşayan ailenin gözyaşı dinmiyor.Aile minik kızlarının fotoğraflarına ve görüntülerine bakarak acılarını bastırmaya çalışıyor. - "Aramızdan bir melek gibi uçtu gitti"Evinin önünde taziyeleri kabul eden acılı baba Ferhat Keskin, AA muhabirine, dört çocuğunun en küçüğü Ecrin ile aralarında farklı bir bağ olduğunu söyledi.

Küçük olduğu için kızının üzerine hep titrediklerini aktaran Keskin, şöyle konuştu:"Kızım daha çok küçüktü. Aramızdan bir melek gibi uçtu gitti. Acımın tarifi yok. Ecrin, bana çok düşkündü, kucağımdan bir saniye inmezdi. Gece bile kucağımda uyurdu, bensiz yatmazdı. Her babanın olduğu gibi benim de kızımla ilgili güzel hayallerim vardı. Oğlumun tedavi sürecinden dolayı eşim yanımızda olmadığından 35 gündür, 'Başına bir şey gelmesin.' diye evladımı nereye gittiysem hep yanımda götürdüm. Alışveriş yapmak ve ardından hastaneye gitmek için ilk defa bir saatliğine kızımı bıraktım, dönene kadar kaşla göz arasında gitti." - "Bundan sonraki tek mücadelem, oğlumu yaşatabilmek"Keskin, kızının kaybolduğu haberini aldıktan sonra hiçbir görenin ve herhangi bir izin olmamasının kendisini büyük bir çaresizliğe ittiğini dile getirdi.Bütün ekiplerin kızı için seferber olduğunu belirten Keskin, "Beni sevenler, tüm arkadaşlarım canla başla sabaha kadar gözlerini kırpmadan köşe bucak, karış karış her yeri aradı. Hepsinden Allah razı olsun. Evladımızın suya düşmüş olabileceği hiç aklıma gelmedi. İki yaşında olmasına rağmen çok tedbirli bir çocuktu. Ağacın altında oturur, bir metre ileriye gitmeyi düşünmezdi." ifadesini kullandı.Epilepsi hastası oğlunun Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde tedavisinin sürdüğünü anlatan Keskin, "Bundan sonraki tek mücadelem, oğlumu yaşatabilmek. 16 yıldır tedavi görüyor. Oğlumun iyi olması için mücadelemi sürdüreceğim." dedi.
Keskin, başkalarının da canı yanmaması için derenin çevresine tedbir alınmasını istedi. - Minik Ecrin'in cenazesi bayram arifesinde bulunduKadriye Mahallesi Beşgöz mevkisinde ikamet eden ve bölgedeki seralarda uzun yıllar işçi olarak çalışan Ferhat ile Zübeyde Keskin çifti, engelli çocuklarının tedavisi için evden ayrılınca kızları Ecrin'i 18 Temmuz'da babaannesi Fatma Keskin'e bırakmıştı.Babaanne Keskin ise bir iş için kısa süre ayrıldığı eve döndüğünde Ecrin'i göremeyince komşulardan yardım istemiş, ardından durum polise bildirilmişti. Ekiplerin yaptığı aramada, 19 Temmuz gecesi küçük Ecrin'in cesedine, evlerinin önünden geçen ve su seviyesi düşürülen derede yapılan aramalar sonucu köprü altında ulaşılmıştı.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile